Türkiye Siyasetinde 'Karargah' etkisi
- GİRİŞ26.04.2010 06:28
- GÜNCELLEME26.04.2010 06:28
Türkçemize mal olmuş güzel kelimelerden birisi de “Karargah” sözcüğüdür. Kararların verildiği alan, yer.
“Decision Making” yani insanın nasıl karar verdiği sosyal bilimcilerin çok kafa yorduğu bir konu oldu. Sinirbilim bu alana da önemli katkılar sağladı. İnsan beyninde alternatifler üreten alanlar var. Ne kadar çok bilgi ve veri ile karar verilirse o kadar isabet kaydediliyor. Bilgi ve verileri en çok etkileyen şu üç şeyin önem, öncelik ve değerlilik sıralamasıdır: Çıkar hiyerarşisi, ilke hiyerarşisi ve korku repertuvarı hiyerarşisi.
Özellikle ahlaki akıl yürütme siyasette çok önemlidir.
Ahlaki akıl yürütmenin üç seviyesi vardır. En ilkel seviyesi “Görünen kısa vadeli sonuçları düşünerek” karar vermeyi kapsar. O anki çıkarını, hevesini, konforunu, gününü kurtarmayı, korkusunu gidermeyi dikkate alarak karar verir.
Ortalama ahlaki akıl yürütme, sosyal düzen, görev bilinci, geleceği düşünme, niyeti dikkate alma, geleceği için çile çekme gibi “Soyut değerleri dikkate alarak düşünmeyi” göz önüne alarak karar verir.
İleri ahlaki akıl yürütme “Hakça olmayı dikkate almayı düşünerek” karar verir. Bu seviye merhamet göstermeyi, acıyı hafifletmeyi, iç güdülerine yenik düşmemeyi, baştan çıkarıcılara direnç göstermeyi, fedakar olmayı, başkaları için çile çekmeyi, başkalarının duygularının dikkate almayı, adil olmayı başkalarına zarar vermemeyi kapsar.
İlkeli siyaset kazandırıyor mu kaybettiriyor mu?
Bu konu Anayasa Taslağı görüşmelerinde siyasi partilerin yıllarca savundukları tezlerinin zıddına karar almalarındaki psikolojik arka planı analiz etmeye çalışırken dikkatimi çekti.
Özellikle Yüksek Askeri Şura Kararları (YAŞ) gibi TSK’daki milli kadroların “savunma ve yargılama hakkı”nı elinden alan ve tasfiye eden uygulamalarına Milliyetçilik iddiasındaki milletvekilleri tarafından devamı yönünde karar verilmesi anlaşılır bir davranış değildi.
Özellikle daha özgürlük getireceği bilindiği halde doğulu milletvekilleri tarafından Anayasa taslağının sabote edilmeye çalışılması anaşılır davranış değildir.
Özellikle mazlum, mağdur, ezilen ve kurbanların yanında olması gereken halkçı siyasetçilerin zalim, mağrur ve ezenlerin yanında olması anlaşılır gibi değildi.
Demek ki siyasetin samimiyet sınavı böyle oluyor.
Makyavelliye itiraz ediyorlar “Hükümdar kitabını yazarak zalimlere iktidara gelme yolunu öğrettiniz” diye. Onun cevabı çok ilginç “Ama ben onlardan nasıl kurtulanacağının yolunu da yazdım” diyor.
Kısa vadeli siyasi sonuç isteyenler zalimlerin yanında olabilirler ama uzun vadeli siyasi başarı isteyenler, hayatlarının sonunda iyi anılmak isteyenler ve mezar taşlarına iyi insandı yazdırmak isteyenler ilkeli davranmak zorundalar.
Karargahın hüzüngaha çevrilmesi
Tarih hep mazlumların yanında olan siyasetçileri hayırla yaddetmiştir. Makyavellinin zalimlerden kurtulmak için gösterdiği yol bilinen yoldur. Zor, engelli ama sağlam yoldur. Bu yol fazilet savaşçısı olma yoludur.
Kısa vadede alkış az alır ama uzun vadede beklenmeyen, bilinmeyen ve öngörülmeyen olayların fırsata dönüşmesini bu yolda çok görürüz. Hata yapsa da görünmeyen bir el onun hatasını düzeltir. Aşamadığı bir engelle karşılaşsa bile ilkeli siyaset yapan siyasetçiler hatta muhalifleri tarafından düzlüğe çıkarılır. Sayın Başbakan’ın özgeçmişi bunun örneğidir.
İlkeli siyasetçiyi sadece seçmeni değil tarih de alkışlıyor. Türk milleti büyük millettir. Bu millet samimiyetin hakkını oy sandığında ergeç vermiştir.
Siyasi kurnazlığı siyasi beceri zanneden siyasi parti karargah kurmaylarıı karargahlarını ‘Hüzüngah’a çevirme sonuclarından kaçamazlar.
Bugün Genelkurmay Karargahının TBMM’ye etki etmeye çalışmadığı bir meclis çalışmasına şahit oluyoruz.
Askeri vesayetin kalkmaya başladığı günümüzde bazı vekillerin korku repertuvarları, bazı vekillerin etnik ayrımcılık önyargıları, bazı partilerin siyasi çıkarcılık öncelikleri onlara “Vasilik” yapmamalıdır. Siyasette ilkelilik arttıkça seviye de artıyor.
“Değerlilik ölçüleri”ni evrensel insani normlara göre belirleyip YAŞ zede mazlumların lehinde oy kullanan vekillere binler teşekkür.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan - Haber 7
ntarhan@gmail.com
Yorumlar13
-
mehmet akif
15 yıl önce
Şikayet Et
bilgisiz ve birikimsiz olmak.... 12 eylülden chp kadroları etilenmemiştir demek cahilliktir...12 eylül yargılanmaları ve cezaları kimler almış internette yazarsan tek tek isimleri var...resmi belgelere göre değerlendirme yapın arkadaşlar...chp kadroları orduyla ters düşmüştür ama organize bir yıpratma ya da arkasına abd yi alıp asimetrik bir savaşa girmemiştir hiçbir zaman...
Beğen
Cevapla
-
Ali Erdogan
15 yıl önce
Şikayet Et
Demekki Erdoğana kesin Allah yardım etmiş.. "Hata yapsa da görünmeyen bir el onun hatasını düzeltir. Aşamadığı bir engelle karşılaşsa bile ilkeli siyaset yapan siyasetçiler hatta muhalifleri tarafından düzlüğe çıkarılır. Sayın Başbakan&8217ın özgeçmişi bunun örneğidir." Evet evet. Cezaevinden kesin ilahi adalet ile çıkarıldı.
Beğen
Cevapla
-
Mehmet Bodur
15 yıl önce
Şikayet Et
SUÇLU KİM ve İLAHİ HARDDİSK... Geçenlerde bir arkadaş hristiyanları suçluyordu. Olay ferdi idi.O olayda maria suçludur dedim. İkna oldu. Konu ermeni meselesine geldi.Bu olayları görmedim.Ama bir şeyler olmuş belli.Bu olayda bazı ermeniler zalim, bazı ermeniler mazlum olmuştur.Bazı Türkler zalim, bazı türkler mazlum olmuştur. Suçlar bireyseldir.Fi tarihinde Agopun işlediği zulümden bu günkü torun sorumlu olamaz.Ben de dedemin işlediği suçtan suçlu olmam.Kaldı ki kim suçlu isim, isim bilmiyoruz.Ama hepsinin bilgileri ilahi harddiskte var
Beğen
Cevapla
-
akif ceylan
15 yıl önce
Şikayet Et
ermeni katliamı.... 1915 te iktidarda padişah değil ittihat terakki vardı.padişaha rağmen yapılan bu soysuz katliamdan osmanlı sorumlu tutulamaz.Bu işte tek sorumlu o zamanın cunta iktidarı olan ittihat terakki ve yöneticileridir.
Beğen
Cevapla
-
Mehmet Bodur
15 yıl önce
Şikayet Et
YANAŞMA(BESLEME) SİYASETÇİ, İLİM ADAMI VE FİKİR ADAMI İSTEMİYORUZ.. Bu kişiler kısa vadede ceplerini dolduruyor olabilirler, makam ve mevki elde ediyor olabilirler ama uzun vadede hiç bir şey elde edemiyorlar. Geçici olarak birilerine yanaştığından dolayı kendini güçlü hissetmek güçsüzlüktür. Birey olmak, kendin olmak, güçlü olmak zamanıdır..
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle