Çözüm Süreci, taraflar, pozisyonlar...

  • GİRİŞ13.11.2014 10:03
  • GÜNCELLEME14.11.2014 09:44

 Temelleri, demokratikleşme paketleri ile atılan, Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi ile olgunlaşan bu süreç, en kritik aşamasında büyük kırılma yaşadı. Şimdi, ana doğrultuyu kaybetmeden, çözüm trenini yeniden rayına oturtma çabası sergileniyor. Ve hayli güçlük yaşanıyor. Gelinen noktada süreçteki aktörlerin iç seslerini duymakta ve pozisyonlarını güncellemekte yarar var. 

1- Selahattin Demirtaş... Cumhurbaşkanlığı adaylığı ve yüzde 9.76'lık oy performansı, onun için sonun başlangıcı oldu. "Dağda bedel ödediğini", "şehirde mücadele ettiğini" düşünen çatışmacı ekip, 6-7 Ekim olaylarını savunma görevini Demirtaş'a yükleyerek, siyaseten bitişini de ilan etti. Silahın, siyasi kadrolar üzerindeki ağır vesayeti bir kez daha tescillendi. 

2- HDP... Parti içinde çözümü samimi olarak isteyenlerle, silahın sağladığı göreceli avantajı kaybetmek istemeyen, konjonktürden medet uman isimler arasındaki ayrım netleşti. 

3- Kandil ve Avrupa... Örgütün, yabancı istihbarat kuruluşlarının etkisine açık iki kanadı, sürecin önüne geçti. Milli kapasite ile yürütülen çözüm çabasına, Kobani üzerinden geliştirilen senaryo yüzünden yabancı ajanlar da sızdı. "Hükümet sizi oyalıyor. Seçimden sonra adım atmayacak. Biz garantör olarak devreye girelim" diyen ülkelere fırsat yaratıldı. 

4- PKK... Terör örgütünün, Suriye kolu olarak bilinen PYD'nin, IŞİD'le savaşta ABD'nin müttefiki haline gelmesi, uluslararası toplumda yeni bir algı yarattı. "Seküler Kürt hareketi" etiketi ile PKK'nın, küresel terör örgütü listesinden çıkarılmasına dönük hamleler hızlandı. 

yazının devamı için tıklayınız

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat