Güvenlik kameraları

Kamuya açık yerlere, örneğin, cadde, sokak, meydan, park ve karayollarına konulan ve “MOBESE” olarak bilinen güvenlik kameraları (mobil elektronik sistem entegrasyonu) ile işyerlerinin, site ve apartmanların güvenliği sağlamak için konulan güvenlik kameralarının özellikle birilerini takip etmek için değil, güvenliğin ve huzurun sağlanması, genel anlamda suçun önlenmesi, varsa işlenen suçlar ile faillerinin tespiti amacıyla yerleştirildiği bilinmektedir.

  • GİRİŞ01.03.2013 09:26
  • GÜNCELLEME01.03.2013 09:26

Kamu huzuru ve güvenliği için gizli veya açık yerleştirilen güvenlik kameralarının konulma amacı doğru olsa da, bu konuda ifrada gidilmemesi, bireyin özel, aile ve iş hayatının takibine dönüştürülmemesi gerektiği tartışmasızdır. En önemlisi, bu kameralar yardımı ile yalnızca görüntü tespit edilebilmelidir. Hakim veya mahkeme kararını dayanak almayan (CMK m.135, 138/2 ve 140'ın kapsamına girmeyen) bu uygulamalarla, bireyler arasında geçen özel, gizli ve başkaları tarafından duyulması istenilmeyen konuşmaların kayda alınması hukuka uygun sayılmamalıdır.

Güvenlik kameraları, esas itibariyle görüntülere odaklı, kişiler arasında geçen özel konuşmaları kayda almayan bir yöntem olarak kullanılabilir. Aksi halde, kamuya açık bir yerde, örneğin parkta, pastanede veya çay bahçesinde konuşan ve bu konuşmaları başkaları ile paylaşmayan kişilerin seslerinin dinlenmesi ve/veya kayda alınması mümkün hale gelir ki, bu tasarrufun hukuka uygunluğu savunulamaz.

Bunun yanında, her ne kadar güvenlik amaçlı olsa da insanın özel durumlarını ve görüntülerini de tespit ettiği için sokakta, çarşıda ve alışveriş merkezlerinde kurulu tüm kameraların kaldırılması gerektiği de ileri sürülebilir.

Güvenlik kameralarının, insanların sürekli izlenip takip edilmesine, “muhtemel suçlu” muamelesine muhatap olmasına ve endişeli bir şekilde yaşam sürdürmesine yol açabilecek olumsuz yönleri ile düzenin korunması ve işlenen suçların tespiti olarak gösterilen olumlu yönlerinin, yani birey yararı ile kamu yararının çatıştığı muhakkaktır.

Kamuya açık yerlerde güvenlik kameralarının kullanılması meselesi, kamu yararı-birey yararı arasında yapılan bir tercih olmakla birlikte, kamu güvenliği ve düzeni, suç delillerinin elde edilmesi ve faillerinin yakalanması amaçlarına hizmet eden bu sistemin tümü ile kaldırılması da isabetli olmayacaktır.

Kullanılacağı yerlerin ve amaçların doğru seçilmesi, kullanımda ifrada gidilmemesi, elde edilen kayıtların keyfi kullanılmaması ve keyfi kullanımların yasaklanması kaydıyla, kamuya açık alanların güvenlik kameraları ile takibinde yarar olduğunu düşünmekteyim.

Prof. Dr. Ersan Şen - Haber 7

ersansen@hotmail.com

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat