CHP’nin “Ekmek Karnesi” uygulamasını Üçüncü Dünya Savaşı öncesinde yeniden hatırlamak

  • GİRİŞ04.04.2026 08:52
  • GÜNCELLEME04.04.2026 11:04

Ama bugün ama yarın Üçüncü Dünya Savaşı patlayacak!

Hal böyle olunca, en yakın (benzer) tecrübe olan İkinci Dünya Savaşı’ndan bazı sahneler akla geliyor, gelecektir!

Türkiye İkinci Dünya Savaşı’na girmemişti, ama buna rağmen mesela “ekmek karnesi” gibi bir uygulamaya maruz kaldı! 

O dönem, Türkiye’nin yaşadığı “ekmek karnesi” tecrübesi, sadece bir iktisat politikası değildi elbette, aynı zamanda “yönetim beceriksizliği” meselesiydi. 

Evet, Türkiye İkinci Dünya Savaşı’nın dışında kalmayı becerebilmişti ama ülkenin buğday ihtiyacını yönetmeyi beceremeyen CHP’nin tek parti iktidarı vardı!

Tabi ki şu gerçekleri kabul etmek gerekiyor: Devletin bütçesinin yaklaşık % 80’ini askerî harcamalara ayırdığı bir ortamda, en temel meselelerden biri ordunun ve şehir nüfusunun beslenmesiydi. Ancak milyonlarca erkeğin silah altına alınması, tarımsal üretimi ciddi biçimde sekteye uğrattı. 

Sonuçta, üretimin düşmesi, arzın daralması ve devletin piyasaya yoğun müdahalesi, tek partili CHP iktidarının beceriksizliği ile birleşince, kıtlık, karaborsa ve eşitsizlik kaçınılmaz oldu. 

İşte “ekmek karnesi” uygulaması da bu koşulların bir sonucu olarak doğdu. 
Uygulama ile amacın eldeki kaynakları adil ve kontrollü biçimde dağıtmak olduğu belirtilmişti.

Ekmeğin karneyle dağıtımı 14 Ocak 1942’de İstanbul’da, 17 Ocak 1942’de Ankara’da başladı; kısa sürede genişleyerek 1 Eylül 1942 itibarıyla 41 şehri kapsar hale geldi.
Ne var ki “sözde eşitlik/adil” iddiasındaki bu dağıtım sistemi, pratikte aynı sonucu vermedi. 

Günlük ekmek gramajlarının belirlenmesi, kişi bazlı dağıtım ve sıkı denetim mekanizmaları kâğıt üzerinde düzenli bir yapı sunsa da sahada ciddi aksaklıklar yaşandı. 

Özellikle ekmekte yapılan gramaj azaltımı, halkın hayat standardını doğrudan etkiledi.

Buna karşılık askerler ve ağır işlerde çalışanlar için artışa gidildi. Bu durum, elbette devletin bir yönüyle mecburi önceliklerini açıkça ortaya koyuyordu: Üretim ve savunma, sivil refahtan önemliydi.

Ancak dikkat çekici (sorunlu) olan, uygulamanın dağıtımda erişebilirlilik ve öncelik boyutuydu! 

Parası olanların daha kaliteli ekmeğe erişebildiği, yoksulların ise düşük kaliteli ve sınırlı miktarda ekmekle yetinmek zorunda kaldığı bir yapı oluştu. 

Tam bir CHP beceriksizliği!

Bu durum, aynı zamanda ekmek karnesi sisteminin eşitlik/adalet iddiasının çöpe atılması demekti. 

Devletin cezai yaptırımlarla durumu düzeltmeye çalışması da çözüm olamadı. Çünkü mesele sadece ekmeğin dağıtımı değil de üretim ve erişim dengesizliğiydi.

En önemli sorunsa, belirli meslek gruplarına, bazı devlet görevlilerine ve özellikle CHP kadrolarına tanınan önceliklerdi. 

22 Ekim 1942 tarihli talimatnameyle ekmek dağıtımında başta devlet memurları, öğretmenler, emekli ve sosyal yardım alanlar ile CHP ve Halkevleri mensupları (ve aileleri) öncelikli gruplar olarak belirlenmişti. 

Bu düzenleme, ekmek temininde açıkça CHP kadrolarına da ayrıcalık sağlamak demekti. 

Yani CHP’liysen, ekmek elden su gölden mantığı!

Ekmek karnesi uygulaması 1946’da sona erdi, ancak geride önemli dersler bıraktı. 
En temel ders şu: Kriz dönemlerinde devlet müdahalesi kaçınılmaz, fakat bu müdahalenin adil, şeffaf ve kapsayıcı olması çok önemli. 

Aksi halde, toplumun devletine olan bakışı/güveni zedelenir ve devlete/vatana sahiplenme eşikleri düşebilir.

Zira mesele, sadece ekmeğin dağıtımı değil, paylaşımın adil olması.
Ne mi demek istiyorum?

Toplumun geniş kesiminin CHP’ye olan alerjisi sadece “dinî yaralanmalar”dan kaynaklanmıyor, karın (ekmek) konusundaki adaletsizlikten/beceriksizlikten de ileri geliyor. 

Bu nedenle, muhtemel Üçüncü Dünya Savaşı’nda devletin başında olan kadroların “toplumda alerjik reaksiyona sebep vermeyen becerikli kişiler”den olmaları şart!

 

Yorumlar4

  • SELAMET 1 saat önce Şikayet Et
    1950 ye kadar CHP DÖNEMİ= AÇLIK, SEFALET , ,YOKLUK, ZULÜM....O GÜNLERİ KİMSE HATIRLAMIYOR BİLMİYOR....ALLAH BİR DAHA O GÜNLERİ yaşatmasın....
    Cevapla
  • Haktan 1 saat önce Şikayet Et
    Eyvallah ağzına yüregine ve kalemine sağlık çok güzel bir tesbit yapmışsınız, CHP zihniyetini, beceriksizliğini ve kayırmacılığını desifre etmişsiniz.
    Cevapla Toplam 6 beğeni
  • Yılmaz Emin 1 saat önce Şikayet Et
    "22 Ekim 1942 tarihli talimatnameyle ekmek dağıtımında başta CHP ve Halkevleri mensupları (ve aileleri) öncelikli gruplar olarak belirlenmişti. " Başka söze ne hacet. Günümüzde ise CHPkk Belediye Başkanı sevgililerine CHPkk Belediyelerinde iş imkanı, aynı tas aynı hamam...
    Cevapla Toplam 9 beğeni
  • Bilal Tanık 1 saat önce Şikayet Et
    1999 tarihinde "ANTALYA'da başlayan Ekonomi Zirvesi'nde, IMF'den oturumunda konuşan Devlet Bakanı CHP kökenli Recep Önal, IMF den deprem için gelen 500 milyon dolarlık yardım sayesinde işçi ve memur maaşlarını ödediklerini ağzından kaçırdı.(17.10.1999)"Türkiye memura maaş ödeyemez duruma düştüğü dönemler oldu... Türkiye'nin en zayıf noktası CHPkk.
    Cevapla Toplam 7 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat