Anayasal kader!
- GİRİŞ25.03.2010 08:53
- GÜNCELLEME25.03.2010 08:53
Gelecek tasarımının, geçmişin ipoteğinde kalması ne yazık!
Aylardır, iktidar partisi aktörlerinin "hesapsız söylemleri" ile muhalefetin "istemezük korosu"nun eserlerini dinlediğimiz için anayasa değişikliği "toplum sözleşmesi" kimliği kazanamadı. CHP ile kan uyuşmazlığı baştan beri vardı ama AB sürecinde "makul destek" bulunabilmişti. MHP ise anayasanın 10. ve 42. maddelerinin (meşhur türban düzenlemesi) değiştirilmesine katkı sağlarken beraberinde verilen sözlerin (YÖK Yasası Ek 17. madde) tutulmamasına içerlemişti. Kürt açılımı olarak lanse edilen demokratikleşme adımlarındaki yol ayrımı ise işin tuzu biberi oldu.
Bir sürpriz olmazsa AK Parti, anayasal mimariyi yenilerken yalnız kalacak. Ve doğru bildiği yolda yalnız kalsa da ilerleyecek. Lakin 32 ay önce seçmenden yüzde 47 oyla ikinci kez tek başına hükümet kurma yetkisi alan AK Parti, o dönem uğradığı açık haksızlık şartlarını, bugün bulamayabilir.
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Yorumlar3