Türkiye-İsrail ticari ilişkileri üzerine...

'Ekmel Bey'e hangi amaçlara hizmet ettiği malûm 'çatı adaylığı' pozisyonunu yakıştıramadığımı söylemiştim.

  • GİRİŞ25.07.2014 11:20
  • GÜNCELLEME25.07.2014 11:20

Meğer 'yakışıyor'muş!..

İsrail, Gazze'de 'öncelikle çocuk ve kadınları katletme' hedefini ilan ede ede 'soykırım'a imza atarken ve bizim bu soysuzluğa topyekûn karşı çıkmamız gerekirken 'Ekmel Bey' iç politikanın sığ sularında yüzüyor.

Bir yandan 'Ben devlet adamlarımıza saygısızlık yapmam!' diyor diğer yandan da Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın İsrail'e karşı çıkışlarını samimi bulmadığını 'ima etmekten' çekinmiyor.

Bu düpedüz saygıda kusur ama 'devlet adamları'ndan kastı 'İsrail devlet adamları' ise burada sıkıntı yok!..

Onlara 'saygı'da kusur ettiği söylenemez!..

Efendim, bazı muhalefet partilerinin, 'bir kısım medya'nın ve dahi onlara –maalesef- 'eklemlenen' 'Ekmel Bey'in hücumları Türkiye ile İsrail arasındaki 'ticaret'in arttığı, yok efendim Türkiye'nin İsrail'e jet yakıtı sattığı, Kürecik'teki radarın İsrail'e bilgi verdiği –filan' iddialarına dayanıyor.

Başbakan Erdoğan'ın bu iddialara verdiği 'Hay gafil, cahil. Kürecik'teki radar bizim talebimiz üzerine getirilmiş füze ve radarlardır. Bir insan Kürecik'teki radarın ne işe yaradığını bilmez mi ya? Bir insan kendi ülkesine bu kadar Fransız olur mu? Cehalet paçalarından akıyor' cevabı 'isyan' niteliğinde.

İsyan, Gazze'deki 'soykırım'ın olanca rezilliğiyle devam ettiği bir dönemde 'vesayete yandaş' takımının ortaya koyduğu 'insani endişelerden' uzak ve de son derece ucuz politik taktiklere.

Enerji Bakanımız Sayın Taner Yıldız, 'Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin İsrail'e petrol ve jet yakıtı satışı gerçekleştirmediğini 'açıkladı.

Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin enerji ve savunma alanlarında işbirliği yaptığına dair iddiaları kesin bir dille yalanladı.

Mavi Marmara katliamından bu yana iki devlet arasındaki ticari ilişkilerin arttığı yönündeki iddialar da aynı şekilde muhtelif kanallarca tekzip edildi.

Lakin bunları dinlemeye niyetleri yok; maksat iftira olsun ve nihai maksat her seçimde milletin teveccühüne mazhar olmuş Sayın Recep Tayyip Erdoğan yok olsun!

TÜRKİYE-İSRAİL TİCARİ İLİŞKİLERİ ARTMIYOR AZALIYOR!

Meselenin bu tarafına ilişkin özet bilgi arz etmek gerekirse...

İhracat ve ithalatı yapılan ürün grupları dikkate alındığında, Türkiye ile İsrail arasındaki ticaretin çok büyük bir kısmının özel sektör tarafından gerçekleştirildiğini görüyoruz.

İhracatta en çok yer tutan kalem -2013 verilerine göre- 1,22 milyar dolar ile 'sanayi için işlem görmüş hammaddeler'.

Özel sektör ağırlıklı ihracatta 458,7 milyon dolar ile demir ve çelik, 388,7 milyon dolar ile motorlu kara taşıtları, 194,8 milyon dolar ile elektronik alet ve parçaları, 154,3 milyon dolar ile kazan, makina, mekanik cihaz ve parçaları, 143 milyon dolar ile plastikler ve mamulleri dikkat çekiyor.

Dikkatlerinize arz edeyim; bu rakamların içinde Filistin'e yapılan devlet ve özel sektör ihracatı da var ve bunlar Filistin maalesef henüz 'tam olarak devlet' kabul edilmediği için İsrail'e yapılmış ihracat gibi görünüyor!..

Ve hemen ifade edelim;

Tüm Ortadoğu ülkeleri içerisinde İsrail ile olan ticaret hacmimizin payı 2002 yılında %24,4 iken 2013 yılında bu oran %8,77'ye inmiş durumda.

Azalma var artma yok meselenin aslı budur!..

BOYKOTA DAVET!..

Saldırılar devam ediyor, soykırım devam ediyor, İsrail özellikle hastaneleri, camileri, sivillerin yaşadığı binaları ve bilhassa da 'çocuk ve kadınları' hedef almak suretiyle pervasızlığını ortaya koyuyor.

Bu rezilliğe karşı en büyük tepkiyi Türkiye vermekte.

Türkiye'nin ve kamuoyumuzun İsrail'e tepkiyi yükseltirken izlediği sorumlu tutuma da vurgu yapmak lazım.

Bizler, 'Bütün Yahudiler Soykırımcıdır!' yollu yaklaşımlara prim vermiyoruz ve bununla birlikte İsrail denilen 'terör organizasyonuna' had bildirmenin 'insanlık vazifesi' olduğunu deklare ediyoruz.

Vicdan sahibi her Yahudi'yi de çok değil 60-65 yıl önce 2. Dünya Savaşı'nda yaşadıklarını hatırlayarak, Filistin halkına yapılan 'soykırıma' 'dur' deme çağrısında bulunuyoruz.

Maalesef...

Köşelerin, BM gibi küresel güç odaklarının mülkiyetindeki kuruluşlar tarafından tutulduğu bu dünya düzeninde yapabileceklerimiz sınırlı.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat