Çözüm süreci ve sinsi ataklar
- GİRİŞ13.02.2014 13:28
- GÜNCELLEME13.02.2014 13:28
Devlet yönetiminin "güçlü ve zayıf" yönleri gün gibi ortaya çıktı. Özellikle güvenlik ve yargı bürokrasisinin "kırılganlıkları ve denetim açığı" ilk kez sorgulanmaya başlandı. Tabii "devletteki tek tipleşme riski" ve beraberinde getirdiği sorunlar da sarsıcı biçimde anlaşıldı. Demokratik yapıda, sandığa varmadan önceki aşamalarda hesap verebilirliği sağlayan mekanizmaların eksikliği de görüldü. Cumhurbaşkanı'nın, mevcut anayasal sistemdeki dengeleyici gücünün sınırları ile Çankaya üzerinden siyasi cephe açma girişimlerinin ağırlığı ölçüldü.
***
Ve ülkenin geleceği açısından hayati önem taşıyan "Çözüm Süreci" de büyük bir sınavdan geçti. İç siyasi huzursuzluk, hukuki belirsizlik, bölgesel tedirginlik ortamına rağmen çözümde ısrar edilmesi, sinsi planların az hasarla atlatılması ise kritik bir dönüm noktası oldu.
Bugünkü toz duman ortamında, yakından ilgili bir avuç insan dışında kim, ne kadar Güneydoğu'ya odaklanabiliyor ki?
Oysa kurgulanmış kayıtlar üzerinden öylesine ilginç ataklar gelişti ki...
Örneğin, İmralı... Türkiye'nin, Öcalan üzerinden yürüttüğü sürecin en hassas yanı, doğrudan dış müdahaleye kapalı olması. Evet, Kandil ve Avrupa ayağı dış etkiye fazlasıyla açık. Ama o güçlerin İmralı'ya ulaşması mümkün değil. Hal böyle iken 15 yıl önceki ifade kayıtlarının, bölüm bölüm sızdırılması manidar! "İmralı'yı manipüle edemiyorsan, İmralı'nın Kürt tabanı üzerindeki etkinliğini kır!" şeklinde özetlenebilecek bir strateji bu.
Eş zamanlı olarak... MHP ile ilgili haberlerin ekranlara yansıma biçimine ve süresine ilişkin "tape"lerin servis edilmesi de mühim. Yani... MHP'lileri de oyuna katma, gerilimin parçası haline getirme arayışı!
Kısaca... Çözüm Süreci'nin enerjisini azaltacak, arkasındaki siyasi iradeyi örseleyecek, Kürt-Türk karşıtlığını tetikleyecek denemeler alttan alta sürüyor.
***
Bu arada, yürüyen sürecin hukuki çerçevesinin netleşmesi de talep ediliyor. Nitekim BDP'liler bir süredir, "İmralı'ya gidenler için yasal güvence verilmeli" tezini savunuyor. Çözüm inisiyatifi alanlara yarın "terör örgütü davası açılmaması" isteniyor.
Zaten dikkat edilecek olursa, BDP'nin sahadaki siyasi argümanları 5 ana konu etrafında gelişiyor:
"Görüşmelerin hukuki zemini, KCK'lıların tahliyesi, yerel düzeyde yönetme kapasitesinin artırılması, Kuzey Suriye (Rojava) ile yakınlaşma, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi ile dirsek temasını koruma!"
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol