Özdemir Bayraktar ya vazgeçseydi?
- GİRİŞ09.02.2026 09:48
- GÜNCELLEME09.02.2026 12:35
Milli İHA-SİHA'ların geliştirilmesinde öncü rol üstlenen Özdemir Bayraktar'ın hayatını özetleyen belgeseli Baykar'ın Hadımköy'de bulunan Milli Teknoloji Merkezi'nde gerçekleştirilen özel gösterimde izleme imkânı buldum.
İnandığı değerlerden asla ödün vermeyen, imkânsız denileni aşmak için her türlü zorluğu göze alan ve vatanı için bedel ödemekten kaçınmayan çılgın bir Akıncı'nın hikayesini gururla izledim. Özdemir Bey’in verdiği amansız mücadele herkes gibi beni de derinden etkiledi.

“Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti” belgeselini izlerken birkaç defa başlığa çıkardığım soruyla yüzleştim; Özdemir Bayraktar ya vazgeçseydi?
Yılsaydı. Alın başınıza çalın sizin olsun uçağınız da hava aracınız da deseydi. Çocuklarını bu işlere bulaşmaktan menetseydi. Ya da "gidelim yurt dışına en azından kıymetimiz bilinir, cebimiz dolar" deseydi. Ne olurdu?
Geçmişteki acı tecrübelerimizin bir benzerini daha yaşar, milletimizin hayalleri yine gelmez baharlara kalırdı.
Zira izlediğimiz öylesine bir biyografiden ibaret değildi. Aynı zamanda Türkiye’ye “yapamazsın” diye dayatılana karşı bir başkaldırının, bir isyanın hikâyesiydi.
Kalabalık bir davetli topluluğunun hazır bulunduğu belgesel gösterimini izleyenler arasında Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Valisi Davut Gül, kuvvet komutanları, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan da vardı.
Bayraktar Ailesi, BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, eşi Sümeyye Erdoğan Bayraktar, BAYKAR Finans Grubu Başkanı Canan Bayraktar, BAYKAR Genel Müdürü Haluk Bayraktar’ın ev sahipliğinde tam kadroydu.
Amcaları Salih Bayraktar, kardeşleri Ahmet Bayraktar da davetlilere eşlik edenler arasındaydı. Özdemir Bey’in yakın arkadaşları ve sevenleri de davette unutulmamıştı.

Salonda siyasetten bürokrasiye, askeriyeden medyaya geniş bir davetli topluluğu vardı. Belgesel gösterimine, muhalif medya da dahil basından da ilgi yoğundu.
Belgesel bittiğinde ise unvanların hiçbir ehemmiyeti kalmamıştı. Özdemir Bey’in hikayesi gözyaşlarını silmeye çalışan yüzlerce insanı aynı duygularda buluşturmuştu. Özdemir Bey’in büyük bedeller ödeyerek yürüdüğü bu uzun yolun bir milletin kaderiyle yüreklerde kesiştiğinin resmiydi bu.
Özdemir Bayraktar, hayatı boyunca imkânsız denilen her cümlenin karşısına aynı sözü koymuştu:
“Biz de yaparız.”
Bu söz de sadece ona ait bir slogan olmaktan çıkmıştı.
Oysa, “Biz durumdan vazife çıkardık” diyen Özdemir Bayraktar’ın Sarıyer Havantepe’de oyuncak maket uçakları uçurmaya gittiğinde kurduğu hayalin büyüklüğünü en yakın arkadaşları bile kolay kolay anlayamamıştı.

Kısa dönem askerlik yapmak için kendisine İzmir Bornova Hacılar Köyü’ne uğurlayan annesinin söylediği cümle, aslında bütün ömrünün de pusulası gibiydi. Askerliğini kısa dönem olarak yapacak olmasına çok bozulan annesinin tembihi onun hayat anlayışına dönüşmüştü adeta...
“Bir dakika bile boş durmayacaksın. Sana iş vermezlerse taş taşı ama durma.”
Gerçekten de durmadı. Kısa dönem askerliği bile onun için vatana faydalı olma konusunda sınırlayamadı. Bu anlayışla bağlandığı vatan için nefer olma düsturunu hayatının son anlarına kadar sürdürdü.
O adanmışlığı, üretim atölyesinden araziye hatta hastane odasına kadar hiç bir şartta değişmedi.

HASTANE ODASINDA İHA PROJELERİ SUNUMU
Belgeselin en çarpıcı anlarından biri belki de; Selçuk Bayraktar ve Haluk Bayraktar'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakan olduğu dönemde hastane odasında sunum yaptığı anlara ait fotoğrafın perde arkasıyla ilgili tanıklıklar.
Olay 2009 yılında Özdemir Bey’in aort damarı patladıktan sonra yoğun bakımda yatarken yaşanıyor.
Özdemir Bayraktar kendisini hastanede ziyarete gelen dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a, “Başbakan’ım çocuklar İHA projeleriyle ilgili hemen size sunum yapsınlar” talebinde bulunuyor.
Selçuk Bayraktar o anı şöyle anlatıyor:
“Babam zaten işiyle yaşıyordu. Biz de dışarıda annem, biraderim, kardeşim ve ben sunum yapıyoruz.”
Çünkü Özdemir Bey için üretmek, nefes almak kadar önemliydi.
Uzun ve yorucu mücadele yolculuğu sistematik engellerle doluydu. Türk İHA’larının önüne takoz koyan zihniyet, yerli projelere “aman durun” derken İsrail’le bir ayda anlaşma yapabiliyordu.
Siyonist İsrail uşağı, emperyalist güçlerin kuklası bürokrat ve askerlerin, FETÖ’cü hainlerin engellemelerine rağmen vatanı için direndi, mücadele etti. Vatan haini FETÖ’cülere, terör örgütü PKK’ya hizmet eden maşalara asla eyvallah etmedi. Engel olmaya çalışanlar onu yıldıramadı.
Türk İHA ve SİHA’larının geliştirilmesinin önünde takoz olanlar, bunların yerine İsrail yapımı malzemeyi kullanmak için her yolu denediler. Özdemir Bayraktar bu ülke düşmanı takozlarla karşı karşıya gelmeyi göze aldı. Türkiye'nin talihini döndürecek projelere engel olmaya çalışan dönemin vatansız bürokratlarını ifşa etti.
Dosdoğru yaşadı, asla eğmedi, bükmedi. Bildiği yoldan da asla sapmadı.
“İsrail'in İHA'sıyla 1 ayda anlaşmayı yaptılar, biz bedava veriyoruz ona bile aman durun diyorlar. Bir tane satılmış adam her şeyi bitiriyor!” sözleriyle isyanını haykırdı.
Bu öfke kişisel değildi. Bu ülke için üstlenmiş olduğu sorumluluğun dışa vurumuydu.
Tam bürokratik engellerden yıldığı, her şeyden vazgeçmeye niyetlendiği bir dönemde Hakkari'de sınır birliklerinden birinde görev yapan Teğmen Aydın Yiğit’in telefonu bütün motivasyonunu yenilemesi için yetti.
“Kantinde arkadaşlarımızla aramızda para topladık sizden mini İHA satın almak istiyoruz.”
Bu sözlerin belki de en son söyleneceği kişi Özdemir Bey'di. Bu sözler bütün vazgeçme düşüncesini rafa kaldırması için yeterliydi.
O, Teğmen Yiğit’e “Biz size İHA’yı getirip teslim edeceğiz. Siz onu alıp millileştirdik ve el koyduk diyeceksiniz bizi oradan sepetleyeceksiniz.” diyerek İHA'yı bila bedel ellerinden almaları için çözüm yolunu da kendi gösteriyordu.
Haluk Bayraktar’ın anlattığı Sinop testleri sırasında yaşananlar da belgeselin hafızaya kazınan bölümlerinden biriydi.
2009 yılında, Bayraktar İHA gece karanlığında tamamen otonom şekilde piste iniyor. O dönem bu kabiliyet ne Amerikan ne de İsrail sistemlerinde vardı. Buna rağmen tutanak tutulurken biri çıkıp “Bu uçak otomatik inmedi” diyebiliyor. Sinirler geriliyor. Gururun yerini bir kez daha engellemelere karşı amansız bir mücadele alıyor.
Haluk Bayraktar’ın şu can yakıcı cümlesi Türkiye’nin o günkü fotoğrafını da özetliyor:
“Tam üç yıl geciktirdiler. Bu İHA’lar üç yıl önce girebilirdi envantere.”
O üç yılın terörle mücadelede yüzlerce şehit verdiğimiz yıllar olması da üzerinde derin derin düşünülmesi gereken bir konu...
Özdemir Bayraktar bütün bunlara rağmen vazgeçmiyor. Devletten maddi destek almayı da kabul etmiyor. “Para veren emir verir, emir veren de bu işin olmaması için emir verir.” diyerek bağımsızlığın sadece teknolojik değil, ahlaki bir mesele olduğunu da hatırlatıyor. Bilgisini, emeğini, imkânları bu ülkeye için adeta hibe ediyordu.
Cudi’de, Gabar’da, Uludere’de vatanın en ulaşılmaz üs bölgelerinde üstüne kamuflajı geçirip durmak bilmeyen Özdemir Bayraktar’ı bir an bile durdurmayan bir söz vardı;
“İnsanlar şehit oluyor bu vatan uğruna…
Bize bundan sonra uyku haram.”
“Baykar devlet desteğiyle bu günlere geldi” diyenlerin gözüne sokulması gereken bu söz ortaya konan iradenin kilit noktasıydı da aslında...
Halen Baykar’da Genel Müdür Yardımcılığı görevini de yürüten Emekli Albay Mustafa Köseoğlu’nun Özdemir Bey'den "kurtuluş olmadığını" anlatan anekdotu tebessüm ettirirken düşündürüyor;
Özdemir Bayraktar İHA’ları uçurmak için askerle birlikte ileri üs bölgelerine gitmek ister. Güvenlik gerekçesiyle izin verilmez. En sonunda Köseoğlu “Bıyığınız var, sivilsiniz, gönderemem” der. Ertesi sabah Özdemir Bayraktar bıyığını kesip gelir. “Haydi şimdi sıkıysa gönderme” dercesine komutanın karşısına dikilir
Çünkü onun için engeller, sadece aşılması gereken küçük ayrıntılardır.
Selçuk Bayraktar’ın şu cümleleri ise taşıdığı genetik mirasın özeti gibiydi:
“- Uçabilmek, hürriyet duygusuyla alakalı bence, babamda da vardı. "Kaz uçar da Laz uçmaz mı?" derdi.
- Beraber uçmaya gitmiştik, ezberlemiştim uçağın bütün fonksiyonlarını, o da bana öğretiyordu, sıkılmadan.
- İlk mühendislik eğitimimi babamdan aldım diyebilirim.”
Bir kuşun kanadına nakşedilen büyük sevda!
Özdemir Bayraktar yalnızca İHA ve SİHA üretmedi.
Bir özgüven inşa etti.
Büyük bir irade ortaya koydu.
Bir ülkenin kendi ayakları üzerinde durabileceğini hepimize gösterdi.
Bugün semalarda süzülen her yerli teknoloji, aslında genç yüreklere fısıldanan tek bir cümlenin akisidir: “Sen yapabilirsin… Asla vazgeçme!”
İyi ki bu topraklardan Özdemir Bayraktar geçti.
İyi ki asla vazgeçmedi.
Çünkü o vazgeçseydi, bugün gökyüzüne baktığımızda belki de sadece bomboş gökyüzünü görecektik. Şimdi ise bir milletin gerçek olan rüyalarını görüyoruz.
KALE Grubu Yönetim Kurulu Başkanvekili Osman Okyay'ın bu konudaki yorumu ile bitirelim; "Özdemir Bey'in verdiği bu mücadele bir yerde dursa idi, Türkiye'nin İHA mücadelesi olmazdı, batardı."
Şu an Türkiye İHA alanında dünyanın en iyisiyse bu tesadüf eseri olmadı. Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyonun ve siyasi iradenin, bunun yanında Özdemir Bey gibi sıradışı insanların eseridir. Bu gurur milletin has evlatlarınındır. Bu devasa tesislerin nasıl bir mücadelenin eseri olduğunu böyle düşününce çok daha iyi anlaşılacaktır.
Son söz olarak; Özdemir Bayraktar’ın gençlerimize ilham olacak örnek mücadelesini okullarımızda, üniversitelerimizde ders olarak izletilse yeridir. Zira birkaç dönemde işlenebilecek derslere bedel bir hikâye var karşımızda...
"Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti" belgeselinin yapımcısı Cüneyt Polat ve ekibini de tebrik ediyorum. Özdemir Bey’in çok özel hikayesinin hakkını fazlasıyla vermişler. Hepsinin emeklerine sağlık.
Vatanımızın, ay-yıldızlı bayrağımızın adanmışları, 'Bayraktar'ları hiç eksik olmasın. Özdemir Bayraktar Ağabeyimize de Rabbim rahmetiyle, merhametiyle muamele eylesin, mekânı cennet olsun. Ruhu için El Fatiha!
Osman Ateşli – Haber7
X: @oatesli
Nsosyal: @osmanatesli
Yorumlar30
-
Huzur
10 dakika önce
Şikayet Et
Rabbim yâr ve yardımcımız olsun inşallah razı olacağı şekilde salih işler yapmayı nasip etsin
Beğen
Cevapla
-
Huzur
11 dakika önce
Şikayet Et
Rabbim yâr ve yardımcımız olsun inşallah razı olacağı şekilde salih işler yapmayı nasip etsin
Beğen
Cevapla
-
Erkan Harp
1 saat önce
Şikayet Et
Elhamdülillah, bir devrim otomobili fiyaskosu olmadı, Nuri Demirağ, şakir zümre, Nuri killigillere sabotaj ile ortadan kaldırma da olmadı. Bu vatan ne ihanetler gördü, hala ihanet edenler aramızda dolaşıyor. Belgesellerle, sinemalarla tüm çıplaklığı ile millete anlatılmalı.
Beğen
Cevapla
Toplam 1 beğeni
-
Kubilay K.
1 saat önce
Şikayet Et
Vatan ve toprak sevgisi için, engelemere ve zorluklara ramen basarmış, en güzel örneği Özdemir BAYRAKTARDIR ruhu şad olsun.
Beğen
Cevapla
Toplam 5 beğeni
-
HAK
1 saat önce
Şikayet Et
RABBİM MEKANINI CENNET EYLESİN.SELÇUK BAYRAKTARADA UZUN ÖMÜRLER VERSİnNNNN.
Beğen
Cevapla
Toplam 9 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle