Nükleer silahın psikolojik gücüne dikkat
- GİRİŞ27.05.2010 06:06
- GÜNCELLEME27.05.2010 06:06
Türkiye dış politikada ezber bozmaya devam ediyor. Yurt dışında yaşayan Türkler bunun onurunu çok iyi hissetmeye başladılar.
Şu anda ABD New Orleans’da Amerikan Psikiyatri Birliği’nin kongresi için bulunuyorum. Hastanemizin ve İstanbul’da düzenlediğimiz Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımı ile gerçekleşecek “ EEG ve Nörobilim” uluslararası kongresinin tanıtımı için standımız vardı. Pek çok hekim ziyaret etti. Diğer stant görevlileri bizim çalışanımıza “Buraya da gel insanlar bize de gelsin” diye takıldılar.
Cazibenin sebebinin Türk Lokumu kadar ‘Türkiye ve İstanbul’ isimlerinin çekiciliği olduğu kanaatindeyim. Türkiye konusunda ciddi bir merak gözlemledik. Bu merak duygusunun tanıtım değeri çok yüksektir.
Ziyaretçilerle siyasi polemiklere hiç girmedik. Ermeni kökenli ABD’li psikiyatristler geldi lokuma çok sevindiler. İhtilaflı konulardan daha çok ortak konular üzerinde ilişki kurmak sorunları çözmeye Türkiyeyi tanıtmaya daha çok hizmet ediyordu. Türk dış politikasındaki hareketlilik bende bazı psikolojik çağrışımlar yaptırdı.
Dış ilişkilerde major değişiklikler her zaman için tehlikelidir
Çünkü kurulmuş çıkar dengelerini bozma ve bazı paranoyaları kaşıma riski yükselir. Bazı güç odaklarının stratejik hedeflerine engel olunması söz konusu ise çok güçlü ve çok haklı gerekçelerle hareket etmek gerekir.
Bugün İsraile karşı ABD ve Avrupa halkında ekonomik kriz nedeniyle sebebiyet verdikleri kayıplar sonucu olumsuz rüzgarlar esmeye başladı. Diğer taraftan Filistin’de yapılan insan haklarına aykırı yanlışları propaganda güçleri ile örtbas etme çabası gözükmeye başladı.
Dün Irakta yalan kimyasal silah istihbaratı ile Ortadoğu karıştırıldı, bugün nükleer silah istihbaratı ile aynı şeyler yapılmaya çalışılıyor. Dış ilişkilerde bu gerekçe çok hatırlatılmalıdır.
Nükleer silahlarla ilgilenmenin politik bedeli vardır
1963’de ABD Başkanı Kennedy suikasdı öncesi J.F.Kennedy’nin İsraile nükleer enerji üretmemesi için şiddetle karşı çıktığını politik tarihçiler çok iyi biliyorlar.
Bugün ciddi bir siyasi cesaret örneği olarak dünya barışı için riske girerek nükleer güç dengelerini korumaya çalışmak ve bunu barışcıl, diplomatik becerileri kullanarak yapmaya çabalamak övgüye değerdir.
Ancak ne kadar mayınlı bir alanda dolaşıldığının bilincinde olunmalıdır.
Milli İstihbarat Teşkilatına dış ilişkiler kaynaklı bir müsteşar atanması çok akıllıca bir davranış oldu. ABD ve İsrail istihbaratı ile güven artırıcı faaliyetler bir çok korkuyu giderir.
Dış ilişkilerde islam ülkeleri ile bir ziyaret varsa İsrail ile iki ziyaret gerçekleşmelidir. İlişkiyi sabote eden kişiler ya korkuları ya da kötü niyetleri ile bunu yaparlar. Olgun davranan taraf güveni artırır. Güvenin artması korkuları, kaygıları ve paranoyak algıyı giderir. Böylece kıyamet savaşı bekleyenler marjnal kalırlar.
Diyalog kapısını çarparak ilişkileri iç politikadaki tepkisel ilişkiler şeklinde restleşerek götürmenin dış politikaya uymadığını tüm siyasetçiler bilirler.
Şu günlerde yeni hudut olaylarına veya suikast planlarına daha çok dikkat etmek gerekir. Gözdağı yönteminin sonuç verip vermeyeceği ilkeli, güçlü gerekçeli ve sağlam tezli çalışmalar sonucu etkisiz kaldığının çok örneklerini gördük.
Balyoz harp planı ile bağlantı var mı?
Balyoz harp oyununu dikkatle okuyanlar bütün planın ABD’nin Irak’a müdahalesi bahanesi ile iç tehdit provokasyonları ile yönetimi ele geçirme hesabı dikkati çeker. Balyoz planı dış destek olmadan gerçekleşemezdi.
Acaba bütün ‘teravet’i ile verlığını sürdüren darbeci yapının yeni planı nedir? Genelkurmayda bilgi destek subayları iç tehdit planları yapıyor mu? Yeni planlarda İran ve güçlendirilmiş uranyum hareketi yer alıyor mu?
Dış ilişkilerde olağanüstü çalışmak yeter mi? Genelkurmayda Sayın Çevik Bir zamanında geliştirilmiş büyük bir askeri İsrail lobisinin varlığı göz önüne alınıyor mu?
İç tehdit konusunda ‘İcra birimler’inde sorumlu kurmayların görevlerine son verildiğini duymadık. Genelkurmay Başkanımızın altının oyulması zayıf bir ihtimal değildir. Bizden hatırlatması.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan - Haber 7
ntarhan@gmail.com
Yorumlar6
-
ali koç
15 yıl önce
Şikayet Et
Herşeyi Bilen Yazara Dört Soru:. 1) İç tehtit yapılmadan olur mu? İç tehtidi asker yapmasın da, millet vekileri mi yapsın? 2) TSKnın içinde bir İsrail lobisi oluşturulduğuna dair kanıtlarınız var mı? Yazıda bunları neden vermediniz? 3) TSKnın içine sızmış, TSKyı ele geçirmiş Gladiocu-Amerikan güdümlü-Darbeci bir grubun varlığına dair delilleriniz nelerdir? Bunun ispatına dair delillerinizi yazınızda neden vermediniz? 4) Bunları yapmadan sadece varsayımla hareket ederek olay örgüsü kurmak Hikaye Yazmak demek değil midir?
Beğen
Cevapla
-
noblewriter
15 yıl önce
Şikayet Et
Hocam ne diyorsunuz?. Yani Türk Askeri birliklerinin içinde ve başında Türkleşmiş ziyonist yahudi ve hristiyanlar mi var yani..İnanmıyorum gözü dönmüş muslim Ateist subaylar bile kendi halkına ve değerlerine bu kadar düşman bu kadar yabani ve yobaz olamaz ya...Sn. Genelkurmay başkanım lütfen bunları ordumuzdan def ediniz..Yeter bu ülkenin halkının osmanlıyı yıktırdıkları günden beri çektikleri, yeter artık ya..
Beğen
Cevapla
-
mehmet tokat
15 yıl önce
Şikayet Et
ABD, GLAİDO, ERGENEKON İTTİFAKI TÜRK İSLAM BİRLİĞİNİ KABUL EDECEK. başka seçenekleri yok. amerika terörü bitirecek tarihi birikime, kültüre, İSLAM DİNİNİN ULVİ BARIŞÇILIĞINA, türkün tecrübesine sahip değil. dünya, abd, israil türk islam birliğine muhtaç. ergenekon, baron ve masonlar da mecburen kabullenecekler türk islam birliğini.
Beğen
Cevapla
-
ALİYA İZZET BEGOVİÇ
15 yıl önce
Şikayet Et
hükümetin her işinden rahatsız olanların geçerli sebepleri var. yakın tarıht ilk defa bu kadar onurlu bır dış polıtıka izlenıyor onlarda bunu biliyor hatta içleri içlerini kemiriyor dışa vuramadıkları ifadeleri içlerinden söylüyorlar çünkü düşman oldukları ak parti ve seçmeni biraz daha güçleniyor koltuğu biraz daha sağlamlaşıyor.erdoğanın yaptığı işleri hayalen de olsa kılıçtaroğlunun yaptığını düşünsenize, kim bilir kendisine ne methiyeler düzülürdü,ne takdirler ne madalyalar verilirdi,tepesinden aşağı kırmızı güller saçılırdı.tabi hazmedemeyecekler nasıl hazmetsinler
Beğen
Cevapla
-
Erhan ACUN
15 yıl önce
Şikayet Et
Son gelişmelere göre.... Belkide Cumhuriyet tarihinde bu yana günümüzde olduğu gibi açıktan açığa gazeteciler ve televizyoncular takım tutar gibi parti tutmamışlardır.Artık gazeteciler ve televizyoncular amigo gibi parti tutmaya başladılar. Özellikle D medya grubu Gandi Kemal operasyonu ile birşey tutturamayacağını anlayınca Gandi Kemalin yerine siyaseti gazetecileri ve televizyoncuları yapmaya başladı.Bu durumda gösteriyor ki Milletten gücünü alan Ak parti doğru iz üzerinde gümbür, gümbür ilerliyor.
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle