İzinsiz toplantı ve gösteri mümkün mü(1)?

Demokratik hukuk toplumlarında toplantı yapmak ve gösteri yürüyüşü düzenlemek herkesin hakkı olup, bunlar için bir izin prosedürü gerekmemektedir.

  • GİRİŞ15.07.2013 09:24
  • GÜNCELLEME15.07.2013 09:24

Çünkü bu hak, Anayasa m.34 ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m.11'de açıkça ifade edilmiş, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nda da, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ayrıntılarına yer verilmiştir.

Gösteri ve toplantı düzenleme hakkını kısıtlayan şöyle de bir durum vardır; izne gerek olmasa da toplantı ve yürüyüş yapmadan 48 saat önce, bulunduğunuz yerin en yüksek mülki amirliğine bu durumu bildirmek gerekmektedir. Bu bir bildirimdir ve izin olarak değerlendirilemez. Bu bildirimin yapılmasından sonra 48 saat içinde, fakat makul bir süre önce, yani son ana bırakmadan, gerekçe göstermek suretiyle kendisine bildirim yapılan mülki amirlik, toplantı veya yürüyüşünün yapılmasını engelleyebilir. Bu engel, ya toplantı ve gösterinin yapılacağı yerin yasak yerlerden olmasından veya o an bildirime konu yerde toplantı ve gösteri yapılmasının somut sakınca ve zarara yol açma ihtimalinden kaynaklanabilir.

Basit sorunlar veya kamu otoritesi kullanıcılarının ya da çoğunluğun beğenmediği ve desteklemediği konu ve görüşlerin dile getirilecek olması gibi nedenler, kesinlikle yetkili makama bir kılıf bulmak suretiyle toplantı ve gösterinin yapılmasını engelleme, toplanan ve gösteri yapan insanlara karşı güç kullandırma ve kullanma yetkisi tanımaz.

Diyelim ki toplantı ve gösteri bildirimsiz veya yasak yerde yapılıyor ya da bildirimli, yani sakınca yok, fakat toplantı ve gösteri sırasında istenmeyen bazı hadiseler gerçekleşti ya da gerçekleşme ihtimali pek muhtemel hale geldi. Bu durumda kolluk gücü, gerekli önlemleri almalı, fakat silahsız olan ve saldırı amacı taşımayan insanlara karşı güç, yani zor kullanmamalı, özellikle de silaha başvurmamalı, bireyin can ve mal güvenliğini gözetecek şekilde beklemelidir.

Bu beklemenin bir süresi de olmamalıdır. Kolluk, toplanan bireyler cebir ve şiddete başvurmadığı sürece, dağılmalarını beklemek, kolluk güçlerine, diğer insanlara ve çevreye karşı cebir ve şiddete başvurulması halinde ise, yalnızca bu hukuka aykırılıkları durdurmak, can ve mal güvenliğini koruyup sağlamak, hukuka aykırılıkların büyümesine mani olmak ve suç işleyenleri yakalamak amacıyla önce fiziki güç, ardından cop ve son olarak da insanın bedenine, konuta veya işyerine gelecek şekilde atılmamak kaydı ile (en az 45 derece açı ile) biber gazını kullanabilecektir.

Elbette bu tür yöntemler öncelik olmamalı, son çare olarak görülmelidir. Ancak lüzumlu olduğu durumda kolluk, insanların can ve mal güvenliği ile hukuk düzeninin korunması adına, keyfi olmamak ve başka amaçlar için kullanılmamak şartı ile zor ve silaha başvurabilir. Kolluğun çalışma şekil ve şartlarında yaşadığı zorluklar, keyfi veya orantısız zor kullanma nedeniyle gerçekleşen istenmeyen sonuçlar için dayanak gösterilmeye çalışılsa da, konu insan hayatı ve sağlığı olduğunda bu mazeretler kabul görmeyeceği gibi, meslek icrasının gerekleri ile de bağdaşmayacaktır.

Demokratik hukuk toplumunda yaşayan her birey, hoşnutsuzluğunu, itirazını ve taleplerini; toplanarak, gösteri ve yürüyüş yaparak, bu şekilde kamuoyuna sesini duyurarak, cebir ve şiddete, tehdit yöntemlerine başvurmadan, korku ve baskı ile gizlenip hukuka aykırı faaliyetlere kalkışma ihtiyacı duymadan dile getirebilmelidir.

Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na göre parklar, yürüyüş ve toplantı yapmaya uygun yerler değildir. Bunun yanı sıra; Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne bir kilometre mesafede olan yerlerde, ibadethanelerde ve kamuya açık ana yollarda da toplantı ve yürüyüş yapmak kısıtlanmıştır.

Ancak İnsan Hakları Mahkemesi'nin verdiği bir karar vardır ki, bunu dikkate almak gerekir. Mahkemeye göre; toplantı ve gösteri yapmak için acil bir şart oluşmuş ise, bildirim yapılmaksızın gerçekleşen toplantı ve gösteri hukuka uygundur. Örneğin, ağaçlar kesilmeye başlandığında, çevre bilincine sahip insanlar ağaç kesimine tepki gösterebilirler. Bu örnek, acil durumun varlığına uygun düşmektedir. Ağaç kesiminin hukuka uygun olması, toplantı veya gösterinin engeli değildir.

Diyelim ki, toplantı ve gösteri yapmak isteyen kişiler tarafından mülki amirliklere 48 saat öncesinden bildirim yapılmadı. Sonrasında bu insanlar,  düşüncelerini kamuoyu ile paylaşmak ve sesini duyurmak için bir gösteri ve yürüyüş düzenledi. Burası, bir park veya yapılmayan bir üst geçit nedeniyle birçok trafik kazasının gerçekleştiği, can ve mal kaybının yaşandığı bir anayol veya cadde üstü olabilir. Burada polisin hukuka uygun hareket tarzı şu olmalıdır: Polis önlemini alır, gösteri yapan grubun önünü keser, yapılanın hukuk dışı olduğunu anlatır ve grubun dağılmasını ister. Grup dağılmıyorsa ve şiddet içeren bir eylem içerisinde değilse polis beklemelidir. Şiddet içermeyen eylem, zor kullanarak dağıtılmamalı, cebir ve şiddete başvurmayan insanlara karşı zor ve biber gazı kullanılmamalıdır. Aksi halde uygulanan şiddet, işkence kapsamında değerlendirilebilir. Silahsız ve saldırısız duran insanları zor kullanarak dağıtmak, nedensiz olarak yakalayıp götürmek hukuka uygun düşmeyecektir.

Demokratik hukuk toplumu olmak böyle bir şeydir. Başkalarının hak ve hürriyetlerine saldırı olmadıkça, kamu kudreti kullanıcısı da keyfi veya aşırı güç kullanamaz. Kullanırsa hukuk dışı olur ve kamu kudreti kullanıcısının sorumluluğunu gerektirir.

Prof. Dr. Ersan Şen - Haber 7

ersansen@hotmail.com

Yorumlar3

  • Mustafa Kemal 3 yıl önce Şikayet Et
    Özgürlük başkasını kısıtlayana kadardır ve araya başkası giremez
    Cevapla
  • mehmet özkaya 9 yıl önce Şikayet Et
    senin özgürlügün beni rahatsız edince biter. sınırsız özgürlük yok.bizdeki solcular izinsiz veya izin alsalarda hemen provake ederler.polis müdahale etmesinmi? isteyen istedigi yerde eylem yapabilirmi?
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • zafer şahin 9 yıl önce Şikayet Et
    Sayın Prof. gösteri nin nerde duracağı noktasını kaçırmış !. Şayet Demokratik haklarını kullanmak isteyenler başkalarının demokratik haklarını çiğnemeye başlayacaksa orada demokrasiden bahsedilemez ! Park ve bahçeler protesto edenler kadar bizim de... Protesto bahanesiyle park, bahçe, yol, kaldırım, bina vs. lere zarar verilerek benim vergilerim heba ediliyor ve bu alanları kullanmam engelleniyorsa, yollar kapatılıp barikatlar kurularak seyahat ve ulaşım özgürlüğüm engelleniyorsa bunun neresinde demokratik hak kullanımı ? Sap ile samanı karıştırmayalım ! Özgürlüğü SONSUZ kabul ederek ANARŞİ oluşturmayalım !
    Cevapla Toplam 5 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat