'Lanet olsun içimdeki gazetecilik sevgisine!'
- GİRİŞ20.11.2009 06:31
- GÜNCELLEME20.11.2009 06:31
Özgür düşüncenin en büyük düşmanı liberalizm...
Zira düşünce özgürlüğünün zirvesi olarak kendisini dayatır ve ufuk kırar! Bu dayatmayla birlikte 'marka' putlarından akan paralar liberalizmi biricik 'küresel düdük' yapmış. İnsanlığın kanını emenler tarafından uşak liberalizmine mahkûm edilen diyarlarda bu düdük, düşünce özgürlüğünü fiilen 'kökten batıcılık' ile özdeş hale getirmiştir.
Ergenekon iddianamesi ile ilgili günlük haber ve yorum yapan yayın organlarımıza baktıkça gördüğümüz, çatışan kutupların bile gerçekte uşak liberalizminin teorik kökten yasakçı sınırlarına mahkûmiyetleridir. Ülkenizde bir iki liberalizm karşıtı mı var?
Bundan daha dehşetli yasak olamaz! Liberalizm; kirli, sivri ve sevimsiz birkaç kişinin ağzından kendisini lanetlettirerek sorgulanmaz hale geliyor!
'Marjinallerle aynı çizgide görünmektense liberalizme sataşmayayım daha iyi' diyoruz. Bu dehşetli yasak, Ergenekon iddianamesinden haber üretirken de beynimizi yönetiyor. Patronlarımız veya ideolojilerimiz için hangi malzemenin öne çıkarılması gerekiyorsa, zekâmızı o yönde işletiyoruz! Siyasi, ideolojik veya ekonomik açıdan 'sahibinin silahı' olmaya mahkûm yayın organında ekmek parası için çalışmak çaresizlik!
İş, aslanın ağzında... En temiz yüreklisi, hiç değilse yaptığı işi kutsamaz, ülkedeki kutuplaşmanın getirdiği önyargı tuzağına dikkat etmeye çalışır. Ülkeyi geren kutuplaşma mesleği daha da güvencesiz hale getirmişken medya çalışanı, hakikat ve erdem kaygısını geçim gailesinin önüne nasıl geçirsin?
Bu ağır şartlarda vicdan muhasebesini önemseyen ve yaşayan meslektaşımız en fazla iyi niyetini koruyabilir...
Kaldı ki iyi niyeti bile korumak zor! Tabii iyi niyet vehminden söz etmiyorum! Onu en vahşi tetikçi gazeteci bile yaşıyor zaten. Hakiki iyi niyet, üstüne kafa yorulan ve çilesi çekilendir. Yoksa her meslektaşımız, 'Karşı taraf o kadar kötü ki, ister istemez tetikçiye karşı tetikçilik yapmak zorunda kalıyoruz' diyerek bir şekilde avuntu limanına kapağı atabilir. Küresel liberal devlerin köklü gaflet ve dalaletimiz üstüne inşa ettikleri kutuplaşma fitnesi içinde güzelliğin kırıntısına razıyız!
Hani neredeyse Kurtlar Vadisi'nin Muro karakterindeki kadar haysiyet çilesini meslekte görsek sevineceğiz: 'Lanet olsun içimdeki bu meslek aşkına' deyip feleğin cilvesiyle eğlenebilen, haram lokmadan ve 'büyük laf' şehvetinden elden geldiğince sakınmaya gayret eden medya adamı bile ilaç oldu.
Yalnız; bizdeki kirlilik, batıdan çok ağır ve yoğun diye peşin bir mesleki aşağılık duygusu içinde değilim! Aydınlanmacılık mümini kökten batıcı meslektaşlarımızın kutsadığı BBC gibi kurumlar bile derin ve rafine tetikçilikten münezzeh değillerdir. Aramızdaki fark, demokrasilerimizdeki gibidir.
Demokrasi yalanını bizden daha inandırıcı kılmayı becerdikleri gibi, dürüst medya görüntüsü vermeyi de o ölçekte başarıyorlar! Her yerde parayı veren düdüğü çalıyor! Para ister 'marka' denen putlardan gelsin, ister 'gizli hükümet' yönetimindeki organlarda olduğu gibi kamu maliyesinden! Lanet olsun içimdeki gazetecilik sevgisine!
(28/07/2008 tarihli BUGÜN gazetesinden alınmıştır)
Yorumlar7
-
Muhammet AKSOY
16 yıl önce
Şikayet Et
Allah rahmet eylesin.. ...de sevgili ömer ağabeyim, bir cümlenden dolayı seni gazetelerinden kovan zihniyet şimdi sana methiyeler düzüyor. ya seni geç de olsa anladılar ya da hala bizi kandırıyorlar. Mearklısına not: kovulmaya sebep cümle "bir saniye olsun iran islam devrimine sıcak bakmayan biri olarak iddia edebilirim ki, türkiye ve iranın ekonomik işbirliği dünya dengelerini alt üst eder." ama cümlenin -bektaşi misali- sadece birinci kısmını anladılar.
Beğen
Cevapla
-
deniz keleş
16 yıl önce
Şikayet Et
güzel insana. Allah gani gani rahmet eylesin mekanı cennet olsun
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle