Kıbrıs gerçeği ve masadaki yeni dil
- GİRİŞ24.05.2026 08:49
- GÜNCELLEME24.05.2026 08:49
Uluslararası ilişkiler sahnesi, kâğıt üzerine yazılmış süslü metinlerin aksine, sahadaki gerçek güç dengelerinin hüküm sürdüğü acımasız bir arenadır.
Yıllarca bu arenada “hukuk” kelimesinin arkasına sığınarak Doğu Akdeniz’deki varlığımızı ve Kıbrıs Türk halkının haklarını gölgelemeye çalışanlara en net cevap, geçtiğimiz günlerde İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ile Avrasya Bir Vakfı Gençlik Merkezi-Genç ASAM’ın müştereken düzenlediği 1. Uluslararası İlişkiler ve Hukuk Sempozyumu’nda verildi.
Sempozyumun açılışında birer selamlama konuşması yapan İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen ve Avrasya Bir Vakfı Gençlik Merkezi Başkanı Çağrı Batuhan Budak, ülkemizin Kuzey Kıbrıs Türklüğüne bakışını biraz duygusal biraz da reel-politik üzerinden değerlendirdiler.
Sempozyumun ev sahipleri dışındaki en dikkat çekici konuşmacısı (onur konuğu), açılış konuşmasını yapan Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı (KKTC) ve aynı zamanda Kıbrıs’ın son dönemde yetiştirdiği en değerli akademisyen, yazar ve siyaset adamı Doç. Dr. Tufan Erhürman’dı.
***
Aslen bir idare hukukçusu olan Erhürman’ı dinlerken, salonda sadece teorik kalıplara sıkışmış bir akademisyen olmadığını gördük. Mütevazı, ayakları yere basan ve en önemlisi sanal âlemin illüzyonlarından sıyrılıp gerçeğe yaslanan bir lider profili müşahede ettik.
Hukuk kökenli bir siyasetçinin uluslararası hukuku ne denli kısa sürede kavradığını ve dünyanın mevcut statüsünü nasıl doğru okuduğunu şu sözleri özetliyordu:
"Uluslararası hukuk hiçbir zaman tam anlamıyla uygulanmadı; o, her zaman gücün emrinde oldu."
Bu tespit, küresel adalete dair saf bir romantizm besleyenlere karşı gerçekçi (realist) okulun en yalın tokadıydı.
***
Ancak Erhürman’ın konuşmasını asıl kıymetli ve ümitvar kılan, Kıbrıs davasının tarihsel omurgasına ve KKTC’nin devlet hafızasına yaptığı sarsılmaz vurguydu. Sol siyasetin zaman zaman içine düştüğü o teorik ve klasik jargondan uzaklaştığında, Kıbrıs’ın ve dünyanın güncel jeopolitik gerçekliğini ne kadar iyi kavradığını bizzat kendi ağzından çıkan şu kırmızı çizgilerle gördük:
“Dilimize yerleşmiş bir ‘artık’ kelimesi var; artık bundan böyle, artık zamanı geldi, artık bu şekilde gibi kullanılan… Kıbrıs'ta 'artık' kelimesi geçerli değil. Uluslararası toplum iki devletli bir yapıyı kabul etse iyi olur. Bizim deniz yetki alanlarımızdan, 500 binin üzerindeki nüfusumuzdan ve bölgesel nüfuzumuzdan asla geri adım atmamız mümkün değildir. Garantörlük ve adadaki Türk askerî varlığı asla müzakere konusu olamaz!”
Bu sözler, Kıbrıs Türk tarafını yıllarca masada oyalayan, “Artık bir anlaşma olmalı” diyerek zaman kaybettiren diplomatik tuzaklara çekilmiş en güçlü resttir.
***
KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, bugüne kadar yapılan beyhude görüşmeleri bir kenara bırakarak, KKTC’nin ayrı bir devlet olarak haklarının sonuna kadar farkında olduğunu ve bu haklar için mücadele edeceğini ilan etti.
Daha da önemlisi, bu mücadelenin köksüz olmadığını, kurucu iradeye bağlı olduğunu şu sözleriyle mühürledi:
"Dr. Fazıl Küçük ve arkadaşları önümüze hangi ideali koymuşlarsa asla geri adım atmayacağız ve meselemizi bütün dünyaya anlatacağız."
Bu duruş, adadaki varoluş kavgasının partiler üstü bir devlet politikası olduğunu, ideolojik bagajların devletin bekası söz konusu olduğunda nasıl esneyebileceğini gösteren ümit verici bir gelişme. Erhürman’ın akademik vizyonuyla sanal dünyanın popülizmine kapılmadan, yapay zekâ çağının getirdiği risk ve gerçekleri okuyabilmesi de onun geleceğe dair entelektüel derinliğini perçinliyor.
***
Görünen o ki, Kıbrıs’ta yeni bir dönem şekilleniyor. Egemenliğinden, Mavi Vatan’daki haklarından ve Türkiye’nin garantörlüğünden taviz vermeyen; gücün hukukunu bilerek hukukun gücünü aramaya çıkan bu gerçekçi dil, KKTC’nin uluslararası alandaki olumsuz imaj dalgasını da kıracaktır. Kurucu liderlerin mirasına yaslanan, bugünün dünyasını doğru okuyan ve geleceğe ümitle bakan bu irade, Kıbrıs Türkünün adadaki sarsılmaz mühür olmaya devam edecektir.
ÖZCAN ÜNLÜ/ 66 (24 Mayıs 2026)
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol