Son Dünya Düzeni: Yükselen Doğu ve Çöken Batı Dünyası
- GİRİŞ08.01.2026 08:51
- GÜNCELLEME09.01.2026 08:55
Kâinatın sahibi ve sınırsız kudret sahibi, Cenab-ı Hakk’ın İsm-i A’zam olan Allah’a, sayısız şükürler olsun ki insi şeytanın, Beyaz Adam, kurumsallaşmış devletleri olan ABD, İsrail ve Avrupa’dan oluşan Batı Dünyası’nın kadife eldivenli avucundan; 1789’dan beri insanlığa, renkli kurşun leblebi gibi zehirli tepsilerde sunulan adalet, eşitlik, kardeşlik ve barış esaslı insan hakları, hayvan hakları, muasır medeniyet seviyesi, evrensel gerçekler, BM gibi tüm yumuşak güç unsurları (Soft Power) ve kadife eldivenin içindeki patlayıcı, yakıcı ve kesici demirlerden oluşan sert elinin (Hard Power) Gazze ve Venezüella’da çöktüğünü açıkça görmeyi bizlere nasip etti. Bunu göremeden giden milyarlar oldu.
Filistin’de 109 yıldır aralıksız süren ve Gazze’de hızlandırılmış soykırımda görüldüğü gibi Batı Dünyası, Amerika kıtasındaki Kızılderili, Aztek ve İnka yerlileri gibi Avustralya ve Afrika’nın yerli halklarını da formatladı. Örneğin, Aztek ve İnkaların bugün kırma torunları olanlar, asimilasyon ve ontolojik kırılmaya uğradıkları için ne yerli ne de Avrupalıdır. Onlar Batı dini ve diline sahip Hispaniklerdir.
Kabaca son üç asırda Batı Dünyası, 2 milyar insan katletti. Tek dişi kalmış Batı canavarının hedefi şimdilik Venezüella, Gazze ve Panama görülüyor. Grönland ise zaten Batı’nın yırtık kot pantolonu cepleri arasında yer değiştirecektir. ABD, topraklarının üçte ikisini parayla satın aldı. Önemli olan Danimarka’nın doğum kontrolüyle ve kiliselerde öldürdüğü on binlerce yerli çocuklardı. Onlar da Epstein’in eline düşmeden öldükleri için şanslı görülüyorlar ki; bugün Filistinli çocuklar gibi büyüyemiyorlar.
Bu vahşi Batı’nın bilekleri kesilerek şehit edilen Sultan Abdülaziz, saraydan sokağa atılan ve hanümanı talan edilen Sultan Abdülhamid Han ve vücudunda sigara söndürüldükten sonra zayıf vücuduyla asılan Başbakan Adnan Menderes’e yapılanları hatırlatmakta yarar görüyorum ki; eğer 15 Temmuz 2016 tarihinde meydanlara çıkmasaydık, Venezüella ya da Gazze gibi olacağımızdan hiç şüphem yoktur. Aydın Menderes’in tabiriyle 3000 kişi Menderes için yürüseydi, Adnan Menderes asılamazdı. Astık dediler sokaklarda kimseyi görmeyince ertesi gün astılar. Ancak şunu hatırlatmak yarar vardır ki; Batı değerleriyle (1923-1950) yılları arasında şapka takmadığı için idam edilen kadınlara dahi bakıldığında halkın neden yürüyemediği daha iyi anlaşılıyor. Çünkü Batı(l)lı değerler adına kurtuluş savaşından fazla sayıda şehit verilmiştir. Batı’da Türklere İslam, Doğu’da Kürdlere hem dini hem de dilini konuşmak yasaklanmıştı. Bu süreç tüm insanlıkta uygulanmış ve insanlık Batılı değerler adına mankurtlaştırılmıştır.
Ancak Allah’a şükürler olsun ki Batı artık batıyor. Yükselen ve her yıl bir trilyon dolar bütçe fazlası veren Çin karşısında ve her yıl 3 trilyon dolar açık veren son 50 yılda hiçbir savaşı kazanamayan ve Monreo’dan iki asır sonra kıtasını tamamen kontrol altına almak isteyen ve son güvenlik belgesine göre (4 Aralık NSS-2025) Amerika kıtası, Bereketli Hilal Üçgeni (Doğu Akdeniz, Hürmüz Boğazı ve Babül Mendep boğazları) ve AUKUS üzerinden Pasifik bölgesine yoğunlaşmayı planlamışsa da bunu yapması imkânsız görülüyor. Çünkü manen de Batı bitmiştir.
Rusya karşısında Avrupa’dan çekilecek olan ABD’nin Ukrayna’yı Rusya’ya bırakacağı ve İsrail-Rum-Yunan hattından Orta Doğu’yu kontrol edeceği ve güvenmediği Türkiye’yi de stratejik ortağı(?) olarak Çin ve İran karşısında vekil bırakmak istediği görülüyor ki; özellikle Suriye (SDG) ve Gazze (Trump Barışı) hattında yaşananlara bakılacak olursa evdeki hesap bu gidişle çarşıya uymayacak ve Armageddon’un ayak sesleri hızla yaklaşmaktadır. Böylece Batı’nın ileri karakolu olan İsrail de, Orta Doğu çöllerinde yalnız kalmış oluyor.
ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Marjorie Taylor Greene gerçekleri Firavunun yüzüne şöyle haykırdı: “Amerikalılar, Saddam sonrası Irak’ın, Kaddafi sonrası Libya’nın ‘özgürleşmesini’ de kutlamıştı. Ama bu, Washington’un aynı ezber senaryosu. Amerikan halkının değil, büyük şirketlerin, bankaların ve petrol patronlarının çıkarına çalışan bir oyun bu — ve artık hepimiz bıktık.” Amerikalı siyasetçi Alexandria Ocasio Cortez ise şöyle dedi: “Mesele uyuşturucu değil. Eğer öyle olsaydı, Trump geçen ay dünyanın en büyük uyuşturucu kaçakçılarından birini affetmezdi. Konu petrol ve rejim değişikliği. Yargılamaya ihtiyaçları var, Özellikle de Epstein skandalından ve hızla artan sağlık hizmeti maliyetlerinden dikkatleri dağıtmak için. Immanuel Wallerstein'ın "Amerikan Gücünün Gerileyişi" kitabında (2003) akrebin ölümü şöyle anlatılır: Bu, ABD'nin güçlü olduğunu değil, tam tersini gösterir. Hegemonya çöktüğünde zorbalık başlar. Çünkü hegemonya ikna ile yürür, kelepçeyle değil. ABD'nin ekonomik üstünlüğü eriyor, ideolojik meşruiyeti tükeniyor, müttefikleri uzaklaşıyor.
Tarih bize şunu göstermektedir: Bir medeniyetin içerden çökmesiyle diğer medeniyetin yükselmesi paralel olmaktadır. Adeta bir fay hattının yükselen ve çöken iki parçası gibi. Bugün de bu süreç yaşanmaktadır. Batı çökerken Doğu yükselmektedir.
Bugünden sonra Amerika’ya giden hiç kimse, velev ki Devlet Başkanı olsun, güvende olamaz ve ABD onlara da el koyabilir. Karşı darbeyi küçük Venedik anlamına gelen Venezüella halkına şiddetle tavsiye ederim. Çünkü birer at sineği olan ABD’li şirketler, ülkenize bir daha çökerlerse bir daha ayağa kalkamazsınız. İran, Hindistan ve Osmanlıyı sömüren Doğu şirketleri oldu ve bunların, bize verdikleri para, ülkelerinde ödedikleri vergiden az olmuştur.
Dişi kaplan lakaplı ve babası da işkenceyle öldürülen Maduro’nun yardımcısı geçici Devlet başkanı olan Delcy Rodriguez’ın ve petrol şirketlerinin ayağını kesen (1998), Hugo Chavez’in kızı ve Karakas sokaklarına bakılacak olursa Venezuella, Nemrudu öldüren topal sinek gibi ABD’nin burnundan getirecektir. Öyle görülüyor ki şimdiden Kolombiya, Ekvator, Brezilya ve Şili silahlı ittifakını kurmaya başladılar.
1982 yılında ABD’nin desteğiyle İngiltere’den alamadığı Falkland’ın (İngiltere’ye 8200 km mesafedeki adalar) acısını unutmayan Arjantin’in de bu ittifaka gireceğine bahse girerim. Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva, “Venezüella topraklarındaki bombalamalar ve Cumhurbaşkanının tutuklanması kırmızı çizgileri aşıyor ve kabul edilemez” derken, Şili Cumhurbaşkanı şöyle dedi: “Bugün Venezüella yarın herhangi bir ülke olabilir”. Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro ise “eline silahını tekrar alacağını” söyledi.
Güney Asya ve Güney Amerika gibi Batı hâkimiyeti Afrika’da da çöküyor. Mali ve Nijerler Sahel ittifakı kuran Burkina Faso’nun genç lideri olan ve 29. darbeyi de atlatan İbrahim Traore şöyle diyor "Bana sürekli Kaddafi, Thomas Sankara ya da Afrika'yı iyileştirmeye çalışan diğer genç liderler gibi öleceğimi söylüyorlar. Korkmuyorum ve halkım için ölmekten pişman olmayacağım." Belçika’yı ülkesi Kongo’dan kovarak ilk zaferi kazanan Kongo’nun ilk demokratik lideri olan Patrice Lumambe’nın (1961’de kurşuna dizildi ve dişi 61 yıl sonra Belçika’dan getirildi) ruhu dirilmiş ve Altın Kral Mansa Musa’nın ülkesi Mali de yolundan gidiyor.
ABD, Vietnam ve Afganistan’dan daha büyük bataklığa saplanacak gibi görülüyor. Aksine Panama, Gröndland ve tüm Güney Amerika hedeftedir. İsrail de aynı durumda. Maduro’nun 70 yaşındaki eşine yapılan yumruklu esir muamelesi ve yatağından kaldırılıp kapitalizmin merkezi New York sokaklarında gezdirilen Venezüella Devlet Başkanı Maduro’nun, Filistin’in yılmaz savunucusu elleri kelepçeli- yüzü yaralı, karı-kocaya yapılan bu muameleyi canlı yayınlarda görmek Haçlılar, Moğollar, Firavun ve Lut kavminin son anları gibi görülüyor. Henüz her şey yeni başlıyor. Eğer halk liderin arkasında dursa Maduro geri gelir. Terlikli Taliban, Coni’yi nasıl mağlup ettiyse mazlum ve mazlum Filistin’in kahraman savunucusu Madoru da kazanacaktır. Simon Bilver ve Patrice Lumambe artık uyanmış durumdadır.
Prof. Dr. Hüseyin ŞEYHANLIOĞLU
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi,
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü
Yorumlar8
-
Yusuf Bilir
11 saat önce
Şikayet Et
Tespitler doğru, yüreğinize sağlık.
Beğen
Cevapla
Toplam 1 beğeni
-
Varolun
20 saat önce
Şikayet Et
Son kelimesine kadar okudum yüreğimize tercüman olmuşunuz
Beğen
Cevapla
Toplam 3 beğeni
-
Anadolu çocuğu
23 saat önce
Şikayet Et
Bu yazıya inanın. Çünkü her şey kainatın yaratıcısı yüce Allah'ın kontrolünde ve emrindedir.
Beğen
Cevapla
Toplam 3 beğeni
-
Ömer Avşar
23 saat önce
Şikayet Et
Kalemine sağlık
Beğen
Cevapla
Toplam 3 beğeni
-
Ayarcı
1 gün önce
Şikayet Et
Harika bir yazı imzamı atarım... batı vahsidîr... elbette vahşilerin sonu gelecek...
Beğen
Cevapla
Toplam 4 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle