Sistemin dışındaki NEET gençler için GÜÇ’lü bir adım

  • GİRİŞ10.01.2026 08:53
  • GÜNCELLEME10.01.2026 08:53

Son yıllarda “genç işsizliği” rakamlarını sık sık konuşuyoruz. Normal de… Çünkü tablo bir dönem gerçekten vahimdi. Ağustos 2019’da genç işsizlik yüzde 27 ile rekor kırmıştı. Bugün ise yüzde 15,4’e kadar geriledi.

İlk bakışta “oh be” dedirten bir tablo var. Türkiye, genç işsizlikte Avrupa Birliği ortalaması olan yüzde 15,2’e neredeyse gerilemiş durumda. OECD ortalaması yüzde 11,2; oraya da hiç olmadığı kadar yakınız. İlerleme olması bakımından her şey yolunda gibi görünüyor.
Ama perde arkasında sessiz bir sorun var: NEET gençler.

NEET ne mi demek?

Ne okul var, ne iş…

Ne derslik, ne ofis…

Yani eğitim veya çalışma hayatı sisteminin tamamen dışında kalan gençler.

Üstelik bu gençler “iş arayan” gençler de değil. NEET gençler çoğu zaman ne eğitimle ne istihdamla ne de sosyal hayatla bağını sürdürüyor. Asıl tehlike de burada başlıyor.

Rakamlar oldukça çarpıcı.

15-24 yaş grubunda her 5 gençten biri NEET: Oran yüzde 22,9. Erkeklerde yüzde 16 olan bu oran, kadınlarda yüzde 30’a fırlıyor.

18-29 yaş grubunda ise tablo daha da sorunlu: NEET oranı yüzde 30. Erkeklerde yüzde 17, kadınlarda ise tam yüzde 43. Yani her 10 genç kadından 4’ü ne çalışıyor ne okuyor.
Bu rakamlarla Türkiye, OECD ülkeleri arasında Kolombiya ve Güney Afrika ile birlikte listenin en üst sıralarında yer alıyor. 

Genç işsizliğini düşürmek elbette önemli. Ama NEET sorunu çok daha büyük. Çünkü burada mesele “iş bulamamak” değil; sistemin dışında kalıp bir nevi hayattan kopmak.
Peki bu gençler neden bu noktaya geliyor?

Sebep çok!

Kadın NEET’ler için tablo daha ağır. Evlilik, çocuk, ev ve bakım yükü genç kızlarımızı daha en baştan oyunun dışına itiyor. Yaş ilerledikçe, sağlık sorunları varsa ya da “ben yapamam / yapmak istemiyorum” duygusu baskınsa risk daha da artıyor.

Aile faktörü çok belirleyici. Düşük eğitimli ebeveynler, maddi sıkıntılar, işsiz anne-babalar, kalabalık evler… Erken yaşta üstlenilen aile sorumlulukları gençlerin hayatını zorluyor.

Eğitim cephesinde işler pek parlak değil. Okuldan kopan, başarısızlık yaşayan, temel becerileri eksik olan gençler mezun olduklarında iş dünyasında karşılık bulamıyor.

Eğitimle iş piyasası arasında belli kopukluklar hâlâ var. 

Üstüne bir de yoksulluk, yaşanılan bölge, fırsat eşitsizliği eklenince tablo iyice ağırlaşıyor. Zorbalık, akran baskısı ve kötü okul deneyimleri de cabası.

İş dünyası tarafında da sorun bitmiyor. Güvencesiz işler, kısa süreli sözleşmeler, “tecrübe” şartı, yaş ve cinsiyet ayrımcılığı gençlerin önüne duvar örüyor. Uzun süre işsiz kalan gençler ise zamanla tamamen “çalışma arzusu”ndan vazgeçiyor.

Sonuç ortada…

NEET gençler sadece işsiz kalmıyor; sosyal hayattan da çekiliyor. Arkadaş çevresi daralıyor, evden dışarı çıkma azalıyor, kültürel ve sosyal etkinlikler hayatın dışına itiliyor.

Moral bozuluyor, hayattan alınan keyif azalıyor. Ruhsal ve fiziksel sorunlar artıyor.

Gelecek planları belirsizleşiyor, ekonomik olarak kendi başına ayakta durma bir nevi hayal oluyor. Uzun vadede kalıcı gelir kaybı ve ciddi sosyal riskler kapıyı çalıyor.

Bu durum sadece gençlerin değil, toplumun da sorunu oluyor. Toplumda üretkenlik düşüyor, aile kurma kararları erteleniyor, toplumsal enerji yavaşlıyor. Yani kısa vadede gençler, orta ve uzun vadede ülke kaybediyor.

O yüzden “genç işsizliği düştü” diye sevinip kenara çekilmek olmaz. Asıl mesele, sistemin dışına itilen NEET gençleri yeniden hayata, eğitime ve özellikle işe kazandırmak.

Tam da bu noktada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 6 Ocak 2026 Salı günü tanıtımını yaptığı Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) Programı, klasik istihdam paketlerinden ayrılan bir anlam taşıyor.

Erdoğan’ın “Her gencimizin yeteneklerini geliştirebildiği, kabiliyetlerini iş gücü piyasasına aktarabildiği, meslek hayatına başlarken devletini yanında hissettiği bir sistem kurmayı hedefliyoruz” sözleri, aslında programın ruhunu özetliyor. 

GÜÇ, gençleri bekleme salonundan çıkarıp üretim sahasına davet eden bir anlayışa dayanıyor.

Hedef büyük: Üç yıl içinde 3 milyon gence istihdam, 445 milyar TL’yi aşan bir kaynak aktarımı. 

Üniversite öğrencileri için “Kampüste İş Var” modeliyle eğitim sürerken gelir elde etmenin yolu açılıyor. 

İlk kez özel sektöre adım atan gençlerin ücret ve sigorta yükünü devletin üstlendiği işe “İlk Adım Programı”, “tecrübe yok” duvarını yıkmayı amaçlıyor. 

Staj imkanlarının tek merkezde toplanması ve yaygınlaştırılması ise gençlerin en çok şikâyet ettiği karmaşayı azaltma iddiasında.

Meslek liseleri ve MYO öğrencilerine yönelik “Geleceğim Meslekte” adımı da dikkat çekici. Bu model, “önce diploma, sonra bakarız” anlayışından ziyade, doğrudan işe geçişi esas alıyor. 

GÜÇ’ün belki de en çarpıcı yanı, sistemin tamamen dışında kalmış gençlere uzanan eli. Zira NEET gençler, en kırılgan gruplardan biri. 

GÜÇ’ün bünyesindeki NEET İşgücü Uyum Programı (NİUP) bu noktada devreye giriyor.
18-29 yaş arası gençleri kapsayan NİUP, haftada en fazla üç gün kamu kurumlarında yarı zamanlı çalışma imkânı sunuyor. 

Çalıştıkları her gün için 1.375 TL harçlık, ayrıca iş kazası, meslek hastalığı ve genel sağlık sigortası primleri devlet tarafından karşılanıyor. 

Bilişimden AR-GE’ye, enerji ve teknoloji projelerine kadar nitelikli alanlarda deneyim kazandıran program, CV hazırlamadan iş arama becerilerine kadar kariyer desteği de sağlıyor. 

Üç yılda 450 bin gence ulaşması hedeflenen ve 107,3 milyar TL bütçeyle desteklenen NİUP, “iş tecrübem yok” diyen NEET gençler için gerçek bir köprü olma iddiasında.

Özetle GÜÇ Programı, tüm bileşenleri ile ama özellikle NİUP yönüyle doğru uygulanır, sahada etkin şekilde takip edilirse; sıkça dile getirilen Türkiye’nin genç nüfus avantajını, potansiyel güç olmaktan çıkarıp gerçek bir üretim gücüne dönüştürebilir.

Hayırlı olsun diyelim…

Prof. Dr. Faruk TAŞCI / Haber7

Yorumlar31

  • Misafir 7 saat önce Şikayet Et
    Yakında genç kalmayacak dışarıdan nufus ithal etmek isteyeksiniz. İş işten geçmeden aklımızı başımıza alalım.
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • BURHANEDDİNRABBANİ 10 saat önce Şikayet Et
    Kim demiş Avrupa insanı medeni? Ne edep var ne haya çırılçıplak bedeni! Eğer medeniyet açıp saçmaksa bedeni; Desenize hayvanlar bizden daha medeni! Kul olmak çağdışıyken, soyunmak çağdaşlık, Din kardeşliğini bıraktık biz, ecnebiyle kaynaştık.. Sünnet sakal yobazlık, top sakalsa medeni.. Unuttun sen ey vefasız ehli sünnet dedeni..
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • BURHANEDDİNRABBANİ 10 saat önce Şikayet Et
    Kim demiş Avrupa insanı medeni? Ne edep var ne haya çırılçıplak bedeni! Eğer medeniyet açıp saçmaksa bedeni; Desenize hayvanlar bizden daha medeni! Kul olmak çağdışıyken, soyunmak çağdaşlık, Din kardeşliğini bıraktık biz, ecnebiyle kaynaştık.. Sünnet sakal yobazlık, top sakalsa medeni.. Unuttun sen ey vefasız ehli sünnet dedeni..
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • Bülent DUMAN 11 saat önce Şikayet Et
    eğitim sistemi günün koşullarına göre hen teorik hem pratik her gün olmalı.okuldan çıkan çocuk bilgili ve becerikli olmalı acilen
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Emekli 11 saat önce Şikayet Et
    Gençlerin iş bulabilmesi için emekli çalıştırma şekli değiştirilmeli yüksek maaş alan emekliler ya emekli aylığı yada çalıştıkları yerden aldığı maaş denmeli bak ozaman gençler nasıl iş buluyor
    Cevapla Toplam 3 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat