‘Bir Numara hata yapmaz’

  • GİRİŞ05.03.2009 11:15
  • GÜNCELLEME05.03.2009 11:15
İzmir İl Genel Meclisi şehirdeki darbeleri hatırlatan tabela ve isimleri değiştirme kararını ittifakla aldı. Bu demokratik tepki tarihi bir tepkidir. Bu tepkiyi sadece Sayın Kenan Evren’e indirgemek yanlıştır.
 
22 Temmuz 2007 seçimlerinden daha önemlisi 2007 Cumhurbaşkanlığı referandumunda halkın statükoya yüksek oranda yeter artık demesi idi. Aynı biçimde İzmir İl Genel Meclisi’nin kararı da aynı çağdaş tepkidir. İzmir zaten hep yenilikçi kapımız olmuştur.
 
Asker üşümez...
Halk arasında çok sık kullanılan bir sözdür ‘Asker üşümez, asker hasta olmaz’. Hatta öğrencilik yıllarımızda hasta oılduğumuz zaman dostlarımızın yaptığın espride bu idi. Bu klişe sözün bir benzeri Harp Okulları’nda ‘Asker hata yapmaz’ şeklinde eğitimde kullanılır. Amaç askerlik mesleğinin hata kabul etmeyecek kadar hassas olduğunu vurgulamak idi.
 
‘Bir mühendisin hatasından bina yıkılır, bir doktorun hatasından hasta ölür ama bir subayın hatasından vatan kaybedilir’ yüksek sorumluluğu ve yüksek motivasyonu yerinde ve faydalı bir eğitimdir.
 
Ancak bu eğitimin generallerimiz tarafından yanlış anlaşıldığını görüyoruz. Asker hata yapmaz sözü asker hatayı kabul etmez olarak algılanmış.
 
Boğazına kadar siyasete batmış  bazı sayın generaller, uçan kuşun bile bildiği ve ‘Nizamiyeden döndük, demokrasiye balans ayarı yaptık’ itirafları varken, gerçekleri inkar ediyorlar.
 
‘Ben böyle bir emir vermedim demek ya korkaklık, ya da yalancılıktır. Nitekim inandırıcılıktan iyice uzaklaştılar.
 
Demek ki, 28 Şubat sürecinde Çankaya’da milletvekillerine birifing veren ve 41 milletvekilinin transferinin sağlanmasından o günün Genelkurmay Başkanı’nın haberi yokmuş.
 
Demek ki, yüksek yargıçlara generallerin brifing vererek siyasi propaganda yapmasından genelkurmayın haberi yokmuş...
 
Demek ki, Genelkurmay İkinci Başkanı’nın basına yönelik baskılar, yönlendirmeler ve andıçlamalar yaparken Genelkurmay Başkanı’nın haberi yokmuş...
 
Demek ki, askeri şahsın meclis aritmetiğini değiştirmek için kulis yapması suç değilmiş...
 
Demek ki, askeri şahsın hükümet’i istifa ettirmesi suç değilmiş...
.
Demek ki, laiklik tehdit altında diyerek Cumhuriyeti savunmak bir şeyleri örtme anlamı taşıyormuş.
 
Demek ki, demokrasiyi tehdit eden darbecilik Cumhuriyete karşı değilmiş....
 
Demek ki, darbeciliğin raconunda sıkışınca yol arkadaşını satmak varmış....
 
Demek ki, ‘Postmodern darbe tanımı’ Genelkurmay sözcüsü tarafından söylenmemiş...
 
Demek ki, ‘Nizamiyeden döndük’ açıklamasından önce kışlada yapılan hazırlıklar yalanmış...
 
Demek ki, ‘Demokrasiye balans ayarı’ yapılması sözü sahte imiş…
 
Demek ki, ‘Türkçe ezana karşı çıkmak karşı devrimciliktir’ sözünü orgeneralimiz söylememiş.
 
Demek ki, 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan askeri müdahalelerini uzaylılar yapmış.
 
İnsan hatayı kabul etme faziletini gösterirse gözden düşmez insan olduğunu itiraf etmiş olur. Cana yakınlık ve saygı uyandırır. Ancak kendisini yeryüzü tanrısı görenler hatasız olduklarını düşünürler ve insanların güvenini kaybederler, yalnız kalırlar.
 
Silahlı Kuvvetlerin ‘Askeri müdahaleler yanlış idi’ demesini beklemek bu toplumun hakkıdır. Askerlik mesleği çağdaş düzeyine oturuncaya kadar özgürlük mücadelesi sürmeli.
 
Darbecileri yargıç karşısına çıkarmak için suç duyurusunda bulunmak vatandaşlık görevimizdir.
 
Bir numara tartışmaları....
Bir numara tartışmaları bitmedi, bu konunun uzmanı Sayın Şamil Tayyar verdiği bilgilerle birçok oyunu bozuyor.
 
Aslında bir numaranın kim olduğu değil ‘Devlete rağmen devlet için çalışan’ yapının toplum tarafından bilinmesi önemlidir.
 
ASDER Başkanı E.Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi’nin ifade ettiği gibi ‘Her darbeden sonra karşı darbeyi önlemek ve yeni bir darbe için bir örgütlenme yapılır. Aslında Ergenekon veya Gladio biçimi yapılanmalar darbe heveslilerinin kendilerini sağlama alma ve geleceği kontrol için oluşturdukları bir yapılanmadır. Hevesli subaylar teğmenliğinde bile bu yapıda bulunabilir.’
 
Bu yapılanmanın sağlıklı işleyebilmesi için Muvazzaf Genelkurmay Başkanı’nın bir numara olması gerekir. Eğer Genelkurmay Başkanı ‘Mütevelli heyeti, Dostlar Meclisi’ gibi üst kurulca uygun görülmemişse bir numara başkası olur.
 
Mevcut sisteme göre her Genelkurmay Başkanı potansiyel bir numaradır. Askeri gücün başında bir numara oturuyorsa başbakanlar uyumamalıdır.
 
Meşruiyetten ayrılan askeri güç üniter yapıyı ve ulus devleti koruyamaz.
 
İzmir İl Genel Meclisinin şehirdeki darbeleri hatırlatan tabela ve isimleri değiştirme kararını ittifakla alması darbecilere özeleştiri fırsatı olmalıdır. Bütün yerel yönetimlerden bu demokratik tepkiyi bekliyoruz.
 
Vatan için darbe yapmak, vatan için hırsızlık yapmaktan farksızdır.

NEVZAT TARHAN – HABER 7
ntarhan@gmail.com

Yorumlar50

  • necati kıdıman 16 yıl önce Şikayet Et
    Samimi Davranışa Şapka çıkarırım. Sayın Nevzat hocam Zaman zaman sizin yazılarınız beni sanki bir avrupa gazetesi(Demokrat bir avrupa ) okuyorum duygusuna kaptırıyor uçuyorum. Bir askerden görmek ,değişmek bu her halde saygılar.
    Cevapla
  • mehmet yılmaz 16 yıl önce Şikayet Et
    bulantı. alicim inan yazılarını okurken uçağın tribulansa girdiği gibi bir bulantı geldi bana.. ne olur sus.. bir iyilik yap hem kendine hem bize
    Cevapla
  • Ali Erdogan 16 yıl önce Şikayet Et
    Cuntasavar. Yalçın Küçük diyor ki:. 16 yaşında kız alıp başını örten adam Laik Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı olamaz. Ne diyorsun bu işe? Haklı değil mi? Onun adı Ata değil, Atatürktür. Türk demekten korkmayın. Türk olmak ümmetçi olmaktan daha hayırlıdır.
    Cevapla
  • cuntacı savar 16 yıl önce Şikayet Et
    ALİ SAKIN ATAMI AĞZINIZA ALMAYIN. Sizin atatürkü siper ederek kendinizi dokunulmaz kılma devriniz artık bitti tüm türkiye sizin gerçek yüzünüzü gördü hani en çok atamı savunan yalçın küçüğün atama ettiği küfürleri hala unutmadık unutmayacağız artık en azılı türkiye düşmanları atamı siper edip türkiyeyi bölmek istiyemiyecek takke düştü kel göründü hepiniz bir gün layik olduğunuz cezayı bulacak ASLA VE ASLA TÜRKİYEYİ BÖLEMİYECEK parçalıyamıyacak petrolümüzü ele geçiremiyeceksiniz...
    Cevapla
  • Abdullah Öz 16 yıl önce Şikayet Et
    1 numara-2 numara-3 numara..... Elitist oligarşik dikta kurup,köklü ve şanlı tarihi olan Türk Milletini putperest köle sürüsü yapmaya mı çalışıyorlar? İngiliz ve Fransızların Çanakkale'de 1915 de yapamadığını bu çılgınlar mı yapmak istiyor? Çanakkale Destanını ve İstiklal Marşımızı,bu çılgınlar mı yırtıp atmak istiyor? Hangi çılgın bana zincir vuracakmış ,şaşarım... Türk Milletine,bu topraklarda kastedenler,köle ve putperest sürüler haline getirmek isteyenler,defolup gitsinler ülkemizden...
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat