Niçin boşanıyoruz
- GİRİŞ09.07.2010 13:30
- GÜNCELLEME09.07.2010 13:30
Son yıllarda dikkat ettiyseniz boşanma oranları neredeyse evlilikleri geçecek. Hiç merak edip de araştırdınız mı?
Yoksa kısaca “Takdir-i İlahi” deyip düşünmeye bile gerek duymadan kapattınız mı?
İnsanlar ilk çağlardan beri evlilik müessesesini kullanmak yoluna gitmişlerdir. Çünkü her ne kadar erkek kadının, kadın erkeğin fizyolojik ve duygu anlamında zıttı olsa da, zıt kutuplar birbirini çeker prensibi gereği birbirini hep çekmiştir.
Peki bir araya gelebilmek için madden ve manen bir sürü zorluk ve meşakkatten geçen, bir araya gelince boşanmak gibi aslında her iki tarafın da istemediği ama çoğu zaman zorunlu bir ayrılık yaşanmaktadır.
Bence boşanmalarda iki önemli etken var: birincisi görücü usulü dediğimiz kadın ve erkeğin birbirini tanımadan ne çıkarsa bahtıma tarındaki evliliklerdir. Birbirini hiç tanıyan iki insanı zorunlu olarak bir araya getirirseniz doğal olarak sevilmeyen ve istenmeyen yönler itici olup hoş karşılanmamakta. Bunun sonucu olarak da çiftler birbirine yaklaşmak yerine uzaklaşmaktadır. Sonuç olarak ya isteksizce bir kabulleniş ve tatsız tuzsuz bir evlilik ya da boşanma olmaktadır.
İkinci ve daha tehlikeli olan AŞK evliliği; bireyler karşısındakini öylesine sevmekte ki sevdiği kadın veya erkeğin İNSAN olduğunu unutmakta onu adeta bir MELEK olarak görmektedir. Aşırı sevginin etkisiyle sevdiği kişinin insani zaaf ve kusurlarını evleninceye kadar görememekte, evlenip de birlikte yaşamaya başlayınca o meleklerden bile üstün gördüğü insanın İNSAN olduğunu ve bir sürü aslında normal olan ama göremediği hataları o kadar kötü ve itici görülmekte ki adeta kendini kandırılmış ve aldatılmış hissetmekte. Bunun sonucunda ise önce kendine sonra karşısındakine kızmakta. Ve sevgi yerini nefrete bırakarak o kaçınılmaz sona yani boşanmaya gidilmekte.
Asıl Sorun Ne?
Günümüzde kadınların ekonomik özgürlüklerini kazanmış olmaları o eski uysal ve kocasına mahkum kadın modelinden çıkarmakta. Ve kendi kararlarını alabilen başkasının bakmak zorunda olmadığı, kocasından ayrılsa bile ekonomik anlamda ayakta durabilen bir kadın olabilmesinden sebep boşanmaya daha kolay karar verebilmekte.
İstatistiklere göz atarsanız; boşanmalarda ekonomik özgürlüğünü kazanmış kadınlar büyük bir yekun teşkil etmektedir.
Tek Sebep Bu mu?
Tabi ki HAYIR!
Bizler kendimizi yeteri kadar tanımadan, biraz çevrenin biraz da şartların etkisiyle kendimize “Bize Eş Olmayan Bir EŞ Bulma Çabasıyla” belki de hiç tanımadığımız ama bu “O” zannettiğimiz kişiye odaklanamadan kilitlenip duygularımızın da etkisiyle mantıksızca bir evlilik yaparak bu istenmedik durumlara düşmekteyiz.
Çare?
Maalesef YOK!
Hani denilir ya; “Onunla da Onsuz da olmuyor” işte öyle bir şey. Tek avuntumuz evlenip de şanslıysak mutlu oluruz. Yok şansızsak mutsuz olup ardından FİLOZOF oluruz.
Nice Yıllara…
Orhan ÇINAR / Haber 7
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol