AB… Göç Meselesi… Paralel Yapı…

  • GİRİŞ14.11.2015 11:54
  • GÜNCELLEME14.11.2015 11:54

AB yetkilileri aksini iddia etse de Suriye kaynaklı göç dalgası, Ege'de can veren insanların dramı, Avrupa sınırlarına dayanan mülteciler "büyük uyanışa" vesile oldu.

10 Kasım'da yayınlanan AB İlerleme Raporu, 15-16 Kasım G20 Antalya Zirvesi, Aralık'ta toplanması beklenen Türkiye-AB Zirvesi… Trafik müthiş yoğun.
Avrupa Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Frans Timmermans ve Genişlemeden Sorumlu Üye Johannes Hahn hafta içinde Ankara'da idi. AB

Konseyi Başkanı Donald Tusk ve AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker de Antalya'da olacak. Fransa Cumhurbaşkanı F.
Hollande ve Almanya Şansölyesi A. Merkel de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'la üçlü toplantı yapacak. Ana gündem maddelerini; göç krizinin çözümü, sığınmacılar için finansman paketi, Türk vatandaşlarına vize serbestisi, geri kabul anlaşmasının uygulanma takvimi ve yeni müzakere fasıllarının açılması oluşturacak. 
***

Göç demişken… AB tarafının yaklaşımı oldukça ilginç. Türkiye'nin, Suriye ve Irak'tan gelen sığınmacılarla ilgili problemleri kendi başına çözebileceğini düşünmüşler. Hatta Türkiye, yakın döneme kadar "desteğe ihtiyaç duyduğunu söylememiş!" İnanılır gibi değil ama aktarımlar böyle. Sanırım, Türkiye'nin "açık kapı politikasını" yanlış yorumlamışlar. Oysa Ankara, sığınmacılar için gerçekleştirdiği 8 milyar dolar harcamaya karşın uluslararası toplumun ilgisizliğini her vesile ile anlattı. AB penceresinden görünen bir başka tuhaf husus da şu:

Gerek 1989'da Bulgaristan'dan zorunlu göçe tabi tutulan Türkler, gerekse 1991'de Halepçe katliamından kaçan Kürtler Türkiye'de himaye edilmişti. Yani, o göç vakaları Türkiye sınırlarında kalmış, ülkeler arası insan akımına yol açmamıştı. AB, Suriye'deki iç savaşın seyrini ve sığınmacıların Türkiye'deki varlığını biraz da bu gözle değerlendirmiş! Sanki güvenlik açıkları ve ekonomik dengesizliklerin AB'nin konforunu tehdit edeceğini pek hesaba katmamış! 

Ve son husus… Suriyelilerin esasen Türkiye'de kalması daha doğruymuş.
Türkiye'de istihdama katılmaları halinde hem sinerji sağlamaları söz konusu olurmuş hem de ülkelerine döndüklerinde Türkiye için fırsata dönüşürlermiş. 

Özetle… 

AB; göçmen sorununu, Afrika'ya hibe vererek, Türkiye'yi fiili göçmen kabul merkezine dönüştürerek, az sayıda iyi yetişmiş mülteciyi kabul ederek halletme eğiliminde. 

yazının devamı için tıklayınız

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat