Bi durun artık!

.

  • GİRİŞ25.11.2021 08:42
  • GÜNCELLEME27.11.2021 13:05

Vefat haberlerinin ardı arkası kesilmiyor. Ölüm her yanımızda… Adeta kol geziyor. Tek çaremiz var tedbirlerimizi eksiksiz almak. Bir de acılarımızdan nasihatler çıkarabilmek…

“Bu yazıda bahsedilen kişiler ve yaşananlar tamamen gerçektir” klişesiyle başlayabiliriz.

En son dün mahallemizden Burhan Ağabeyi uğurladık ahrete… 20 gün dayanabildi bu uğursuz hastalığa… Önce soğuk algınlığına yordu. Umursamadı. 1-2 gün evinde istirahat etti. “Geçer” diye düşündü. Sonra belirtiler yoğunlaştı. Biraz kiloluydu Burhan Abi. Nefes darlığı çekmeye başladı. Hastaneye kendi imkanlarıyla gidemeyecek hale geldi, ambulans çağırıldı. Gidiş o gidiş. Saçma sapan kişilerin sözlerine kanıp aşı konusunu ihmal ettiğine çok pişmandı. Hastanedeyken telefonla görüşebildiği herkese aşılarını mutlaka yaptırmalarını tavsiye etti. Sonra yoğun bakıma düştü, entübe edildi. Ve dün sabah acı haberi geldi. Çok neşeli biriydi Burhan Ağabey. Gırgırı, şamatası boldu. İyilik yapmadığı kimsesi yoktu. Ne fayda… Dün ikindide Ayazağa’da bıraktık Burhan Ağabeyi kara toprağın bağrına.. Geriye boynu bükük fidan gibi iki evlat, gözü yaşlı bir eş bıraktı.

Hafta sonunda kurumumuz çalışanlarından Murat Ağabeyimiz koklamaya bile doyamadığı kızı Kübra’yı Ümraniye Son Durak’tan uğurladık ahrete… Kübra henüz 22’sindeydi. Gelinlik çağındayken kefenlere belendi. Aşı konusunda sağda solda yazılıp çizilenler kafasını karıştırmıştı. Pek çoğu gibi onun da hastalığı hızlı ilerledi. Vefatından iki üç gün kadar önce rahatsızlandı. Hastaneye kaldırıldı. Durumu kötüleşince yoğun bakıma alındı. Bir gün bile olmamıştı ki canlı girdiği servisten cansız bedeni çıktı. Herkes gibi umutla bakıyordu geleceğe, hayalleri vardı. Ancak dalından erken düşen yapraklardan oldu kara toprağa…

11 Kasım’da okulumuzun alt dönem mezunlarından Muhammed ortak paylaşım grubunda bir mesaj paylaştı; “Abiler Kovit oldum, hastanedeyim, biraz ağrılı ve yoğun geçiyor. Dua edin lütfen. Aşı yaptırmayanlar, bu işin şakası yok. Ben geciktirdim, işte netice”

Hortumlarla ağzından burnundan hava alırken çektiği bitkin haldeki bir fotoğrafını paylaştı en son bizimle... Son görüşümüz o oldu. 15 Kasım’da vefat haberini aldık. Henüz kırkına yeni basmıştı. Bilgisayar mühendisiydi. 5 ve 8 yaşlarında iki evladı vardı. Ertesi gün öğle namazına müteakip defnedildi.

Editör arkadaşımız İbrahim’in eniştesini ahrete uğurlayalı da çok olmadı. Son günleriyle ilgili hikayenin de diğerlerinden hiç farkı yok. Beyoğlu’nda bir camide imam -hatip olarak görev yapıyordu Mustafa Hocamız. Yıllardır görev yaptığı semtten Kartal’a taşınıp yeni bir hayata başlama hazırlığındaydı. Önce etrafındaki hekim arkadaşlarının aşı karşıtı sözlerinden etkilendi. Sonra ailecek aşı olmaya karar verdiler. Taşınma sürecinde etkilenmemek için aşı olmayı ertelediler. Niyetleri taşınma süreci biter bitmez yaptırmaktı. Taşınma hazırlığı, yoğunluğu derken ailecek hastalandılar. Mustafa Hocamızın hastalığı ağır seyretti. Hastaneye kaldırıldı. Yoğun bakıma fazla dayanamadı. O da gözü yaşlı bir eş ve kapı her çaldığında “baba, baba” diye kapıya seğirten 2 yaşlarında bir yetim bıraktı.

Bunlar sadece birkaç gün içinde çevremde bizzat yaşadığım, şahit olduğum acılar. Böylesi daha yüzlercesi, binlercesi var. Hepsinin ortak özelliği aşı konusunu ihmal etmiş, ağırdan almış olmaları... Aşı olmadıkları için hastalıkları çok ağır seyretti. Hızlı ilerledi. Kısa sürede ölümle sonuçlandı. Sağda solda söylenen, internette paylaşılan hiçbir doğruluğu olmayan saçma sapan bilgilere kandılar. Akıbet toprak oldu maalesef.

Bazıları da "sakın aşı olmayın" diye akıl verip, zihinleri bulandırıp nice hayatlara sebep olduktan sonra aşılanmaya en önde gidenlerden oldu.

Bu virüse temas etmemek neredeyse imkânsız hale geldi artık. Er ya da geç yüzleşeceğiz. Yüzleşmeden önce tedbir şart. Yani aşı olmak şart. Aşı olanların virüs kapmasıyla aşı olmayanın virüsü kapması arasında ölümle yaşam kadar fark var.

İşin uzmanları aynı şeyi tekrarlayıp duruyor;

Aşıların Kovit-19 virüsüne karşı koruyucu bir etkisi olduğu tartışmasız bir gerçek mi?

Kesinlikle evet.

Aşılanmak yoğun bakımlık olma riskini düşürüyor mu?

Hiç tartışmasız…

Aşısı olanlar hastalığı daha hafif atlatıyor mu?

Binlerce, on binlerce örnek var.

Aşı olmak hayat kurtarıyor mu?

Hekimlerin neredeyse tamamı ittifakla "evet" diyor. Öyleyse niye bu şüphe.!?

Aşı tercihi özgürlük boyutunu çoktan aştı. İhmalkarlık, şımarıklık, sorumsuzluk yapmaya gerek yok. Toplum sağlığı açısından herkes üzerine düşeni yapmak zorunda... Tüm bunlara rağmen hâlâ aşı karşıtı olanlara, ortalıkta dolaşıp tezvirat yapanlara ‘Bi durun artık!’ dememiz şart. Batılı ülkeler aşı karşıtlığına karşı sert yaptırımlar ve tecrit uyguluyor. Bunca ölümde büyük veballeri olduğunu her seferinde yüzlerine vuruluyor. Kanaatimce biz de bu aşamaya çoktan geldik.

Rabbim cümle kaybettiklerimize rahmet eylesin, mekanları cennet olsun. Ailelerine ve sevenlerine sabırlar ve başsağlığı diliyorum.

Sağlıklı kalın İnşallah...

Osman Ateşli – Haber7

osman.atesli@haber7.com

Twitter: @oatesli

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat