Artık delege satın almak zorunda değiller…
- GİRİŞ28.07.2026 08:57
- GÜNCELLEME28.07.2026 08:57
İmamoğlu’nun Özgür Özel eliyle kurdurduğu ‘Yeni Parti’nin en büyük avantajı başlığa çektiğimiz ifadede anlamını bulan gerçek…
Yeni partinin ‘yeni’ olan yegâne hususiyeti bu…
Bunun dışında geriye kalan ne varsa tamamı eski, tamamı kokuşmuş…
3 yıl öncesinden tevarüs edilen ahlaken tefessüh etmiş tüm olumsuzlukların, bir bütün olarak yeni partiye intikal ettiğinde zerre kadar şüphe yoktur.
Bu iddiamı ispat sadedinde izninizle sizleri biraz eskiye götüreceğim…
İmamoğlu’nu proje olarak piyasaya süren güç(ler), insan idrakini zorlayacak denli sofistike işleri de planlamışlardı eş zamanlı olarak.
Kullanışlı tüm aparatlar gibi donuk bir zekâya sahip olduğu halde kurnazlığı yeterli sanan İmamoğlu kendisine ne emredildiyse hafiyen yaptı.
Hatta kendinden istenilenden fazlasını yaptı.
Nasıl mı?
Şöyle…
Bundan tam 1 yıl önce etkin pişmanlıktan istifade etmek için ilk ifadesi anlamlı bulunmayan iş adamı Sarp Yalçınkaya, ek ifade için başvurdu ve tabir caiz ise o gün Pandora’nın kutusunu açtı.
Yalçınkaya, ek ifadesinde İmamoğlu suç örgütüyle ilişkisinin firari şüpheli Murat Gülibrahimoğlu üzerinden gerçekleştiğini beyan ediyor ve akıllara durgunluk veren şu ifadelerin kayda geçmesini sağlıyordu…
Yalçınkaya, kendine sağlanan imkânlar nedeniyle elde ettiği kârın büyük bir bölümünü, en sağlam kasası ve yediemini olan Fatih Keleş aracılığıyla İmamoğlu’na aktarıldığını bizzat Gülibrahimoğlu’nun kendisine defalarca söylediğini itiraf ederken şunları ekliyordu.
“Gülibrahimoğlu'nun özel jetiyle 2022-2025 arasında yurt dışına gidip geldik.
Aynı jetle 2022’de İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü şüpheli Tuncay Yılmaz ve şüpheli Hüseyin Köksal’la yurt dışına çıktık, Murat’a ‘özel jetle kimlerle, neden yurt dışına çıktığını’ sorduğumda bana ‘jetle yurt dışına para götürdüklerini, bu uçuşların genellikle kısa süreli ve kapalı uçuşlar olduğunu’ söylerdi.”
“Gülibrahimoğlu ve Fatih Keleş bana Kılıçdaroğlu’nu CHP'nin başından göndermedikçe rahat edemeyeceklerini belirttiler. Daha sonraki süreçte de şu an gündemde olan kongre sürecinde delegelere maddi menfaat sağlayarak seçimi Özgür Özel'in kazanmasını sağladılar.”
“Keleş’in ilk hedeflerinin CHP'yi satın almak olduğunu, bunun için bir fon oluşturulduğunu, Ekrem İmamoğlu'nun bu fona katkı verenleri el üstünde tuttuğunu, söylerdi. Daha sonra CHP ele geçirilince Keleş, Murat’ın yanına gelerek ‘Bak gördün mü paranın gücünü, 100 yıllık CHP'yi aldık.' diye sevindiğini söyledi. Bu sözleri defalarca Murat'tan işittim.”
Yukarıya, duyanın tüylerini diken diken eden itirafların asıl anlatmak istediğim mevzudan uzaklaşmamak için çok kısa bir bölümünü aktardım.
Özetle, “bizi haraca bağladılar” diyen Yalçınkaya oluşturulan fonun 2 milyar dolara baliğ olduğunu söylüyordu mahut ifadesinde.
Bugünün rayiciyle yaklaşık 100 milyar lira ediyor bu rakam.
Buharlaşan 560 milyarın yanında küçük gibi duruyor görünmesine bakmayın, sizin bizim muhayyilemizi aşan bir rakamdır bu.
Ayrıca bu rakam kendi ifadelerine göre parti satın alındıktan sonra kurulan fona aktarılan miktar…
Partiyi satın almak için ne kadar ödediler, onu Allah biliyor…
Peki, ne yapıyor bu fonla İmamoğlu?
Daha doğrusu, itirafçı Sarp Yalçınkaya’nın ifadesinden anladığımıza göre İmamoğlu adına fonu idare eden Fatih Keleş, bu paraları nerelere ve ne için serf etmiş?
Sorunun cevabı aslında dehşet verici…
CHP’nin satın alınmasından sonra Türkiye’yi satın alma operasyonu…
İşte devlet, ‘mutlak butlan’ kararıyla CHP’nin satın alınması işlemini iptal etti bir anlamda ve tabii dolayısıyla da Türkiye’nin satın alınması operasyonunun önüne geçti…
Yağmacılar bir süre ‘gelişmeleri tersine döndürebilir miyiz’ diye direndiler lakin bunun mümkün olmadığını anlayınca da adından başka hiçbir yenilik içermeyen partiyi kurdular.
Akla hemen şu soru geliyor doğal olarak…
Parti kurmak turşu kurmaya benzemeyeceğine göre nereden geliyor bu değirmenin suyu?
Bildiniz!..
Türkiye’yi satın almak için kurulan fondan…
Milyarlarca lira ne güne duruyor değil mi?..
Tüyü bitmedik yetimin hakkının gasp ederek, İstanbul’u yağmalayarak ve iş adamlarını tehdit ederek elde edilen paradan bahsediyoruz…
Bugün mezkûr parti işte bu haram parayla kuruldu.
Ne için peki?
Türkiye’yi gâvurlara peşkeş çekmek için sahaya sürülen aparatın kurtulmasını sağlamak için elbette.
Partinin birinci amacı artık iktidara gelmek değil, İmamoğlu’nu milletvekili yaparak hapisten çıkarmaktır.
Tabii yağmaya alet olan diğer işbirlikçilerini de…
Şimdi İmamoğlu’nun mahkeme safahatını uzatabilmek için neden tiyatroya başvurduğu daha net anlaşılıyor sanırım.
Seçime kadar ceza almamak ve milletvekili adayı olabilmek için tüm bu şaklabanlıklar…
Zira yüz kızartıcı suçlardan (zimmet, ihtilas, rüşvet vb.) mahkûm olması, bırakın cumhurbaşkanlığı adaylığını, milletvekili adaylığına da engeldir.
İşte bu yüzden ne ahlak tanıyorlar ne haram ne helal…
Kurulan yeni partinin yegâne maksadı budur.
Eğer doğruculardan olsalardı, mücadeleye devam eder ve CHP içerisinde sonuna kadar giderlerdi.
Öyle ya, sonuçta bir şekilde kurultay yapılacaktı.
Lakin o zaman sil baştan oluşan delege profili üzerinde geçmişteki gibi satın alma marifetiyle manipülasyon yapma imkânı artık kalmayacaktı.
Kılıçdaroğlu yahut seçilmiş başka bir genel başkan İmamoğlu’nu aday göstermeyeceği için de yeni bir parti kurmaktan başka çare yoktu ve bu nedenle delegesini satın almak zorunda kalmayacakları tek yöntem olan yeni parti kurmayı seçtiler.
Adına ‘Yeni’ dediler ama eski kokuşmuşluk olduğu gibi devam ediyor.
Evet, İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı yapma ve Türkiye’yi düşürme hedefiyle girilen yol, ‘hiç olmazsa İmamoğlu’nun hapisten kurtaralım’ noktasına gelip dayandı.
Yalnız şu asla hatırdan çıkarılmamalı…
Doğru, devlet refleksi yakın bir tehlikeyi şimdilik bertaraf etti lakin tehdit henüz sona ermiş değildir.
CHP’yi satın alma hevesi kursağında kalan ‘İmamoğlu Suç Örgütü’nün kurduğu adı ‘yeni’ bu partiyle, Türkiye’yi batırma operasyonunda amaç birliği yapabilecek başka partiler, kesimler, klikler ve hatta cemaatler hâlâ vardırlar ve bu nedenle de bahsini ettiğimiz tehdit, düşük yoğunluklu da olsa mevcudiyetini sürdürmektedir.
Uyursak, uyanamayabiliriz…
Yorumlar9
-
Ugur
12 dakika önce
Şikayet Et
Neden hakimler kisa surede davayi sonuclandirip imamoglunu hapse mahkum etmiyorlar hocam
Beğen
Cevapla
-
nominativ
17 dakika önce
Şikayet Et
ders gibi, güzel bir özet
Beğen
Cevapla
-
Osman
23 dakika önce
Şikayet Et
On numara ve tam düşündüğüm tespitler. Teşekkürler...
Beğen
Cevapla
-
alidai
27 dakika önce
Şikayet Et
kelimesi kelimesine katılıyorum
Beğen
Cevapla
-
Tahsin Akpınar
28 dakika önce
Şikayet Et
Yanlış…
Şimdi birbirlerinin ayaklarını kaydırmak için delege satın alacaklar ve bu yüzden bölünecekler.
Bu da bazılarının CHP’ye geri dönüş bileti olacak.
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle