Hukuk da boru muymuş Paşa!
- GİRİŞ06.01.2012 09:41
- GÜNCELLEME06.01.2012 09:41
Biliyorsunuz, dün yine Türkiye tarihinde bir ilk gerçekleşti. İrtica ile Mücadele Eylem Planı ve İnternet Andıcı davalarının birleştirilmesinin ardından, savcılık tarafından adliyeye davet edilen eski (bazı dil sevdalısı arkadaşlar sabık deyince; sabıkalı dediğimi zannedip bozuluyorlar, sağlama alalım 'eski' kelimesini kullanalım da, bir de bunu açıklamak zorunda kalmayalım!) Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, savcılığa gitti, ifade verdi, sorgu sonunda da tutuklama talebiyle mahkemeye sevkedildi.
Bu, cumhur için küçük, Cumhuriyet için büyük bir adımdı, çünkü Türkiye'de ilk kez, yaptıklarının "hikmetinden sual olunmaz" genelkurmay başkanlarından birine, hukuk önünde, yapıp-ettiklerinden sual edildi. Poyrazköy'den çıkan Law'lara 'boru', İrtica ile Mücadele Planı belgesine 'kağıt parçası' diyen İlker Başbuğ'a, TCK'nın 314/1. maddesince "örgüt yöneticiliği" ve 312/1. maddesi gereğince de "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs" suçlarından tutuklanması istemiyle mahkemeye sevkedilmek suretiyle, "hukuk boru değildir Paşa" denildi.
Peki, Başbuğ'un darbeye teşebbüsle suçlanmasına yol açan İrtica ile Mücadele Eylem Planı neydi? Genelkurmay'da tezgahlanan sözkonusu plandan birkaç madde örnekleyerek hatırlayalım:
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Özlem Albayrak / Yeni Şafak
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol