Müebbet nefret
- GİRİŞ22.07.2008 08:37
- GÜNCELLEME22.07.2008 08:37
"Durup dururken kimse senden nefret etmez, bir şey yapmışsındır ille de.." yargısı çarpılır çünkü nefret müştekisinin yüzüne. Savunma durumuna geriler insan şikayet ettiğinde ve bunu istemez kimse
Ve gerçekten ama gerçekten, bu nefreti hak edecek hiçbir kabahati, yanlışı, falsosu olmayanlar en çok zorlanır; suçsuzluğunu tevilde. "Ay Nişantaşı'nın caddelerine doluştular" cümlesine, en fazla "evet doluştuk, doluşmaya da devam edeceğiz" cümlesiyle karşılık verebilirler nefrete muhatap olanlar. "Sizin bizden nefret ettiğiniz kadar, biz de sizden nefret ediyoruz, asıl siz doluştunuz sokaklara, kenara kayın bakalım; yer açın bundan böyle bize" demezler işte.
Nefrete nefretle karşılık vermek; hiçbirşey yapmadığınız halde gerilim çıkarmakla suçlanan siz gibilerin 'kabahatinin' tescili sayılacak, laik avazlar şimdiye dek olmadığı kadar açılacaktır, bilirsiniz nihayetinde. Gerçek bir kutuplaşma sayılabilecek bu durum, sizden nefret edenlerin nefret gerekçesini haklı çıkarmak anlamına gelecek; savaş başlayacak ve olan bu ülke adına sevdiğiniz her şeye olacaktır yüksek ihtimalle. Dolayısıyla nefretçiyle nefretçi olmamak, düşünerek hareket etmek kabiliyetinizi onlar hesabına ve lehine de kullanarak, muhatabı silahsız bırakmak gerekir.
Bunu ne için yapar insan; isyan ile vicdan arasında neden gidip gelir? Çünkü ortada "kırılıp dökülecek bir şeyler" vardır.
Çünkü bu ülkede gerilimi asıl çıkaranların; "Memlekete şeriatı getirecekler, şöyle yapacaklar, böyle edecekler" diyerek gerildiklerini iddia edip, gerilim de gerilim diye ortalığı ayağa kaldıranlar olduğunu söylediğinizde, gerilimin hipertansiyonunu sizin ateşlediğiniz iddia edilir. Kimse ayakta duramayacak hale gelebilir.
Çünkü, "bize kendimizi açık hissettiriyorlar, eyvah üniversitelere girecekler, tabi olduklarını söyledikleri kurallara kendileri uymuyorlar başlarını örtüyor, daracık blue jeanlerle dışarı çıkıyorlar" demenin nefretin som noktası olduğunu söylediğinizde ve karşılığında, "Pekala, siz de bize kendimizi fazla kapalı hissettiriyorsunuz; başörtülülerin üniversiteye girmesini istemeyenler önce faşizm tedavisinden geçirilip sonra alınsın okullara" dediğiniz anda, çatışmanın fitiline kibrini çaktığınız söylenir. Ateş herkesi yutacak kadar büyüyebilir.
Bu nedenle, artık bundan kelli, vakur, akıllı, sakin, serinkanlı, ılımlı, ağırbaşlı, hiddetsiz olması gereken sizsinizdir. Siz hiç başörtülü bir kadının, bir başka kadından sırf açık olduğu için nefret ettiğini söylediğini duydunuz mu? Ben duymadım. Ama aksi örnekleri sorarsanız yüzlercedir.
Buyrun en günceline; Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi'nin eşi Aysel Ekşi'ye: Emre Aköz'ün dünkü (21.07.2008) Sabah'ta da aktardığına göre: The Times'tan Janice Turner, "İslam ve Türkiye'deki Büyük Türban Savaşı" adlı incelemesini hazırlarken 72 yaşındaki Bayan Ekşi'yle konuşurken, Cumhurbaşkanı eşi Hayrunnisa Gül'le de görüşeceğini söylüyor. Bunun üzerine Aysel Hanım, hışımla masaya vurarak bağırıyor: "O kadından nefret ediyorum". "Örtülü kadınları dışarıya karşı imaj bozmakla" suçlayan kesimden bir kadın olarak, dışarıdaki imajımızı filan düşünemeyecek denli gözünü karartmış bir öfkeyle kendini kaybederek hem de
Geçtiğimiz haftasonu da (19.07.2008) Ayşe Böhürler benzer bir nefrete mutahap olmuş kişisel deneyimlerini aktarıyordu okurlarına: Çektiği bir edebiyat belgeseli için görüşmek istediği, kendine "solcu" diyen bir yazarın "Ben bir başörtülü ile karşı karşıya olamam, soruları başka birisi sorarsa katılırım" deyişini ve devamını, işyerinin Fatih'te olması bile bir kabahat olan bir başörtülü olarak kimbilir hangi duygu salınımları içinde anlatıyordu sakince
Nefret eden, nefretini dizginlemeyen, dizginlemeye çalışmayı bile bir tür mağlubiyet addederek reddedenlerin; apaçık ve kinle, tahrikle dolu dolu üstünüze boca ettikleri bu kızgınlıktan nasipsiz kalmış bir "göz önünde başörtülü" var mıdır, bilmiyorum. Bildiğim o ki; bu terbiyesizliklerin, tahammülsüzlüklerin ardında, köyden gelmiş yeğeni Kınalı Yapıncak'ı ancak tavanarasına yakıştıran ya da müştemilatta yatması gereken bir alttür olarak kodlayan ve bit taramasından, tırnak kontrolünden geçirecek denli aşağılayan bir bilinçaltının teşrihi var.
Öyle ya, 'Kınalı Yapıncak'lar bile, medeniyetin ve doğru yolun ancak açılmaktan geçtiğini öğrenip, saçını başını yaptırıp havalı ve askılı gece elbiseleri giyerek 'ortamlara dahil olunabilineceğinin' farkına varabiliyorsa, bu kendini bilmezlere ne oluyor yani, değil mi?
Kendisine yöneltilmiş nefreti 'onlar gibi olarak' sevgiye tahvil etmeyi, en azından nötralize etmeyi tercih etmeyen, bunu onurlu bulmayan, ödenebilir bir bedel olarak görmeyen; 'doğru yolu' bulması gerektiğine inanmayan, resmi haritalardaki tüm yön levhalarının gösterdiği kıble dışında da macera istikametleri bulunabileceğini bilenler, nefretin kapkara patlamalarını hep sırtında hissedecek.
Cevap; akıl, izan ve sükunetle yoldaş bir yadırgama olacak. Nefret yani, müebbet yiyecek. Az şey mi?
Yorumlar9
-
mimiga mimiga
17 yıl önce
Şikayet Et
Nefret.... Nefret dediğin şey ilk anda nefrettir. Sonra öfkeye dönüşür, sonra bu öfke azim olur, kararlılık olur samimiyet ve teslimiyet olur. Bütün bu eziyetlerin bir imtihan olduğunu bilirsin. Sonra şükredersin "Allah Rasülü bile ne üzüntüler yaşadı, benim canım alemlere rahmet olarak gelenden daha mı tatlı" dersin. İmtihanının basitliğine şükrederek gülümsersin. Ve tüm bunlara karşın Allah sana, o zalimlere acıyarak bakma gücünü de verir. İnanıyorum, Allah o zulme uğrayan kullarını çok seviyor, Efendimiz de seviyor
Beğen
Cevapla
-
Fuat ortatepe
17 yıl önce
Şikayet Et
Gıcık. Yav "Gıcık" sen harbiden bomboş bir adammışsın. Ben de seni bir şey sanıp başka bir yazıdaki yorumundan dolayı cevap yazmıştım. Gerek yokmuş. Her şeyi yazabilirsin, zaten böyle bir bomboşluğu da 100 yıl yazsan ancak doldurursun. Kolay gelsin.
Beğen
Cevapla
-
Murat Karahan
17 yıl önce
Şikayet Et
Gıcıklıktan Zevk Alan Kelaynak. Türkiye'nin sorunu ;nüfusa oranı %5'i bile bulmayan ; miletiyle ,milletin değerleriyle , bu değerlerin en önemlisi olan diniyle kavgalı bir azınlıktır. Bunlar laikliği icat edildiği ülkelerdeki anlamının dışına çıkarıp insanların inançlarını yaşamalarının önüne bir engel haline getirme derdindedirler. Vatan ve millet düşmanlığı yapan sözde vatansever , özde gıcık olunacak hainler milletten yedikleri tokatlardan acaip haz alıyorlar.
Beğen
Cevapla
-
GICIK Vatansever
17 yıl önce
Şikayet Et
Benim kimseyi sucladigim falan yok!Benim de tum yakinlarim Musluman ve onlar benim Canlarim.Ammaa:. Ben bu isin 30 yildan fazla icindeyim,tam ortasindayim,bana firsat verin burdaki butun yorumculari tek bir yorumundan asagidaki uc siniftan hangisine girer siniflandirayim.Ne benim,ne ordunun,ne de tum Kemalistlerin Enistem sinifi haric diger iki cesit muslumanla hicbir sorunu yoktur.Ben burda kendisini o 2 sinifta hisseden tum Musluman Kardeslerimden ozur diliyorum.Ama Enistem cesit Yobazlar burda da bellidir,benim derdim onlarladir,%10 civarinda olan bu sinif diz cokturulmeden ulkeme huzur asla gelmez!
Beğen
Cevapla
-
Turkish hero 69
17 yıl önce
Şikayet Et
Başörtüsü sorunu. Bende serbestlikten yanayım ama üniversitedeki yüzü boyalı ve dar elbise giyip erkek arkadaşları ile gezenleri görünce bunlar zaten dünden açılmaya razı diyesim geliyor.Ama samimilerine saygım var!
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle