Kutlu doğum ayı
- GİRİŞ13.04.2011 07:51
- GÜNCELLEME13.04.2011 07:51
Sevgili Peygamberimizin (sav) kainata teşrifi için kutlu doğum haftası yapıldığını ve bu haftada birçok etkinlikler yapıldığını yakinen bilmektesiniz.
Peki böylesine önemli ve kutsal bir olaya bir hafta yeter mi ki? Tabi ki hayır. O yüzden yazımın başlığını “kutlu doğum ayı” olarak yazdım. Ve mümkünse biz bu bir haftayı; aya, yıla ve hatta mümkünse ömre yayalım desem ne dersiniz?
Meşhur ama Peygamberimize (sav) göre sıradan sayılabilecek insanların doğum günlerinde yapılan o etkinlikler, abartılar Peygamberimizle karşılaştırıldığında maalesef bu haftada yapılan etkinlikler o kadar da çok görünmemekte.
Peygamberimizin (sav) o kısacık ömründe hep bizler için acılar çekip onca eziyetle onca engelleye rağmen insanları irşad edebilmek için neler yaşadığını çoğumuz bilmekteyiz.
O zaman sorarım sizlere teşrifi ile kainatı ve bizleri aydınlatan bu eşsiz ve kutsal insanı ne kadar hakkıyla anabilmekteyiz?
İğneyi kendime batıracak olursam çok az hatta hiç diyebilirim.
Çünkü anneler, babalar, sevgililer gününde veya bizim için önemli olan diğer günlerde yaptıklarımızı hatırladığımızda maalesef böylesine müstesna bir günde yaptıklarımızın yapamadıklarımızdan çok olduğunu gördüğümde utancım beni kahrediyor.
Benim için, bizler için kendini feda edip acılar içinde doğup büyüyen ve ölümünde bile bizlerin yaşamadığı acıları yaşayıp ölen Peygamberimize (sav) ne yapsam, ne yapsak az.
Belki de bazı okuyucularım sayın yazar “kutlu doğum haftası önümüzdeki hafta” diyenler olabilecek ama ben özellikle bir hafta önceye aldım.
Çünkü dün eve geldiğimde komşumuz kutlu doğum haftası etkinlikleri çerçevesinde koristlik yaptığı koronun etkinlikleri ile ilgili davetiyeyi verince ona takdir ve gıptayla teşekkür ettim.
Çünkü az çok herkes bir şeyler yapabilirken ben sadece hatırlatıldığında hatırlayabilmiştim. Sonrasında da işte bu düşüncelere daldım. Yazımdaki bütün suçlamalar sadece şahsıma, kimseye değil
Keşke demek boş biliyorum ama keşke daha çok daha fazla şeyler yapabilsem. Şu üç günlük fani dünyaya yaptıklarımı ahrete taşıyabilsem… Üstadımız Necip Fazıl’ın dediği gibi “bastığın toprak olabilsem” diyebilsem.
Çünkü ne yapsam ne etsem Peygamberimizin bizler için yaptığının karşılığı olamayacağını biliyorum. Ama olsun. Biz de aciz bir kul olarak bunca nankörlük ve hatalarımıza rağmen yine de O’nun şefaatini istiyor, diliyor ve bekliyoruz.
Bana bu güzel yazıyı yazmaya sebep olan komşum ve Kur’an Hocam Ebru Gölpınar Nural’a, kutlu doğum haftası için yapılan etkinlikleri organize eden Diyanet İşleri Başkan’ı Mehmet Görmez’e, İstanbul İl Müftüsü Mustafa Çağrıcı’ya, İl Müftü Yardımcısı Kadriye Avcı Erdemli’ye ve bu güzel haftaya bir şekilde emeği geçen tüm insanlara sonsuz takdir, teşekkür ve şükranlarımı sunarım.
Kutlu doğum haftanızı kutlar hayırlara vesile olmasını temenni ederim.
Orhan Çınar / Haber 7
orhancinar01@gmail.com
www.orhancinar.net
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol