Faiz, kaynak, likidite operasyonu

  • GİRİŞ20.02.2018 09:34
  • GÜNCELLEME20.02.2018 09:34

Türkiye'nin, tüm dikkatini Zeytin Dalı Harekâtı'na ve geleneksel müttefiklerinden beklentilerine odakladığı sırada, ekonomi alanında da önemli gelişmeler oluyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın yaptığı "faiz zirvesinden" sonra Başbakan Binali Yıldırım da "ekonomik canlılığın sürdürülebilirliği" toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanı'nın direktifleri doğrultusunda 2018 için piyasalara net sinyaller gönderilecek. Buna göre;
 Enflasyonu, tek haneye çekme kararlılığından taviz verilmeyecek.
 Yüksek faizleri indirmeye dönük önlemler devreye girecek.
 Bankaların özverisi kadar likidite takviyesi de piyasayı hareketlendirecek.
 İhracat destekleri çeşitlendirilecek.
 Büyüme motivasyonu korunacak.
 Kredi Garanti Fonu, hedef odaklı sektörlere yeni teminat limitleri açacak.
 Kamu bankaları, mega projelerin finansmanı için uluslararası piyasalardan fon temin edecek.
 Kamu bankalarının öncülüğünde firmalara, hazine borçlanma faizinden, 250 bin liraya kadar can suyu işletme kredisi sağlanacak.
Son olarak değinmek istediğim husus şu: Cumhurbaşkanı, faizlerin yüksek olduğunu söylüyor ve haklı. Piyasadaki dirençli bir grup, sadece "enflasyon düşerse faiz düşer" diye yerinde sayıyor. Oysa onlar da biliyor ki faizi belirleyen enflasyon dışındaki faktörleri ele almanın zamanı geldi de geçiyor. Bunun adı öne sürüldüğü gibi "baskı!" falan değil. Bunun adı, piyasaları farklı bakış açıları ile çözüm üretmeye ve herkesi bulunduğu noktadan "elini taşın altına uzatmaya cesaretlendirmek" olabilir!

Osmanlı tokadı ve S 400 sendromu

Geçtiğimiz hafta Başbakan Binali Yıldırım ile Almanya'da idik. Başkent Berlin'de ve Güvenlik Konferansı'na ev sahipliği yapan Münih'te üç konu dikkatimizi çekti.
Birincisi... Avrupa'da Türkiye'ye karşı önyargı dorukta. 15 Temmuz darbe girişimine karşı gelişen milli refleksi anlamak istemeyenler çoğunlukta. Ama yine de "pozitif şaşırtma" mümkün. Avrupa öylesine endişeli ki beyni ile bedeni arasındaki bağ zayıflamış. Dünün dünyasına ilişkin güç tasavvuru ile yarının sorunlarını çözmesi mümkün değil. Eninde sonunda Türkiye'nin kapısını çalacaklar. Biraz sabır.
İkincisi... Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Osmanlı tokadı" çıkışı Avrupa'da ciddi yankılanmış. Israrla, "Kime, ne tokadı?" diye sordular. Başbakan da güzel cevap verdi: "Teröre ve sponsorlarına!"
Üçüncüsü... Rusya'dan S 400 hava savunma sistemi tedariki. Başbakan dedi ki "Her gün füze saldırısına hedef oluyoruz. NATO müttefiklerimiz verdi de biz almadık mı? Ülkemizin güvenliği için bu sistemlere acil ihtiyacımız var. Kaldı ki kendi halkımızın vergisi ile alıyoruz!"

Sabah

 

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat