Darwin tartışmaları: inanç, ruh ve akıl

  • GİRİŞ12.03.2009 10:52
  • GÜNCELLEME12.03.2009 10:52
Son yıllarda yapılan “Bilinç” çalışmaları Darwin’in bazı görüşlerini doğrularken bazı görüşlerinin havada kaldığını ortaya çıkardı.
 
TÜBİTAK’ın Darwin ile ilgili 200.ncü yıl sayısının son anda basımını durdurması tartışmaları tekrar alevlendirdi.
 
ABD’nin bazı eyaletlerinden sonra İngiltere’de de ‘Akıllı Tasarım’ teorisi ders kitaplarına girdi. Dünkü Taraf gazetesinin verdiği habere göre “Canlıların kökenini açıklayan iki farklı yaklaşım olarak birarada ele alınıp incelenecek”
 
Kararın gerekçesi olarak Daily Telegraph gazetesine göre gençleri hayatın kökeni konusunda düşünmeye teşvik etmek amaçlannış.
 
Basınımızda sadece Taraf gazetesi iki tarafın görüşüne yer vermiş diğer yayın organları ise ‘Darwin’in TÜBİTAK sansürü’ adı altında konuyu kadro tartışmalarına indirgemişlerdir.
 
Konuları ayrıştırarak tartışalım.
 
Derginin yayın kurulunda tarafların yaptığı tek taraflı ve bilimsel olmayan ve ideolojik olan bakışı ayrı bir konudur. Dergi yönetiminde yıllarca var olan ve yeniliğe direnen bir kadrolaşma ile yeni yönetimin çalışmak istediği kadroların çatışması ayrı konudur. Esas ile usul farkına dikkat etmek gerekir.
 
Öncelikle teorik tartışmalar da karşıt görüşlere yer vermek bilimsel bir metedolojidir. Eğer ayrılan yönetim Darwin’i ideoloji haline getirmişse bu geri bir ideolojidir.
 
Bilindiği gibi ideolojiler dinler gibi dogmadır kendilerini sorgulamıyorsa kendilerini kutsallaştırmışlar demektir. İdeolojiler eleştiriye açıklarsa savunucular tarafından eleştirileri giderici cevaplarla karşılanır.
 
Konuyu sansür yaygarası ile sunmak çarpıtma anlamına gelir. Darwine karşıtı görüşü sunmak senelerce var olan “Yaratılış tez”ine karşı uygulanan sansürün kalkmasını istemektir.
 
Bu hafta piyasaya çıkan “İnanç Psikolojisi, Ruh Beyin, Akıl üçgeninde İnsanoğluisimli kitabım da bu konuyu ayrıntılı olarak tartıştım. Şu cümleye dikkatinizi çekmek istiyorum.
 
Bilim, Din ve İnanç sistemleri bölümünde (S.91) “Bilim metodolojisini doğrulamadığı veya yanlışlamadığı konularda nötr kalır, deneyüstü gerçeklerin varlığını reddetmez... Tanrı fikrine direnç gösteren hümanistler bilimi bir din gibi dogma haline getirerek inanç sistemlerini oluşturmuşlardır… Tanrının varlığını kanıtları ile bilmek istiyorum, neden ibadet etmek zorundayım, öldükten sonra hayat var mı, Tanrının sıfatları nelerdir? gibi sorulara cevap aranmalıdır”
 
Kanıta dayalı din başlığı alltında pozitif bilimle din bilimlerinin birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısı olduğunu açıklamaya çalıştım. “Amaç gerçeğe ve evrensel doğrulara ulaşmaksa en doğru yol bilimin medodolojisini kullanarak dinin sunduğu anlamları tartışmaktır. Dini görüşleri bir olgu olarak kabul etmeyen bilimsel yöntem önyargılı bir yöntemdir”
 
Hiç arzu etmediğim halde kitabımın reklamını yapmış gibi oldum, özür dilerek meraklıların Timaş yayınevine başvurmalarını tavsiye ediyorum.
 
Darwinizm karşıtlığı ideolojik ve toptancı bir karşıtlıksa temelsizdir. Bilimsel karşı görüşleri ile karşıtlık söz konusu ise tartışma ve sorgulanmaya açık olmak gerekir.
 
Bir insan bilimsel gerekçelerle Allah’a inanıyorsa görüşlerini çürütmeden ona karşı çıkmak da bağnazlığın bir çeşididir.
,
NEVZAT TARHAN - HABER 7
ntarhan@gmail.com

Yorumlar133

  • Ali Erdogan 16 yıl önce Şikayet Et
    Bu bir savaştır. Aydınlığın, karanlığa olan öfkesi.. Siz bu ülkenin dini üzerinde tasarruf sahibi değilsiniz. Sizin yüzünüzden tüm dünya bizi gerici, bilimi inandığı Tanrı için yadsıyan, cahil barbar insanlar gruhu olarak biliyor. TÜBİTAK da bunu tescilledi. TÜBİTAK artık Tübitak değildir, sizlerin de istadiği gibi artık o bir TEKKEdir. Orada eğitimizini alabilirsiniz hayırlı olsun. :)
    Cevapla
  • osman birisi 16 yıl önce Şikayet Et
    devamı. sınıfına geçebilir. ibn haldun bunun özellik olarak olabileceğini söyler. daha anlaşılır bir ifade ile söyleyeyim, insan melek olamaz veya hayvan insan olamaz, ama insan hayvan gibi, veya melek gibi yaşayabilir. mukaddime kitabını okuyun bunu açıkça göreceksiniz. ama ülkemizdeki darwinist yazarlar bunu darwinin fikir anlayışına uygun olarak kullanmaya çalışıyor...ne alaka... ve'l-hamdu lillahi rabbil alemin
    Cevapla
  • osman birisi 16 yıl önce Şikayet Et
    miskeveyh. islam düşünce tarihinde bugünkü evrime yakın düşünceler öne sürenler var gibi görünüyor. bunların babaları mutezili cahız'dır. daha sonra miskeveyh ve ibn haldun'dur. ama bunlar dikkatle inclendiğinde bugünkü evrimle hiç bir alakalarının olmadığı görülür. mesela ibn haldun sadece canlılar arasında geçiş olabilir diyor. yani bitki, hayvan, insan, melek tabakaları var ve her bir tabaka önceki tabakanın özelliklerine sahip olabilir. bazı insanlar hayvan gibi yaşarken bazıları (peygamberler) melek sınıfına
    Cevapla
  • osman birisi 16 yıl önce Şikayet Et
    günümüz maymunları. ya bu bir cins maymun bin yıllar öncesi gelişerek insan olmayı başarmış da günümüzdeki enayi maynunlar niye insan oluvermiyor. halbuki bunlar da darwin'in teorisine göre önceki maymunlardan daha gelişmiş olmalı. çünkü üzerlerinden daha fazla zaman geçti, dedeleri olan maymunlardan daha tecrübeli. şimdi sormak lazım bay darwin ve yoldaşlarına: köpeklerin dedeleri bugünkü köpekler gibi havlamaktan başka bişey mi yapıyorlardı. veya bugünkü itler dedelerini aşıp daha mı iyi havlıyorlar yoksa akıllandılar mı??
    Cevapla
  • hasan KÖRŞEN 16 yıl önce Şikayet Et
    Delil sunmak.... ''Bilimsel karşı görüşleri ile karşıtlık söz konusu ise tartışma ve sorgulanmaya açık olmak gerekir''Kesinlikle katılıyorum..!
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat