Yanında olup, Yemen'de olanlar
- GİRİŞ24.04.2026 08:53
- GÜNCELLEME24.04.2026 09:55
'Yemen'dedir yanımdadır, yanımdadır, Yemen'dedir' şeklinde meşhur bir söz var. Asıl yakınlığın kalp yakınlığı, sevgi-ilgi yakınlığı olduğunu anlatıyor. Eğer böyle bir yakınlık yoksa aynı evin içinde fakat fersah fersah uzaktasınız demektir.
Bugün, anne ve babası hayatta olan ama ruhen sahipsiz bırakılmış bir nesil büyüyor. Enis Doko'nun tabiriyle 'Modern Yetimler'. Bu yetimlik, ebeveyn kaybından daha sessiz ama daha kalıcı bir yoksunluk üretiyor.
İsa Aras’ı kim büyüttü?
Bu soru rahatsız edici. Çünkü cevabı sadece bir kişiye, bir aileye ya da tek bir kuruma yıkılamıyor. Ya da bizim çocuklarımızı kim büyütüyor? Eskiden bu sorunun cevabı netti. Bugün çok bulanık. Cevap artık bir isim değil, bir sistem.
Dijital ortamlar istesek de istemesek de çocuklarımızın velayetini fiilen üstlenmiş durumda. Zorbalık ve şiddetin, öfkenin, nefretin, hakaretin, istismarın, sömürünün egemen olduğu fakat bedel ödemenin nadiren görüldüğü bir alan burası. Kendini özel ve üstün görme eğilimlerini destekliyor.
Çocuklar, bize bir şey olmaz, istediğimizi yapabiliriz diye düşünüyorlar. Sorumluluk siliniyor bu mecralarda. Üstelik olduğunuzdan farklı görünme, kimliğinizi gizleme imkânı da var.
Çocuklarımızın neyi göreceğine algoritmalar yoluyla bu yeni vasi karar veriyor. Dikkatini biz değil bu yeni vasi yönetiyor. Duygularını hatta geleceğini biz değil bu yeni vasi şekillendiriyor. Ve bu kararlar şeffaf değil; hesap vermez, sorgulanmaz ve çoğu zaman geri döndürülemez.
Çocuklarımızla bağlantıdayız ama bağ kuramıyoruz. Bağlantı teknik bir durum; bağ ise emek, zaman ve samimiyet istiyor. Bizim bıraktığımız boşluğu; yalnızlık, değersizlik hissiyatı dolduruyor. Yalnızlık ve değersizlik hissi, kırılgan narsisizmin en büyük destekçisi.
Bir de yanlış ilgi, yanlış yön meselesi var: Bağırarak yönlendirmek, baskıyla kontrol etmek, aşağılayarak terbiye etmek, ilgisini okulu basarak, müdürden hesap sorarak, öğretmenine saldırarak göstermek... Bugün pek çok davranış sorununun arkasında ilgi eksikliği değil, ilginin yanlış biçimi var, sevgisizlikten çok, yanlış sevme biçimi var.
İlgi eksikliği veya hatalı ilgi, dijital ortamların radikalleşmeyi destekleyen, hatta oldukça kolaylaştıran doğasıyla buluşunca elbet bir gün görünür hâle gelecekti, nitekim geldi de.
Anne babaların durumu farklı mı? Onlar da dikkatlerini yönetmekte zorlanıyor.
Dikkatlerini çocuğa mı versinler yoksa ekrana mı? Anne babaların eğitimli olması bu sorunun çözümü için gerekli arka planı sunamıyor. En iyi annelerin, lise mezunu ev hanımları olduğunu söyleyenler var.
Biz her zamanki gibi dikkatimizi yine sonuçlara yönelttik. Okullarda bu tür katliamların önlenmesine dönük tedbirleri süratle arttırıyoruz. İyi bir şey. Her ne olursa olsun can kayıplarının önüne geçilmeli. Ancak güvenlik, sebepleri değil sadece sonuçları kontrol edebilir.
Okul vurgusu biraz öne çıktı haliyle ama katliamın nerede yapıldığının pek bir önemi yok. Ruhsal ve ahlâkî kayıpların önüne geçilmediği takdirde, bugün okulda olan yarın Allah korusun başka bir yerde olabilir. Bunun bir garantisi yok.
Ezcümle hastayı değil, mikrobu hedefe koymak gerekiyor. İnsan neslinin ifsadı Siyonist bir proje... Maalesef ciddi oranda bir ilerleme kaydetti. Buna karşı koyma sadece güvenlik ve polisiye tedbirler alanına sıkıştırılmamalı. Sadece güvenlik dosyalarına indirgenmemeli.
Islah çalışmalarının karşılık verebilmesi için aynı oranda çeşitlendirilmesi ve cazip hale getirilmesi gerekiyor. Dijital ortamlardaki çürüme ve çürümeye yol açan faktörler, bütüncül bir perspektifle ve disiplinlerarası işbirliği ile haritalandırılmalı. Üniversitelerden reaksiyon bekleyecek kadar vakit yok. Devletin, İçişleri ve Adalet Bakanlıkları bünyesinde kapsamlı bilim kurulları için üniversiteleri acilen harekete geçirmesi gerekiyor.
Prof. Dr. Hakan Aydın / Haber 7
Yorumlar7
-
ADALET
31 dakika önce
Şikayet Et
Duygularıma tercüman olan bir yazı, kalemine sağlık Hakan hocam.
Beğen
Cevapla
-
Ezgi
1 saat önce
Şikayet Et
Beklediğim yazı kaleminize sağlık.
Beğen
Cevapla
-
CENGIZ
1 saat önce
Şikayet Et
bılerek veya bılmeyerek BATILININ HER YAPTIGI DOGRUDUR u bıze benımsettıler bızde balıklama uzerıne atladık.SORGULAMADIK DEGERLERIMIZI AŞAGILADIK.MODERN DUNYAYA TAPTIK ONLARDA BIZLERI BU HALE GETIRDI.BU SAATTEN SONRA NASIL DERS CIKARIRIZ ONA BAKALIM.
Beğen
Cevapla
-
Ahmed
1 saat önce
Şikayet Et
Bir odada oturulurdu, büyükler konuşur küçükler dinlerdi,paylasilirdi,yemekler tekti, kahvaltı birçoğu en fazla iki üç yiyecekten oluşurdu,giyecegimiz birkaç taneydi, herkes ilgilenirdi,dertlesirdi, dışarda birşey yenmezdi,anne baba izin vermezdi,büyükler, komşular tanımadığımız insanlar bile hatalı davranışlara karıştırdı,mahalle kültürü vardı.simdi ne saygı kaldı ne sevgi.iletisim y ço
Beğen
Cevapla
-
Hüseyin Türk
3 saat önce
Şikayet Et
Sayın hocam annem ilk okul mezunu bir kadındı disiplinliydi olmaz dediğinde ısrar edemezdik her dediğimiz imkan olduğu halde alınmazdı sabretmeyi öğretirdi boş bırakmazdı sürekli bir sorumluluk verirdi şimdiki bazı anneler özgür ruhlu olsun arkadaşlarından geri kalmasın diye fazlası ile imkan veriyor herkes psikolog oldu başımıza.guzel yazı ellerinize sağlık
Beğen
Cevapla
Toplam 3 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle