Kazım Galatasaray'a yâr olabilir mi?

  • GİRİŞ09.01.2011 13:16
  • GÜNCELLEME09.01.2011 13:16

Transfer döneminin hem yaz, hem de kış bölümünde en aktif takım Beşiktaş olsa da, hafta içi Colin Kazım Richards transferiyle Galatasaray biranda vitrine çıktı.

Birçok kulüp ve oyuncu için, "devre arası transferi" dikiş tutturma yönünden oldukça düşük ihtimallere sahip. Sakatlık, ekonomik çöküş vb olağandışı koşullar gerçekleşmedikçe Avrupa'nın önde gelen takımları ara transferi es geçer çünkü zaten onlar  Ağustos ayında sezon kadrosunu oluşturur.

Ancak Galatasaray'ın ilk devrede fazlasıyla üzerinde gezen karabulutlar, ara transferi Sarı Kırmızılı takım için mecbur kıldı.  Baros'un sakatlığını atlattığı, Buca'nın yeteneği Mehmet Battal'ın  takıma katıldığı bir dönemde 3.forvet ihtiyacı Rijkaard'ın aklına gelemezdi. Aslında Young Boys maçında kırmızı kart görerek takımdan gönderilme aşamasına gelen Kazım Ağustos ayında,  katı bir 4-3-3 savunucusu Rijkaard için çok uygun bir isim olabilir belki de Arda'nın sakatlığından Galatasaray bu kadar etkilenmezdi. Fakat tüm bunlar birer varsayım ve bence olması gerekenden 5 ay sonra Galatasaray Kazım'ı kadrosuna kattı. 

İngiliz futbolundan yetişme Türk statüsündeki Kazım'ı bedelsiz transfer etmek, Sarı-Kırmızılı camia için akıllı bir transfer politikası diye düşünüyorum. Çünkü geleceği meçhul bir takım ve teknik adamın daha kaliteli oyuncuları getirtmesi çok zor. Hagi de maceraya girişmeden, yakından tanıdığı ve oyun sistemine uyan genç futbolcuyu, hem de ezeli rakibinden transfer ederek taraftarını heyecanlandırdı. Fenerbahçe de, Galatasaray da birbirlerinden top toplayıcı bile transfer etse, takıma olan ilgiler kuşkusuz artacaktır.

Tüm bu pembe tabloya rağmen Kazım Richards'ın oyun karakteri, zaman zaman düşen profesyonelliği ve takım arkadaşlarını bile bezdiren vurdum duymazlığı Hagi'ye sıkıntılı anlar yaşatacaktır. Rumen teknik adam, milli futbolcunun Fenerbahçe'de gözlenen bu davranışlarını bir şekilde yok etmek zorunda. 

Bu noktada en büyük tehlike Galatasaray'ın ileride büyük turnuvalarda boy gösterememsiyle gelir. Çünkü Colin Kazım'ın kariyeri gösteriyor ki, takım sınıf atladığında Kazım da sınıf atlıyor ancak tam tersi durumda hiçbir güç, genç yeteneği iyi oynamaya motive etmiyor. Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final oynanan Zico dönemindeki Kazım  ile Türkiye Kupası'ndan bile elenmek üzere olan Aykut Kocaman dönemindeki Kazım arasında dağlar kadar fark var. İşlerin kötü gitmesinde Kazım'ın hiç suçu olmasa da, saha içindeki o "rahat" tavrı, milli futbolcunun başına hep dert açtı ve Galatasaray da kötü gidişini sürdürürse, Kazım ileride hedef tahtası olacaktır.

Hagi takıma oturtmak istediği 4-5-1 sistemi için hem kenar, hem de merkez forvet olarak oynatabileceği bir ismi alarak akıllı bir iş yaptı ama yukarda saydığım riskler de mevcut. Ezeli rakipler arasında gidip gelen çok az sayıda futbolcu, yeni takımlarında dikiş tutturabildi.

Colin Kazım'ın saha içi yeteneği Hagi'yi yeterli görünebilir fakat önemli olan Samandıra'dan görünmeyenlerin  Florya'da nasıl karşılanacağıdır.

Okan Kılıçkaya - Haber 7
okan@tenishaber.com

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat