Şans mı, şanssızlık mı?

  • GİRİŞ02.02.2011 07:36
  • GÜNCELLEME02.02.2011 07:36

Şimdi bu nereden çıktı diyebilirsiniz; yaşadıklarımı okuduktan sonra anlayacaksınız.

Geçen Salı, biraz da hava tahlil raporuna aldanarak Salı günü gelecek kara yakalanmamak için İstanbul’dan Ankara’ya yola çıktım.

Bolu tüneline kadar hava güzeldi. Tünelden çıktıktan sonra güzel bir kar yağışı başladı. Güzeldi ama bir o kadar da kaydırıcı, tehlikeli ve korkutucuydu. Korkuyu ve hazzı iç içe yaşayarak Ankara’ya sağ salim ve kazasız varabildim. Ama yol boyu bir sürü araç kaza yapmıştı.

Ankara’nın soğuğu ve karından kaçmak için sıcağa Adana’ya gitmeye karar verdim. Ve hava kararmadan yola çıktım.

Ankara Şereflikoçhisar arası çok yoğun ve bir o kadar da rahmet dolu yağmur vardı. Korku ve adrenalin tüm bedenimde geziniyordu.

Şereflikoçhisar’a yaklaşırken yoğun bir kar başladı. Arabalar yollarda kayıyordu. Ama yapacak başka bir şeyimiz de yoktu. Korka korka yola devam ederken inanç ve korkuyla Allah’ıma çok daha yakın oluyordum.

Nihayet kardan kurtulup yağmura girdim. Şiddetli de olsa yağmur daha kolay geliyordu. Sevine sevine giderken birden önümde bir kamyon tekeri gördüm. Aramızdaki mesafe üç metre ya vardı ya yoktu. Direksiyonu sabitleyip frene basmadan tekeri ortalayıp Allah’ın da lütfüyle tekerin üstünden kayarak geçtim.

İlk aklıma gelen gecenin bu vakti yağmurda ve soğukta ne yapacağım oldu. Dikkatlice arabayı sağa çekip hasar durumuna baktım. Hasar vardı ama yola devam edebilecektim.

Her Müslüman gibi Allah’a tevekkül edip yola koyuldum. Ama insan olmanın zafiyetiyle de azıcık nankörlüğe başladım. Bin kilometrelik yolda o kadar araç varken o kamyon lastiğinin benim önüme çıkmasıyla ne kadar şanssız olduğumu düşünmeye başladım.

Biraz moralim bozulmadı desem yalan olur. Bu düşüncelerle birkaç dakika yol aldım. Sonrasında yine düşünceler gelmeye başladı. Zaten uzun yol boyu yapacak başka bir şey de yoktu ki.

O kocaman kamyon tekerinin üzerinden geçerken ya frene bassaydım ya da direksiyonu kırsaydım daha da kötüsü direksiyon hakimiyetini kaybetseydim… bütün bunları düşününce ne kadar şanslı olduğumu görüp Allah’ hamt etmeye başladım. 

Yaşamın kuralının iyilikle kötülük arasında, şansla şanssızlık arasında, umutla umutsuzluk arasında gidip gelmek olduğunu bir kez daha anladım. Sizler bizler sıcacık evlerimizde televizyonlarımızı seyredip, çaylarımızı yudumlarken dışarıda kalanların durumunu daha iyi kavradım. Aslında şans veya şanssızlık kavramları nereden nasıl bakıldığına bağlı.

Kimi zaman şans dediğimiz şey sonrasında şanssızlıkken, şanssızlık zannettiğimiz şey de şans olabiliyor. Sonuçta tedbiri ve tevekkülü bizde, takdir Allah’ta… bu sırayı bozmadan uygulayabilirsek ne mutlu bize.

Hepimize şansın şans olduğu günler dilerim.

Orhan Çınar / Haber 7
orhancinar01@gmail.com - www.orhancinar.net

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat