Kocaman'ın feyz aldığı takım ve hoca

  • GİRİŞ06.02.2011 15:54
  • GÜNCELLEME06.02.2011 15:54

Takımı devraldıktan sonra Ağustos ayındaki maçlarda görüldü ki, Aykut Kocaman Fenerbahçe'yi farklı bir oyun tarzıyla, daha tempolu ve daha dirençli oynatacaktı. Ancak Alex'i yedek bırakması, yeni sisteme takımın çabuk adapte olamaması neticesinde Kocaman'a karşı eleştiri sesleri yükselmiş, genç teknik adam da ısrarından vazgeçmişti. 

Devre arasında tercihlerini değiştirip, iyi futbol yerine kazanmaya yönelik anlayışa geçmek için Aykut Kocaman'ın 1995-96 yılındaki Fenerbahçe günlerini hatırlaması gerekti. Nitekim oynanan 3 maça bakarsak bu büyük olasılıkla gerçekleşti. Fenerbahçe'deki futbolculuk kariyerinin son yılında şampiyonluk tadan Kocaman, o dönemdeki takımdan ve  takımın çalıştırıcısı Carlos Alberto Parreira örneğinden yola çıkarak, ligin 2. yarısına daha temkinli fakat daha yüksek kazanma oranlı bir felsefeyi takıma aşılatmaya başladı. Brezilya futbolunun efsane ismi Carlos Alberto Parreira dönemindeki futbola bakıldığında, bu benzerlik rahatlıkla görülebilir. 

1994 yılında Brezilya'yı Dünya Şampiyonu yapan Parreira sıkı bir 4-4-2'ci ve savunmacıydı. Onun döneminde Fenerbahçe, deplasman maçlarına yavaş başlar ama golü yedikten sonra açılırdı. Eğer golü ilk kendi takımı bulursa, maçı bu skorla bitirmeye çalışır, topa sahip olarak rakibin hızını keserdi. Antalyaspor maçında ilk golü atan Fenerbahçe'nin oyunuyla, dün Manisa'da geriye düştükten sonra oynadığı futbol 1996 yılındakiyle pararellik gösteriyor.

Kocaman'ın Fenerbahçesi,  Parreira'nın Fenerbahçesi'ni sadece oyun yapısıyla değil, şu benzerlikleriyle de andırıyor.

- En güvenilen mevkii Nijeryalı Uche- Danimarkalı Högh ikilisiyken, bu boşluk Kocaman tarafından yine Nijeryalı Yobo tarafından dolduruldu. Yobo'nun gelmesinden sonra defansta büyük değişim gözlendi.

- Parreira'nın en sıkıntılı olduğu bölge sol kanattı.  Dönemin sol beki Halil İbrahim Kara bu mevkide ilaç olmamış ama Erol Bulut'la formayı müşterek giymişti. Şimdi Santos - Caner ikilisi de Fenerbahçe'nin en zayıf kanadı olarak göze çarpıyor.

- Yine dönemin golcüsü Dalian Atkinson fizik ve süratiyle takıma sürat katmış, Boliç de partnerinin katkısıyla 23 gol atmıştı. Atkinson, Niang'a Boliç de Semih'e benzetilebilir ama takımın gol yükünü şimdilerde Alex çekiyor.  Yine Bülent Uygun forvet ve orta arasında bağı kurmuş, ligdeki 34 maçın 33'ünde forma giymişti. Alex de Souza, oynadığı mevkii itibariyle Uygun'un görevini de yapıyor.

Oğuz Çetin, geriden çok iyi top çıkararak oyun kuruyor, Emre Belözoğlu'nun yapması gerekenleri icra ediyordu.

- Orta sahanın her yerinde oynayabilen, uzaktan şutları ve istikrarıyla ünlü Tayfun Korkut Mehmet Topuz'un, üstün sürati ve kanat bindirmeleriyle İlker Yağcıoğlu Gökhan Gönül'ün, top çalma oranıyla ligin lideri olan Kemallettin Şentürk de Selçuk Şahin'in geçmişteki kopyalarıydılar.

Dikkat ettiyseniz Aykut Kocaman'a benzetebileceğimiz bir futbolcu şu anda  kadroda yok. Fenerbahçe büyük golcü Kocaman'ın denginde isim bulamadığı için tek vuruşluk golcü eksikliğini fazlasıyla hissediyor. Geçtiğimiz hafta Trabzonspor'u yenerek lige geri dönen Fenerbahçe, Parreira sistemini bu eksiklikle yürütmeye çalışıyor.

Kazanması halinde büyük ölçüde şampiyon olacak Trabzonspor'un
1995-96 yılında Kadıköy'e 6 puanlık farkla gelmesi ancak maçı kaybederek lig yarışında Fenerbahçe'ye izin vermesi, Sarı Lacivertli takımı en çok sevindiren benzerlik olacak.

Okan Kılıçkaya - Haber 7
okan@tenishaber.com

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat