Acımasız usta sendromu

  • GİRİŞ07.08.2026 08:59
  • GÜNCELLEME07.08.2026 08:59

Türkiye'de iyi usta bulmak artık ustalık isteyen bir iş oldu. Bulduğunuz ustanın işini düzgün yapması ise piyango. Bu kronik hâlin bir adı olmalı: Acımasız usta sendromu.

Acımasız usta sendromu adeta yeni bir mesleğin kapılarını açtı: Usta takipçiliği. Görevi, ustayı telefonla, mesajla ve rica minnet işini düzgün bir şekilde tamamlamaya ikna etmek.

Evinize bir tesisatçı çağırıyorsunuz, boyacı buluyorsunuz, elektrikçi geliyor, fayans ustasıyla anlaşıyorsunuz; iş başlıyor ama huzurunuz bitiyor. Bu andan itibaren müşteri olmaktan çıkıp ustanın peşinden koşan, telefonlarına cevap bekleyen, eksikleri takip eden, hatalarını düzeltmesini isteyen bir ricacıya dönüşüyorsunuz.

Trajikomik olan, bu tablonun artık kimseyi şaşırtmaması. İnsanlar "olur böyle" diyor. Aradığı usta telefona çıkmadığında "hepsi aynı" diye geçiştiriyor. Kimse hesap sormuyor, soramıyor. Haksızlık sıradanlaşmış durumda. İnsanlar mağdur olmayı kabullendikçe, kötü hizmet verenler kendilerini değiştirme ihtiyacı hissetmiyor.

Bugün pek çok kişi, bir ustaya ihtiyaç duyduğu andan itibaren mağduriyet endişesi taşımaya başlıyor. Bir de iş sonrası stresi var: Eksikler, arızalar veya bir takım zararlar nedeniyle insanı aylarca ustanın peşinden koşmak zorunda bırakan.

Bu sürecin sonunda ne mi oluyor? Vatandaş ya yaşadıklarını sineye çekiyor ya da aynı işi ikinci, hatta bazen üçüncü kez yaptırmak zorunda kalıyor. Bu durum nereye kadar böyle devam edecek?

Yaptıkları işten para kazananlar, yaptığı işin sorumluluğunu üzerine almıyor, mesleğinin itibarını zedelediği gibi iyi ustaların güvenilirliğini de tüketiyor. Böyle bir ortamda ustaya değil, ihtimallere para ödemiş oluyorsunuz. Şüphe yalnızca paranızı değil huzurunuzu da götürüyor.

Sorun sadece mesleki bilgi ve beceriyle ilgili değil. Asıl eksik olan meslek ahlâkı. Şimdiki durum tatmin edici olmayınca ister istemez geçmişe başvuruyorsunuz. Ahilik teşkilatı, yalnızca usta yetiştiren bir kurum değildi; dürüstlüğü, kul hakkını, adaleti ve müşteriye karşı sorumluluğu da öğreten bir karakter okuluydu. Bir kişinin usta sayılabilmesi için el becerisi kadar güvenilirliği de aranırdı. Kusurlu mal satmak, müşteriyi aldatmak veya yaptığı işin arkasında durmamak kabul edilemezdi.

Bugün mesleki eğitim veren kurumlarımız var, yok değil. Ancak Ahiliğin yaptığı gibi hem teknik yeterliliği hem de meslek ahlâkını birlikte geliştiren ve davranışları sürekli denetleyen bütüncül bir yapıdan söz etmek zor. Bu yüzden "işini düzgün yapmayan usta", "kusurunu telafi etmeyen esnaf" ve "müşteriyi oyalayan hizmet anlayışı" artık bireysel değil, toplumsal bir sorun hâline geldi.

Ustalık belgesinin yanında meslek ahlakı ve hesap verebilirlik anlayışını güçlendirecek yeni mekanizmaları somutlaştırmak lazım. Mesele yalnızca kırılan bir fayans, akan bir musluk ya da eğri takılmış bir kapı değil. Mesele, toplumdaki güven duygusunun her geçen gün biraz daha aşınması.

Bugün Türkiye'de iyi usta tavsiyesi altın tavsiyesi kadar kıymetli hale geldi. Adeta lüks oldu ve sağlam bir referans zinciri gerektiriyor.

İyi usta meselesini aslında bir insanlık meselesi olarak görmek gerekir. Çünkü sağlam bir işin temelinde yalnızca el becerisi değil; dürüstlük, sorumluluk, iş ve emek sahibine duyulan saygı var. İnsan yetiştiremediğiniz yerde usta da yetiştiremiyorsunuz.

Ahilik, iyi ustayı aynı zamanda iyi insan olarak yetiştirmeyi başarmıştı. Bugünkü ustalarımıza meslek ahlâkını, sorumluluğu ve verdiği sözün değerini kim öğretiyor?

Prof. Dr. Hakan Aydın / Haber7

Yorumlar8

  • Türkiye, 18 dakika önce Şikayet Et
    İyi usta bulmak zorlaşmıyor, iyi usta olmak "ahlaken" zorlaşıyor. Ustalar da servisler kadar yaptığı işten sorumlu olmalılar. Aksi durumda değişen hiç bir şey olmayacaktır. Verilecek bu sorumlulukla araç bakımları servis tekelinden çıkacaktır.
    Cevapla
  • umut 46 dakika önce Şikayet Et
    Benim oğlum Trabzon Necmettin Erbakan elektromotor lisesinden mezun oldu, Sanayi servis kime gitsek kapı duvar, bu işe aşık bu çocuk ne yapmalı , iyi usta işi sevenden çıkar ama maalesef bu gençleri harcamakta çok becerikliyiz. Hakan bey bunla alakalıda bir yazı yazın belki bi yetkilinin insafına gelir
    Cevapla
  • Akın Tezel 1 saat önce Şikayet Et
    Lise zorunlu olmaktan çıkarılmalı. O zaman ortayı bitiren sanata girer bunların bir kısmı usta olur. Aralarında dürüst olanı da çıkar.
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • Erol 1 saat önce Şikayet Et
    Genel manada ustalığa, bilime ve sanata hiçbir kıymet vermeyen bir toplumuz. Sonuçlar sürpriz değil.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Osmanlı kürdü 1 saat önce Şikayet Et
    Bütün kesim yüzde doksan ı maalesef kandırma fazla para idi yarım yapmak herturlu fitnelik bizi sarmış
    Cevapla Toplam 3 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat