'Lanet olsun içimdeki gazetecilik sevgisine!'

  • GİRİŞ28.07.2008 08:54
  • GÜNCELLEME28.07.2008 08:54

Zira düşünce özgürlüğünün zirvesi olarak kendisini dayatır ve ufuk kırar! Bu dayatmayla birlikte 'marka' putlarından akan paralar liberalizmi biricik 'küresel düdük' yapmış. İnsanlığın kanını emenler tarafından uşak liberalizmine mahkûm edilen diyarlarda bu düdük, düşünce özgürlüğünü fiilen 'kökten batıcılık' ile özdeş hale getirmiştir.

Ergenekon iddianamesi ile ilgili günlük haber ve yorum yapan yayın organlarımıza baktıkça gördüğümüz, çatışan kutupların bile gerçekte uşak liberalizminin teorik kökten yasakçı sınırlarına mahkûmiyetleridir. Ülkenizde bir iki liberalizm karşıtı mı var?

Bundan daha dehşetli yasak olamaz! Liberalizm; kirli, sivri ve sevimsiz birkaç kişinin ağzından kendisini lanetlettirerek sorgulanmaz hale geliyor!

'Marjinallerle aynı çizgide görünmektense liberalizme sataşmayayım daha iyi' diyoruz. Bu dehşetli yasak, Ergenekon iddianamesinden haber üretirken de beynimizi yönetiyor. Patronlarımız veya ideolojilerimiz için hangi malzemenin öne çıkarılması gerekiyorsa, zekâmızı o yönde işletiyoruz! Siyasi, ideolojik veya ekonomik açıdan 'sahibinin silahı' olmaya mahkûm yayın organında ekmek parası için çalışmak çaresizlik!

İş, aslanın ağzında... En temiz yüreklisi, hiç değilse yaptığı işi kutsamaz, ülkedeki kutuplaşmanın getirdiği önyargı tuzağına dikkat etmeye çalışır. Ülkeyi geren kutuplaşma mesleği daha da güvencesiz hale getirmişken medya çalışanı, hakikat ve erdem kaygısını geçim gailesinin önüne nasıl geçirsin?

Bu ağır şartlarda vicdan muhasebesini önemseyen ve yaşayan meslektaşımız en fazla iyi niyetini koruyabilir...

Kaldı ki iyi niyeti bile korumak zor! Tabii iyi niyet vehminden söz etmiyorum! Onu en vahşi tetikçi gazeteci bile yaşıyor zaten. Hakiki iyi niyet, üstüne kafa yorulan ve çilesi çekilendir. Yoksa her meslektaşımız, 'Karşı taraf o kadar kötü ki, ister istemez tetikçiye karşı tetikçilik yapmak zorunda kalıyoruz' diyerek bir şekilde avuntu limanına kapağı atabilir. Küresel liberal devlerin köklü gaflet ve dalaletimiz üstüne inşa ettikleri kutuplaşma fitnesi içinde güzelliğin kırıntısına razıyız!

Hani neredeyse Kurtlar Vadisi'nin Muro karakterindeki kadar haysiyet çilesini meslekte görsek sevineceğiz: 'Lanet olsun içimdeki bu meslek aşkına' deyip feleğin cilvesiyle eğlenebilen, haram lokmadan ve 'büyük laf' şehvetinden elden geldiğince sakınmaya gayret eden medya adamı bile ilaç oldu.

 Yalnız; bizdeki kirlilik, batıdan çok ağır ve yoğun diye peşin bir mesleki aşağılık duygusu içinde değilim! Aydınlanmacılık mümini kökten batıcı meslektaşlarımızın kutsadığı BBC gibi kurumlar bile derin ve rafine tetikçilikten münezzeh değillerdir. Aramızdaki fark, demokrasilerimizdeki gibidir.

 Demokrasi yalanını bizden daha inandırıcı kılmayı becerdikleri gibi, dürüst medya görüntüsü vermeyi de o ölçekte başarıyorlar! Her yerde parayı veren düdüğü çalıyor! Para ister 'marka' denen putlardan gelsin, ister 'gizli hükümet' yönetimindeki organlarda olduğu gibi kamu maliyesinden! Lanet olsun içimdeki gazetecilik sevgisine!

omerlutfimete@bugun.com.tr

Yorumlar4

  • reis03 18 yıl önce Şikayet Et
    Helal sana hocam. Helâl olsun sana hocam.ALLAH acil şifa versin,aramıza dön ALLAH'ın izniyle.
    Cevapla
  • AHMET AYDIN 18 yıl önce Şikayet Et
    LİBERALMİSİNİZ GERİCİMİ 2. Bu yazı hakim görüşün tek dogru olması gerektirdiginin red di olan yazıdır. Sayın Mete patronaj beklentiler karşısında fikri-namus lu kalabilmenin muhaebesini yaparken toplumunda bu hakim görüşlerle nasıl önyargıların esiri haline geldigini anlatıyor. İYİDERELİ HEMŞERİME SELAMLAR
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat