Festekim kema umirte!..

  • GİRİŞ16.07.2026 09:12
  • GÜNCELLEME16.07.2026 10:09

Hazreti peygamberin (sav), “Beni ihtiyarlattı…” dediği Hud Suresinin 112ci ayetinin başlangıcıdır başlığa çektiğim ifade…

Ayetin tam meali şöyle…

“O halde sen, maiyetindeki tevbe edenlerle beraber, emrolunduğun veçhile, dosdoğru hareket et. Aşırı gitmeyin. Çünkü O, ne yaparsanız hakkıyla görücüdür.”

Bu ayet-i kerime Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunlarından bazı öğrencilerin ayetin başlangıcındaki ifadeyi pankart olarak açmaları sonunda gündemin baş maddelerinden birisi oldu.

Dilerseniz hadiseyi kısaca özetleyelim.

Mezuniyet töreninde öğrencilerin taşıdığı pankartlardan birinde Hud Suresi'nin 112ci ayetinden başlangıcındaki, “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!” ifadesi yer alıyordu.

Bunun üzerine ayetten rahatsız olan bazı öğrenciler, pankartın kaldırılmasını istediler lakin pankartı taşıyan öğrenciler bunu reddetti ve bunun üzerine Kur’an’a düşmanlığı hastalık düzeyine gelmiş bedhahlar, bu pankartın önüne geçerek görünmesini engellemeye çalıştılar.

Hadise, çekilen görüntüler vesilesiyle kısa sürede sosyal medyada yayılırken bu görüntüleri kasteden bir öğretim üyesi, “İşte Yeditepe ruhu budur!” şeklinde bir tezahürat yaptı ve tıpkı kendisi gibi kalbinde maraz bulunan bazı izleyiciler de bu sapkın yaklaşımı alkışladı…

Peki, Yeditepe Üniversitesi kimindir, diye baktığımızda karşımıza Bedrettin Dalan çıkıyor.

İşte mezkûr üniversite, mason olduğu herkesçe bilinen bu şahsın kurduğu İSTEK vakfına ait…

Bedrettin Dalan ve İSTEK vakfı hakkındaki detayları başka bir yazıya havale edip biz dönelim yaşanan hadiseye…

Allah’a ve Kur’an’a yönelik hakaretlerin gündemi meşgul ettiği bir süreçte bu olayın yaşanması şüphesiz ki tesadüfi değildir.

Evet gerek valiliğin ve gerekse YÖK’ün resmi bir soruşturma açıldığını kamuoyu ile paylaşması çok kıymetli bir gelişmedir lakin bu hadiselerin birbiri ardına yaşanıyor olması da çok mühim ve üzerinde durulması gereken bir problem olarak orta yerde durmaktadır.

Ayet, İslâm peygamberine ve ona tabi olan ümmete bir ültimatom veriyor bu ifadeleriyle.

“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!”

Ültimatom tabirini özellikle seçtim zira efendimizin (sav) bu ayet sonrasında uzun uzadıya değerlendirme yapması ve ardından “Hud suresi beni kocattı” demesi Müslümanların Allah’ın emirlerine karşı hakikati eğip bükmeden dimdik durması neticesini doğurmaktadır ve bu da açıkçası bir ültimatomdur!

“Dosdoğru” yahut “istikamet üzre” olmak, hayatın tamamını kapsadığı için, imana, amele ve ahlaka taalluk eden tüm hadiseler bu ayet bağlamında bağlayıcılık ve itaat gerektirir.

Peki, tamamen Müslümanları ilgilendiren bir meseleye Kur’an’a ve İslâm’a düşman unsurlar neden müdahil olur?

Neden “dosdoğru” olmaktan rahatsızlık duyarlar?

Bu soruların cevabı açıktır!

İslâm’ın ve Kur’an’ın emrettiği her ne varsa, onlara düşman oldukları için karşı durmak ve tersine olan ne varsa da onu sahiplenmek bu güruh için adeta ilkesel bir gerekliliktir!

İslâm, Müslümanlara “içki içme, zina etme” diye emreder.

Bunlar seküler bir toplumda dahi açıkta işlenmemesi gereken bu iğrenç fiilleri herkesin gözlerinin önünde yaparlar.

Neden?

Sırf gâvurluk olsun diye tabii…

İşte bu hadisede de ‘dosdoğru’ olmanın tam karşısındadırlar.

Sahi, dosdoğru ve istikamet üzre olmanın nesine karşıdırlar?

Sakın, sırf Kur’an’a ve İslâm’a muhalefet etmek için tüm benlikleriyle hırsızların, yağmacıların, talancıların, sahtekârların, dolandırıcıların ve toplumu iliğine kadar emip kurutacak ahlaksızların yanında bu yüzden saf tutuyor olmasın bunlar? 

Hiç şüpheniz olmasın ki, sırf bu yüzden her türlü şenaate razıdırlar.

“Yeditepe ruhu” da esasen tastamam böyle bir şeydir.

Meselenin gâvurlara bakan veçhesi böyle…

Bir de geçmişte ‘İslâmcılık’ yaptıkları halde şimdi fena halde pişmanlık duyan ve açıkça irtidat eden bazı eşhasın bu ve benzeri hadiselerdeki duruşuna bakalım.

Kimisi mürtet olan, kimisi, münafıklıkta devam eden kimisi de tüm şahsiyetini ve değerlerini çöpe atarak ne olduğu bile belli olmayan bir mecrada kendileri gösteren bu eşhasın, tam da bu güruhun yanında duruyor olması gerçek bir trajedidir.

Hayır, mürtet yahut münafık olmaları umurumda bile değil.

Nazarımda çöp kadar kıymeti olmayan bu eşhas isterse ‘geri dönüşüm malzemesi’ olsun, hiç fark etmez…

Açık söylemem gerekirse bu durum beni sadece öfkelendiriyor!

Aşağılık bir güruha yaltaklanacak, onların iltifatına mazhar olabilmek için bu kadar düşecek ve tamamen şahsiyetsiz bir kimliğe bürünecek kadar düşmüş bu tiplerle nasıl hukuk geliştirdik, nasıl yol arkadaşlığı yaptık?..

İşte bu husus beni öfkelendiriyor!

Müslümanlara, ‘ahlaki’ gerekçelerle saldırıp hakaretler savuran bu öznelerin, yalakalık yapmak için ahlaksızlıkları, soygunculuğu, rezaleti, iğrençliği, denaeti ve şenaati böylesine savunuyor olmaları insanı öfkelendirmez mi sahi?...

Maide Suresinin 54cü ayetinde Allah, kendisinin de sevdiği bir zümrenin, “mü’minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı onurlu ve zorlu” olduklarını beyan buyurur.

Sübhanallah!

Bahsini ettiğim eşhas bu ayetin içeriğinin tam tersi bir noktada duruyorlar.

Mü’minlere karşı olabildiğince zalim, tahkir edici ve aşağılayıcı bir tavır takınırlarken, Müslüman olmamaklığını bir iftihar vesilesi gibi deklere edenlere karşı da olabildiğince yalaka, alçak, şahsiyetsiz ve onursuz bir duruş sergiliyorlar.

Onları mutlu ve memnun etmek için İslâm Deccal’ine bağlılıklarını, saygı ve muhabbetlerine beyan etmekle kalmayıp alenen secde edecek kadar düşen ve fakat, Müslümanlara insafsızlığın zirvesine varacak denli bir buğz ve kinle düşmanlık besleyen bu güruhun, Allah’a ve Kur’an’a düşmanlığın zirve yaptığı böylesi durumlarda onlarla aynı çizgide bulunmaları artık yadırgatıcı değil.

Dikkat ettiyseniz, küffarın düşmanlaştırıp hedef gösterdiği her ne varsa, bunlar ne yapıp edip sözde İslami bir argüman geliştirip gösterilen hedefe acımasızca saldırırlar.

Böylelikle akılları sıra sureti haktan bir gerekçenin arkasına saklanarak gerçekleştirirler Müslüman düşmanlığını…

Tek acıtıcı tarafı var bunun…

Böylesine niteliksiz, ilkesiz, adalet duygusundan yoksun ve şahsiyet fukarası düşkünlerin bu topluluk arasından çıkmış olması ve zamanında ‘seçkin’ muamelesi görmesi…

Açık söylemek gerekirse, bu açıdan kendimizi de muaheze etmemiz şart sanırım…

Evet, son kelam, baştaki ilahi ültimatom olsun!

“Emrolunduğun gibi dosdoğru ve istikamet üzre ol!”   

Yorumlar8

  • zaza 12 21 dakika önce Şikayet Et
    Cenab-ı Allah bizi istikametten ayırmasın:
    Cevapla
  • Abdurrahman 23 dakika önce Şikayet Et
    Allah razı olsun kardeşim
    Cevapla
  • Dadaş 28 dakika önce Şikayet Et
    Allah razı olsun kıymetli hocam. Duygularımıza tercüman olmuşsunuz.
    Cevapla Toplam 4 beğeni
  • ömer 32 dakika önce Şikayet Et
    Allah razı olsun
    Cevapla Toplam 4 beğeni
  • ömer 32 dakika önce Şikayet Et
    Allah razı olsun
    Cevapla Toplam 4 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat