Gençliğin ekranı TRT Genç’in işlevi mühim
- GİRİŞ31.01.2026 08:47
- GÜNCELLEME31.01.2026 08:47
Bir gencin ortalama bir günü nasıl geçiyor?
Bir elde telefon, genelde de kulaklık takılı, dolayısıyla video ile muhatap olunuyor. Bir yandan da mesajlaşmalar, paylaşımlar. Bu arada da biraz ders çalışma belki; belli kaygılar ve gelecekle ilgili soru üstüne soru.
Öte yandan, gençler için bilgiye ulaşmak artık çok kolay, ama aynı zamanda bilgi hiç olmadığı kadar dağınık, bir nevi “çöplük içinde altın” mahiyetinde.
İşte bu noktada “gençlere özel bir televizyon kanalı” fikri biraz gecikmeli olsa da gerekli ve yerinde bir hamle: TRT Genç.
Türkiye’de genç nüfus hâlâ ciddi bir ağırlığa sahip. 15-24 yaş arasında yaklaşık 13 milyon gencimiz var. Gençlerimiz sadece ülkemizin geleceği değil; aynı zamanda bugünün de en aktif üreticisi ve gücü.
Buna rağmen medya dünyasında, genelde gençler çoğu zaman ya “çocuk” kategorisinde algılanıyor ya da “sorunlu/sorumsuz” şeklinde bir kodlamaya maruz kalıyor; kenarda kalıyor.
TRT Genç, bu ikisinin arasındaki “gerçek gençlik” hâline odaklanma adına önemli bir açılım.
TRT Genç’in içeriğine bakınca ilk dikkat çeken şey şu: Kanal, gençleri sadece güldürmeyi ya da eğlendirmeyi hedeflemiyor. Bilim, teknoloji, kültür, biyografi, yarışma programları ile dolu bir kanal var karşımızda. Yani “izlerken gençlerine haline göre bir şeyler öğrenme” ihtimali yüksek olan işler var.
Zaten gençler artık sadece eğlenmek istemiyorlar; eskisinden daha çok merak ediyorlar, daha çok sorguluyorlar ve en önemlisi kendileri üretmek istiyor, kendi yeteneklerini ortaya koyma derdindeler; zira fark edilmek mutlu ediyor onları.
TRT Genç’in iddiası da tam burada başlıyor: Gençlerin bu merakını ciddiye alan, sorgulamalarına zemin sunan ve üretmelerine, yeteneklerine ortam sağlayan bir ekran olmak.
Öte yandan, “gençler artık TV izlemiyor” cümlesi doğru ama eksik; gençler “iyi içerik” izliyor.
Türkiye’de gençler günlük ortalama 4,5 saatini internette, 1 buçuk saatini dijital platformlarda ve 1 saat 40 dakikasını da televizyon başında geçiriyor.
TRT Genç, böyle bir ortamda “gençlerimizle birlikte gençlerimiz için biz buradayız” diyor.
Ancak bunu TikTok tarzında olmaya çalışarak değil elbette, kendi kimliğini kurarak yapmak esas olan. Bu anlamda TRT Genç, sakin, güvenli, uzun soluklu bir alan açma derdinde. TRT Genç’i hızlı tüketilen içeriklerin arasında “nefes aldıran bir durak” gibi düşünmek mümkün.
TRT Genç’in gerekli ve umut veren taraflarından biri de elbette “gençlere değer veren” yaklaşımı.
Gençlere “sorunlu” muamelesi yapan bir dil/söylem yerine, gençlerin hikâyesini gençlerin dahil olduğu bir sistematikle anlatmayı tercih ediyor. Zira gençlerin kimliği/aidiyeti, üretimi, emeği veya merakları “sloganla değil, içerikle anlatıldığında anlamlı” oluyor.
Ayrıca malum olduğu üzere dijital dünyada gençlerin maruz kaldığı riskler de çok:
Bağımlılık, sahte dünyalar, sürekli “yetememe” hissi, tatminsizlik vb. TRT Genç, bir nevi bu risklere karşı alternatif sunarak cevap vermeyi deniyor. Burada, “bak, başka bir yol da var” diyebilen bir ekran mantığı söz konusu.
Dolayısıyla TRT Genç’in asıl imtihanı burada, zira gençler çok net bir soru soruyor, soracaktır: Bizi gerçekten anlıyor musunuz?
Eğer cevap “evetse”, TRT Genç, Türkiye’nin geleceğinin inşasında çok önemli bir yer tutacak ve etkisi büyüyecektir. Çünkü gençler, (üniversitedeki derslerimde “çocuklar, biz hocaların ne olup olmadığını gayet iyi bilirsiniz” şeklinde söylediğim gibi) samimiyeti – samimiyetsizliği hemen fark eder.
Nihayetinde; TRT Genç, çok önemli bir hamle ama kusursuz bir proje olmak zorunda değil. Önemli olan, gençlerle birlikte öğrenmeye, üretmeye ve dönüşmeye açık olmak. İşte o zaman TRT Genç gerçekten gençlerin ve dahası ailelerinin de ekranı olabilir.
En önemlisi, TRT Genç “kaydırma”ya kısa bir ara verip “bakılıp durulabilecek” bir odak/akran hâline gelirse, bu bile başlı başına bir başarıdır.
Prof. Dr. Faruk TAŞCI / Haber7
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol