NATO Zirvesi'nden perde arkası diyaloglar
- GİRİŞ11.09.2014 09:51
- GÜNCELLEME11.09.2014 09:51
Türkiye açısından iki önemli gündem maddesi vardı:
1- IŞİD'le küresel mücadele stratejisinde Ankara'dan oynaması beklenen rol.
2- Paralel Yapı'nın Pensilvanya'daki liderinin sınırdışı edilmesi veya iadesi noktasındaki beklentiler.
Hemen belirteyim, Avrupa basınında yürütülen olumsuz kampanyaya rağmen NATO üyesi ülkelerin liderleri IŞİD konusunda Türkiye'yi suçlayıcı bir tavır içinde olmadılar. Aksine, aralarındaki sohbetler Avrupa'dan IŞİD'e katılımların ne boyutta olduğunu göstermesi bakımından manidardı. Örneğin, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, İngiltere Başbakanı David Cameron'a ülkesinden kaç kişinin IŞİD'e katıldığını sordu. Cameron'un İngiltere'den 700-800 civarında kişinin IŞİD saflarına katıldığını söylemesi üzerine Hollande da Fransa'dan bin civarında katılım gerçekleştiği tahminini paylaştı. İki lider de "Turist gibi ülkeden çıkıyorlar, bu nedenle engelleyemiyoruz" diye hayıflandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise liderlere "IŞİD'e katılan savaşçılar daha çok Avrupa'dan geliyor. İstihbarat paylaşılsın bunları sınırımızdan sokmayız. Nitekim şu ana kadar 6 bin civarında isim için Türkiye'ye giriş yasağı uyguladık" dedi.
ABD öncülüğünde oluşturulması planlanan "çekirdek güce" gelince... Ankara, Irak ve Suriye'deki durumdan en fazla etkilenen ve bedel ödeyen ülke konumunda. Yani, durumun ciddiyetini yeni fark eden ülkelerden çok önce bugünkü tabloyu öngörmüştü. Şimdi şu iki husus önemli:
1- IŞİD'le mücadele önceliği, Esad rejimini meşrulaştırmamalı, Suriye'de ılımlı muhalefete destek sürmeli.
2- IŞİD'in etkisiz hale getirilmesi için Irak merkezi hükümeti ve bölgesel Kürt yönetimi birlikte çalışmalı. Kürt yönetimine gönderilecek silahlar PKK'nın eline geçmemeli. Ve tabii ki IŞİD tarafından alıkonulan 49 konsolosluk görevlisi ve ailesinin can güvenliği garanti edilmeli. Zaten, NATO liderlerinin "49 vatandaşınız rehin ve zorluklarınızı biliyoruz" dediği de bir gerçek.
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol