Bu zihniyet varken İsrail ve ABD'ye gerek var mı?
- GİRİŞ13.03.2026 08:50
- GÜNCELLEME15.03.2026 09:25
Bundan yalnızca iki yıl önce, savunma sanayiine aktarılacak sembolik bir katkı payı üzerinden yürüyen bir kampanya vardı. Savunma sanayi katkı payını vermemek için yemin edenlerin telaşını; önlerinde ünlüler ve medya mühendisleri, kredi kartı limitini 100 bin TL’den 99 bine indirmek için bankalara koşanların heyecanını hatırlarsınız.
Bu davranış gerçekten ekonomik bir refleks miydi, yoksa daha derinlerde işleyen bir zihniyetin ete kemiğe bürünmüş hâli miydi? Kendi düşünce kalıplarının dar sınırları içine böylesine bir gösteriyi sığdırmayı başarabilenler, bugün ABD-İsrail ikilisinin İran'a yaptıklarını görünce, sembolik de olsa 750 TL uğruna hangi ortak sorumluluk duygusunu aşağıladıklarını düşünmüşler midir?
Eğer bütün bunlar yalnızca bilgisizlikten ya da meselenin mahiyetine yeterince nüfuz edememekten kaynaklanıyorsa, bugün yaşanan gelişmelerin, bu dar bakışın ne kadar yanıltıcı olduğunu göstermesi gerekir. Ama mesele bilgisizlik değilse, geriye kalan ihtimali ironik bir varsayımla ifade etmek gerekecek: Belki de Evangelist–Siyonist ittifakı füzelerinin kendilerine asla yönelmeyeceğine dair gizli bir teminatları var?!
Bu zihniyetin mensupları, Milli Mücadele sırasında yayımlanan ve toplumun elindeki kaynakların bir bölümünü ordunun hizmetine sunmasını öngören Tekâlif-i Milliye emirleri karşısında nasıl bir tavır alırdı diye merak ediyor insan. Bir askeri giydirmemek için ihtiyaç fazlası elbiselerini yakarlar mıydı mesela? Mesele bu kadar vahim değil, onlar yalnızca kendilerini ifade ediyorlardı diyebilirsiniz. Kendini ifade etme hakkı kimsenin tekelinde değil, herkesin böyle bir hakkı var.
Bir de Türk savunma sanayisini karikatürize etme çabaları var. Elbette savunma sanayii projeleri eleştirilebilir. Kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı sorulabilir. Bu demokratik bir haktır. Ancak eleştiri kanıta, teknik verilere dayanmalıdır; küçümseme veya alaya değil. “Karton, maket, oyuncak, montaj...” Bunlar mühendislik temelli nitelemeler değil, teknik bir analiz sunmuyorlar. Daha çok psikolojik ve/ya ideolojik bir refleks niteliğindeler.
Bugünün dünyasında üretim bir ağ işidir; hiçbir ülke, her şeyi tek başına üretmez. Teknolojik iş birlikleri zayıflığın değil, modern üretimin doğasının bir parçasıdır.
Alay etmek, insanların zihninde şüphe uyandırmak ise hâlihazırda üretimi sabote edemeyenlerin B planıdır. O nedenle, Batı başkentlerine selam çakan maket, karton, oyuncak, montaj nitelemeleri; ucuz mizahın gücünden yararlanarak toplumsal özgüveni aşındırma stratejisidir.
Başka bir garabet de, ülkenin savunma teknolojisi üreten bir şirketinin tekrar tekrar hedef haline getirilmesi; “tek kuruş kredi kullanmadık, AR-GE desteği veya nakit hibe almadık” şeklinde açıklama yapmak, neredeyse yemin etmek zorunda bırakılmasıdır.
Normal bir ülkede savunma teknolojisi geliştiren firmaların devlet tarafından desteklenmesi tartışma konusu bile olmaz. Bu zaten stratejik aklın gereğidir. Dünyanın hiçbir yerinde savunma teknolojisi üreten şirketler “devletten destek almadık” diye kendilerini aklamak zorunda bırakılmaz.
Yüksek teknoloji üreten, ihracat yapan, mühendis yetiştiren, ülkenin caydırıcılığına ciddi katkı sağlayan bir şirket hakkında sürekli bir şüphe iklimi yaratmanın, daha doğrusu şüphe iklimi yaratma politikasının aparatı olmanın olası nedenleri artık herkesçe bilinmektedir.
Eğer devlet desteği verilecekse, bunun en meşru adreslerinden biri yüksek teknoloji ve savunma sanayi değil midir? Post-haydutluk çağında, daha stratejik, daha hayırlı bir kullanım alanı, akla gelmekte midir?
Lockheed Martin'e düşman bir Amerikalı var mıdır bilmiyorum? Airbus SE, ThyssenKrupp AG, BAE Systems Plc, Thales SA ve Safran SA'dan nefret eden bir Avrupalı? Neyse ki kendine özgü bir yapımız var. Sadece “bu SİHA'lar, Kızıl Elma'lar bizi koruyacağına tepemize ABD-İsrail füzeleri yağsın” diyenlerimiz eksik. Sanki bu projeler yerine dış tehditlerin artması daha tercih edilir bir sonuçmuş gibi davranılıyor. Bir ülke için korkunç bir şey.
Modern jeopolitikte savunma sanayii yalnızca askeri bir alan değildir; diplomatik etki, teknolojik ekosistem, nitelikli insan kaynağı ve dış politika özerkliği üreten çok katmanlı bir güç çarpanıdır.
Bu nedenle tartışmalar sempati-antipati eksenine indirilemez. Teknik ölçütlerden kopartılıp kültürel ve ideolojik bir kimlik savaşına dönüştürülemez. Böyle olunca ürünün niteliği, stratejik değeri ya da caydırıcılık kapasitesi değil; ona yüklenen siyasi anlam tartışmanın merkezine yerleşmektedir. Buradan da ne kamusal fayda çıkar ne de güven!
Savunma sanayi iktidarların değil, milletin gücüdür. Onu iktidarın alanı görenler, iktidar değişince dağıtmaya, yok etmeye yöneleceklerdir. Nihayetinde ABD-İsrail’in istediği de zaten budur.
Prof. Dr. Hakan Aydın / Haber 7
Yorumlar34
-
Tuba
1 hafta önce
Şikayet Et
Bir ülke böyle iğdiş edilmiş, endoktrine olmuş ve o ülkeye aidiyeti kalmamış insanlara rağmen düşmanlarının saldırılarına ne kadar dayanabilir gerçekten merak ediyorum. Kurtuluş savaşı zamanında ülkemizde bu tipler yine vardı. Oranı neydi, ne kadar etkililerdi, savaşta, Osmanlı’nın yıkılmasında ve toprakların kaybında ne kadar payları var incelemek faydalı olacaktır. Allahım korusun bizi
Beğen
Cevapla
-
Alperen izmirli
1 hafta önce
Şikayet Et
Ekonomi dönem dönem kötü olur iyi olur ülkeyi ayakta tutan birlik beraberlik ruhunun olması bir ülkenin savunma sanayisinin kötü olması demek o milletin sonunun gelmesi demektir.yonetimi sever veya sevmezsin ama gerçek bir vatansever olmak ecdadına geleceğine sahip çıkılmalı.Güçlü olmak zorunda Türkiye.Düşman içeride dışarı zaten belli.
Beğen
Cevapla
Toplam 3 beğeni
-
Bülent DUMAN
1 hafta önce
Şikayet Et
allah razı olsun.adı ahmet mehmet olupta bizden olmayan çok.yazıklar olsun
Beğen
Cevapla
Toplam 2 beğeni
-
M.A.Bayrak
1 hafta önce
Şikayet Et
Sayın Aydın gençlerimizin yönlendirilmesi lazım bunun için çok daha fabrika kurulup dahiyane fikirler ile üretim yapılmasını canı gönülden istiyorum çok muntazam bir konu nerde hareket orda bereket demiş atalarımız çalışalım üretelim ülkemiz için neslimiz için bırakalım boş beyinleri boş konuşuyorlar.selamlar
Beğen
Cevapla
Toplam 5 beğeni
-
Ezgi
1 hafta önce
Şikayet Et
Hocam yazılarınızı severek takip ediyor ve hem konu hem de bakış açısı ile muhteşem Mevcut hükümet ileriye yönük adımlar ve öngörü ile plan yapması çok güzel belediyecilik te çalışan üreten lakin millet vekilleri için aynı şeyleri düşünmüyorum.saglikla kalın
Beğen
Cevapla
Toplam 5 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle