Namus terörizmi ya da koletif psikoz mu?

  • GİRİŞ07.05.2009 13:24
  • GÜNCELLEME07.05.2009 13:24
Toplumsal şiddette gözle görünür bir artış yaşanıyor.
 
Mardin, Mazıdağı, Bilge Köy de terör süsü verilen, namaz kılan 47 cana uzun namlulu silahlarla yapılan  canavarca katliam, genç bir kızın annesini öldürmesi, kız arkadaşın başının kesilmesi, ‘Otobüste Lahmacun mu yenir?’ diyen 84 yaşındaki bir insanın boğazının kesilmesi toplumu düşündürmeye başladı.
 
Ne oluyoruz, nereye gidiyoruz, dünya da güvende değil miyiz soruları sıkça uzmanlara soruluyor.
 
Dünya da nasıl?
ABD’de 2001 yılında Çocukları Savunma Fonu ABD gençliğinin bir günü raporunda; bir günde 342 çocuk şiddet suçundan 6042 çocuk diğer suçlardan tutuklanıyor, 135.000 çocuk okula silah getiriyor, 6 çocuk intihar ediyor.
 
Görüldüğü gibi istatiskler dünyanın iyi yöne gitmediğini gösteriyor. Hatta “Kötü Dünya Sendromu” adı verilen bir klinik durumdan söz edenler var.
 
Bu sendroma göre insanları ya şiddeti model alıp şiddete yöneliyorlar ya şiddetten korkup yalnız ve izole yaşamayı tercih ediyorlar yahutta şiddete karşı duyarsızlaşıp empatik sağırlığa yöneliyorlar.
 
Töre tek başına açıklıyor mu?
Bu çerçevede Mardin Mazıdağı faciasını halkın eğitimsizliğine ve yöre halkının içinde  bulunduğu şiddetin yüceltildiği Mezopotamya kültürüne indirgeyip sadece bir husumet vakası mı diyeceğiz? O bölge halkı husumete hiç böyle bir boyut katmamıştı. İbadetini yapan kadın erkek topluluğa yönelmiş silahlı husumet bazı değerlerin ortadan kalkması ile yakından ilişkili.
 
Her ne kadar koruculuğun Güneydoğu da yeni bir ağalık yapısına dönüşmesi, o bölgenin terörle yatıp kalkması, güvenlik kaygısı nedeniyle insanların yatay ilişkilerinin bozulması önemli etkenlerse de ben daha kalıcı ve köklü nedenlere değinmek istiyorum
 
Değerler erozyonu,
Nasıl toprak erozyonu çevreyi bitiriyorsa değerler erozyonu da insanlığı yiyip bitiriyor.
 
Yıpranan birinci değer ‘Merhamet’ yani acıma duygusu. Bütün dünya da şiddetin baş sorumlusu olarak tanımlanan dört karanlık duygu var “Merhametsizlik, öfke, düşmanlık ve nefret”. Bu dört duyguyu besleyen herşey insanlığa zarar veriyor.
 
Şiddeti besleyen karanlık duyguları doğuran değerler ahlaki akıl yürütmeninin somut seviyede kalması ile ilgili. Somut değerlere göre düşünen insan yaşadıklarının sonuçlarını düşünür. Olayları kar zarar analizinde değerlendirir. “Bana ve aileme menfaati varsa iyidir yoksa kötüdür” gibi.
 
”Namusum için yaşarım” duygusu adil olmaktan insanı uzaklaştıran bir düşünce kalıbıdır. Sosyal yargılarda ‘Bir insanı öldürmek bütün insanlığı öldürmek gibidir’ ilkesinden uzaklaştırır. Acımasız ve zalim ‘Namus teröristi’ ortaya çıkar.
 
Soyut değerlerle düşünememek
Soyut değerlerle düşünmeyi başaran insan niyeti dikkate alır, kendini başkasının yerine koyar, sosyal düzen bilinci taşır, içgüdülerine direnç gösterir, acıyı hafiflemenin yollarını bulur, merhameti benimser, fedakarlığı ve toplumun çıkarı için çile çekmeyi kabullenir.
 
Görüldüğü gibi soyut değerlerdeki erozyon hem Güneydoğu da hem de batı da şiddetin en büyük nedeni.
 
Yapılan psikiyatrik değerlendirmeler acımasız ve kana susamış ruh durumunun bir hastalık değil ‘Kötülüğü tanıma yeteneğinde gerileme’ ilgili olduğunu gösteriyor.      
 
“Hakça olmayı dikkate alma”yı ego ideali yapmayan nesiller çoğaldıkça şiddette artarak devam edecek.
 
O halde yıpranan insani değerleri modernizmin kazanımlarını kaybetmeden tekrar
canlandırmaktan başka çaremiz yoktur.

Yaşananlar kollektif hastalık psikozu değil kollektif insani değerler psikozudur.

NEVZAT TARHAN - HABER 7

Yorumlar35

  • asım ateş 16 yıl önce Şikayet Et
    çarpık eğitim.... tabiki dini ve ahlaki eksiklikler olayın kaburgasını oluşturuyor.ama bireysel düşünme uzaklığı ve bu eğitimin verilmeyişi de;kişiye başkasının suçunu yüklenmeyi ve kendisi ile alakalı olmayan bir suçluyu cezalandırmayı görev haline getiriyor...bu da dini ve ahlaki duyguların önüne geçip katliam, vahşet,kan davaları vs. çukuruna itiyor...
    Cevapla
  • Ali Erdogan 16 yıl önce Şikayet Et
    Hemen herşeyi DİNE yıkmayın yorumcular.. Yoksa kendisinin dışındaki herkesi potansiyel DİNSİZ mi görüyor? Bu bir paranoya mı? Yoksa kendi çelişkilerini başkalarına yükleyerek, onlara DİZSİZ muamelesi yaparak mı kendi vijdanını rahatlatıyor. Yaw sizin neyinize Allah'ı ispatlamak. İşinize bakın. Bilgi öğrenin. Ülkenizi geliştirin. Bir şeyleri adam akllı öğrenin. Öyle belgesellerden 'Gördün mü bak Allah nasıl su götürmüş canlılara' değil. Bırak Allah işini bilir. Sen millete akıl verme. Sen bilimini öğren bilimini. Çattık bu faşist dinci takımına ya.
    Cevapla
  • Cengiz Sahin 16 yıl önce Şikayet Et
    Emel Cavus'a... "Böyle olaylar olacak ki insanlar Mehdi'ye ihtiyaç duysun.Mehdi geldiğinde herşey düzelecektir inşallah."...Demissin, Kardesim sana ben daha ne diyeyim ..Allah akil fikir versin!Hic olmazsa Kur'an'dan,Kur'an ahlakindan bahsetme,cehaletine onlari karistirma, olur mu!?
    Cevapla
  • yaşar andaçlıoğlu 16 yıl önce Şikayet Et
    çözüm kuran ahlakı. materyelist,darwinist bir eğitimin sonucu bunlar.savaşarak geliştiğine inanan,karşısındakini mal gibi,hayvan gibi gören bir insanda ne sevgi olur,ne merhamet.Çözüm Allah sevgisi,Allah korkusu,kuran ahlakı eğitimi verilmeli.halk eğitilmeli cehaletten kurtarılmalı anti kominist eğitim verilmeli.ondan sonra ne pkk kalır,ne ergenekon,onları destekleyen baronlar,hepsi silinir gider gerçek Allaha inançlı insanların karşısında.
    Cevapla
  • yalcın 16 yıl önce Şikayet Et
    herşeyin farkındayız. Mardinde olanlar ne namus,ne töre,ne de kolektif psikozdu.bunların hiçbiri imamıyla birlikte camide namaz kılanları hedef almaz,sadece kadınların ve çocukların bulunduğu bir grubu toplu olarak katletmez.pkknın köy korucularını yok etmekiçin bir başka taktiği.siyonist-masonlar için kimsenin önemi yoktur tabii onların uşaklarıda aynı inanaç ve düşünceyle bu katliamları yaptular.bunu ve tümterörist katliamları ancak şeytanı kendilerine efendi edinenler yapabilir ancak onlara sevimli gelir kan ve vahşet.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat