Rekabet sınavı... TV'ler... Şeffaflık...

  • GİRİŞ14.10.2014 09:42
  • GÜNCELLEME14.10.2014 09:42

Medya denetçiliği, gelişmiş ülkelerde kökü eskilere uzanan, bizde yeni gelişen sektör. Her yeni fırsat alanında görüldüğü gibi "kuralların tam oturmadığı, veri toplama ve işleme esaslarının tartışmaya açık olduğu, hatta denetimden uzak bir yapı" söz konusu.

İşin esası, "reklam verenlerin medya planlaması" üzerine kurulu. Yani... Reklam veren şirketler için "tercih edilecek kanal, zaman dilimi ve fiyat" noktasında bir tür akıl hocalığı yapıldığından bahsedilebilir. Türkiye'de halen, reklam veren grupları yönlendirdiği bilinen 4 şirket söz konusu. Ama detayına bakıldığında bu piyasada "hâkim durumdan" söz etmek mümkün. Nedenine gelince... Medya denetçiliği hizmeti satın alan reklam verenlerin yüzde 95'i bir şirketle, yüzde 5'i diğer 3 şirketle çalışıyor. İlana çıkmadan önce, dışarıdan üretilen veriye göre hareket eden reklam verenlerin TV reklam piyasasındaki payı yüzde 25'i aşıyor. Bir başka ifade ile medya denetçiliği faaliyeti yürüten bir firma, TV reklam pazarının dörtte birini yönlendirebiliyor. Hemen belirtelim, Rekabet Kanunu'na göre, piyasada hâkim durumda olmak ihlal anlamına gelmiyor. Önemli olan hâkim durumun kötüye kullanılıp kullanılmadığı... 
***
Peki, "Rekabet Kurulu'nun inceleyeceği başvurunun içeriği ne?"

Yazının tamamı için tıklayın...

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat