Nüfusun 5’te 1’i nikâhsız birlikteliğe açıksa

  • GİRİŞ08.08.2026 08:52
  • GÜNCELLEME08.08.2026 08:52

İmam Gazâlî ihtiyaçları, önem derecelerine göre üçe ayırıyor.

Zaruriyyât, hayatın devamı için vazgeçilmez yani olmazsa olmaz temel ihtiyaçları; haciyyât, hayatı kolaylaştıran ancak zorunlu olmayan ihtiyaçları; tahsîniyyât (tezyînât) ise hayatı güzelleştiren, estetik ve ahlakî yönü güçlendiren tamamlayıcı ihtiyaçları ifade ediyor.

Zaruriyyâtta beş temel unsur bulunuyor: dinin (imanın), canın, aklın, malın ve neslin korunması.

Bu beş temel unsurun/değerin korunması, İmam Gazâlî’nin de işaret ettiği üzere, her insanın asgarî hakkı ve ihtiyacı olduğu için devlet tarafından da güvence altına alınması zorunlu.

Neslin korunması da zaruriyyât kapsamında.

Peki “nesli koruma” ne demek?

İktisadi açıdan doğal kaynakların korunması, çevre kirliliğinin önlenmesi ve ekolojik dengenin sürdürülmesi, neslin korunması ve gelecek nesillerin sağlıklı ve refah içinde yaşayabilmesi için büyük önem taşıyor.

Neslin korunması dendiğinde esas akla gelense, evliliğin teşvik edilmesi ve zinadan uzak kalınmasına yönelik tedbirlerdir.

Mühim nokta ise şu: Eğer neslin korunması, neslin devamını sağlama (yani nüfus artışı) anlamında düşünülüyorsa, mesela birileri “babanın kim olduğunun belli olmasına gerek yok” ya da “ne gerek var nikaha ki” diyebilir rahatlıkla…

Bu rahatlık (daha doğrusu gevşeklik) Batı dünyasına hâkim olmuş zaten: Avrupa Birliği genelinde doğan çocukların yaklaşık % 41’i evlilik dışı (nikâhsız) birlikteliklerden.

Evlilik dışı birlikteliklerden çocuk sahibi olmak hem yasal hem de toplumsal açıdan yaygın kabul gördüğünden, Kuzey ve Batı Avrupa ülkelerinde evlilik dışı doğum oranları Avrupa ortalamasının da oldukça üzerinde: İzlanda’da % 69,4, Fransa’da % 62,2, Portekiz’de % 59,5, Norveç’te % 58,5, Hollanda’da % 55,6 ve İsveç’te % 55,2 seviyesinde.

Türkiye’de doğan çocukların % 3’ü nikâhsız birlikteliklerden.

Bu oran ile Türkiye, OECD’de en düşük üç ülkeden biri; ama işin riskli yönüne bakmak lazım.

Ne demek mi istiyorum?

Eğer “nesli koruma” nikahla mümkün yani nikah sonrasında doğacak olan çocuklarla mümkün deniyorsa – ki öyle – bu durumda nasıl oluyor da Türkiye’de her 5 kişiden 1’i “nikahsız da olsa birlikte olunabilir” diyebiliyor?

Daha başka bir ifade ile, Türkiye’de her 5 kişiden 1’i “nikahsız da olsa birlikte olunabilir” diyorsa, % 3 oranı acaba ne ölçüde gerçeği yansıtıyor ya da % 3 gerçekse bile gelecekte oranın nereye evrilmesi söz konusu olacak?

Meseleyi daha iyi kavrama adına, Türkiye Genel Sosyal Araştırması (TGSS) araştırma sonuçlarına bakalım.

TGSS araştırma sonuçlarına göre, “evlenmeyi düşünmeyen çiftler nikâhsız birlikte yaşayabilirler” görüşüne katılanların oranı % 19 yani nüfusun yaklaşık 5’te 1’i.

Bu durum, Türkiye’de nikâhsız birlikteliklere olumlu yaklaşan “hatırı sayılır” bir kesimin bulunduğunu gösteriyor.

İş ciddi ve riskli yani!

Araştırmaya göre, % 11’lik kararsız kesimin bir bölümünün “evlenmeyi düşünmeyen çiftler nikâhsız birlikte yaşayabilirler” görüşüne zamanla yönelebileceği ihtimali de dikkate alındığında, nikâhsız birlikteliklere olumlu yaklaşan kitlenin gelecekte artma potansiyeli taşıdığı da söylenebilir.

Bu oranların ortaya çıkmasında yaş faktörünün etkili olduğu görülüyor.

Gençlik döneminin getirdiği daha esnek/gevşek sosyal tutumlar, bireysel tercihlerin öne çıkması hatta putlaştırılması ve marjinal (norm dışı) yaşam biçimlerine daha çok maruz kalma, bu durumu etkileyebiliyor.

Nitekim TGSS verilerine göre “katılıyorum” ve “tamamen katılıyorum” cevaplarının toplamı 18-24 yaş grubunda % 23 ile en yüksek seviyede.

Başka bir deyişle, bulgular, gençlerin nikâhsız birlikteliklere daha olumlu yaklaşma eğiliminde olduğunu, yaş ilerledikçe ise bu yaklaşıma mesafenin arttığını gösteriyor.

Bu noktada “Gençler neden nikâhsız birlikteliklere daha açık bir tutuma sahip?” sorusu önem kazanıyor.

TGSS araştırma sonuçları, bu tutumun eğitim seviyesiyle de ilişkili olduğunu gösteriyor.

Verilere göre eğitim seviyesi yükseldikçe nikâhsız birlikte yaşamaya yönelik kabul oranı artmakta.

Lisansüstü mezunlarda destek oranı % 42 ile en yüksek seviyede. Bu oran, üniversite mezunlarında % 28, lise mezunlarında ise % 20.

Eğitim seviyesi düştükçe “evlenmeyi düşünmeyen çiftler nikâhsız birlikte yaşayabilirler” görüşüne destek belirgin biçimde azalarak ortaokul/ilköğretim mezunlarında % 12, ilkokul mezunlarında % 9, herhangi bir okul bitirmeyenlerde ise % 6 seviyesine inmekte.

Meseleyi uzatmaya gerek yok.

Acı ama gerçek şu: Eğitim mekanizması/sistemi, Müslüman toplumu gayri-müslim ülkelerdeki “yaşam tarzı”na benzemeye itiyor ya da benzemeyi engelleyemiyor veya benzemeyi engellemekte yetersiz kalıyor!

Bu nedenle, meşhur ifadeyle “eğitim şart” ama Batıya benzeyen eğitim değil, “inançlarımıza uygun eğitim şart”!

Yoksa nüfus 100 milyon olsa ne olur, 200 milyon olsa ne olur?

Isırgan otundan gül kokusu gelir mi hiç?

Vesselam…

Prof. Dr. Faruk TAŞCI / Haber7

Yorumlar11

  • Hakan 24 dakika önce Şikayet Et
    Nikahsız birlikte yaşamak düşüncesi, gençlerin ailelerinde gördükleri evlilikteki sorunlardır Erkek veya kadın fark etmez en büyük sorun NAFAKA.İki tarafta etrafındaki evliliklerde bu sıkıntının nelere mal olduğunu görünce, önlem almaya çalışıyor.
    Cevapla
  • Veto 25 dakika önce Şikayet Et
    2 kişi askeri ücret 33+2=66. Ev kirası 40.000, elektrik 1.500, su 1.500, doğalgaz 1.500, telefon 500, gıda 30.000 , diğer 10.000. = 85.000. Bu sadece ev geçindirmek için gerekli olan tutar. Bir de bunun yeni evlenirken olan beyaz eşyası, mobilyası, düğünü, nişanı var. Ayrıca bu rakamlar minimumlar.
    Cevapla
  • Admin 32 dakika önce Şikayet Et
    Diline kalemine sağlık çok önemli bir konu çocuklarımıza gençlerimize sahip olmamız imanlı sorumluluklarını bilen değerlerimiz doğrultusunda yetiştirmemiz gerekiyor
    Cevapla
  • Gufiugguugf 1 saat önce Şikayet Et
    Faruk hocanın yüreğine sağlık, az bile söylemiş
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • yakup 1 saat önce Şikayet Et
    Allah CC razı olsun, konuyu güzel bir yaklaşımla anlatmış sınız
    Cevapla Toplam 2 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat