"Meydanda kazan, salonda kaybet" dönemi kapanıyor
- GİRİŞ09.08.2014 12:24
- GÜNCELLEME09.08.2014 12:24
Türkiye, işte böylesi günlerden geçiyor.
Yarın, siyasi tarihimizde "ilk"e tanık oluyoruz.
Daha doğrusu bir ilk için oy kullanarak tarihin yapılmasına mütevazı katkı sağlıyoruz.
-Cumhuriyetin başlangıç yıllarındaki istisnalar dışarıda bırakıldığında, Cumhurbaşkanlığı seçiminin sadece kriz ürettiği kötü mirası reddediyoruz.
-Vatandaş olarak, Çankaya ile aramıza vesayet odaklarının girmesine izin vermiyoruz.
-Ülke yönetimine, sandık marifetiyle doğrudan el koyma hakkı kazanıyoruz.
-Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesi, ülke insanının inişli -çıkışlı demokrasi yolculuğunda makûs talihini yenmesi anlamına geliyor.
-Cumhurbaşkanı'nın niteliklerini, "sözde ve özde" sadece milletin belirlediği bir ufuk açılıyor.
-Meydanlarda kazanılan iktidarın, salonlarda kaybedildiği karanlık dönem kapanıyor.
***
-Ağustos sonuna gelindiğinde, mevcut anayasada "rejimin stoperi" olarak konuşlandırılan Cumhurbaşkanı rolü de köklü değişime uğrayacak.
-Cumhurbaşkanı'nı, "meşru iktidarın karşısına diken" darbe zihniyeti tasfiye edilecek.
-Cumhur, başkanı ile gerçek manada buluşacak.
-Cumhurbaşkanlığı, ayak bağı gibi görülmeyecek.
-Türkiye, yürütmede çok başlılıktan kurtulacak. Seçilmiş Cumhurbaşkanı ile seçilmiş Hükümet'in işbirliği deneyimi yaşanacak.
-"Yasama- Yürütme-Yargı" bağlamında, güçler dengesi yeniden tanımlanacak.
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol