Mekke Savunma Teşkilatı

  • GİRİŞ18.08.2026 09:51
  • GÜNCELLEME18.08.2026 09:51

BM-Birleşmiş Milletler Teşkilatı’ndaki üye devlet sayısı 193’tür. II. Cihân Harbi’nin galibi devletlerin hâkimiyetiyle kurulan teşkilatta çarpık bir yapılanma vardır. Üye devlet sayısı 193 olsa bile son söz BMGK-Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne aittir. Konsey, 5 üye devletten meydana gelir. Diğer 188 üye her ne karar alırsa alsın, bu 5 devletten yalnızca biri, alınan kararı veto ettiğinde o karar, işlerlik kazanamamaktadır…

Filistin, İngilizlerle müttefiki sömürgeci devletler tarafından 1917’den başlayarak Osmanlıdan koparılırken Filistin Arapları, Filistin denilen toprakların tamamına sahipti. 24 Ağustos 1516’da Yavuz Sultan Selim Han, tarafından ana gövdeye katılmıştı. 19. Asır sonlarında buraların elden çıkma tehlikesi zuhur edince Abdülhamid Han, Filistin’i Hazine-i Hassa’ya almıştı.

Filistin’de kahramanlar, 1917’den beri var olma-yok olma kavgası vermektedir. İngiltere ve Fransa’ya karşı verilen savaş, 1948’de İsrail’in BM tarafından tanınmasından sonra Filistin-İsrail Harbi’ne dönmüştür. Siyonistler, bir çiftlik kadar yer talebiyle bölgeye girmişken aldıkları desteklerle İsrail’i sürekli genişlettiler. Şartlar, hep Filistin ahalisi aleyhine oldu. Filistinliler, asrı aşkın bir zamandır büyük bir mezalim altındadır.

Bugün Filistin sadece 6020 km2 kalmıştır. Nüfus, İsrail’deki Yahudi nüfus kadar yâni 6 milyon civarındadır.

Devlet yapısı, Yarı Başkanlık, parlamenter sistemdir. Resmî Başşehir, Doğu Kudüs’tür. Gündelik işler Ramallah’ta icra edilir. Ülke toprakları, Siyonistler tarafından Gazze ve Batı Şeria diye ikiye bölünmüştür. Filistinliler, kadın, çocuk ve yaşlı nüfus dâhil zulmün en vahşisine maruz kalırken biz Müslümanların İlk Kıblesi mübarek Mescid-i Aksa da İsrail’in vicdansız ve hunhar askerleri tarafından cuma, kandil ve bayramlar başta olmak üzere hakarete uğramakta, Müslümanların burada ibâdet etmeleri engellenmektedir.

Keza yapılmış olan sözde ateşkese rağmen Gazze Kasabı Netanyahu güdümlü asker kılıklı terörist Siyonistler, her gün ve neredeyse her saat, her nişan, çeyiz, düğün, sünnet… gibi sosyal faaliyetlere baskınlar düzenleyerek katliam yapmaktalar.

7 Ekim 2023’ten beri İsrail katliam ve vahşeti, biteviye devam ederken BM de İİT de TDT da dünya devletleri ve İslâm Âlemi de sadece seyretmekte, kimse zalimin karşısına dikilmemektedir…

Şimdi; 7 Ağustos 2026’dan bu yana çok güçlü bir ümid belirmiştir. Bu tarihte Türkiye’nin rehberliğinde Mekke-i Mükerreme’de bir Mekke Savunma Teşkilatı Sözleşmesi akdedildi. Âkit yani müdafaa belgesinde imzası olan devletler Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’dır. Bunlar kurucu devletlerdir.

Türkiye’nin yoğun bir görünmez diplomasiyle gerçekleşmesine vesile olduğu bu fikrin MSS-Mekke Savunma Sözleşmesi diye imzalanmasının hemen ardından Hariciye Bakanımız Hakan Fidan, önce Libya’ya gidip burada iç birliğin temini için bir defa daha temaslarda bulunduktan sonra Mısır’a geçti. Bu ziyaret, Mısır’ı, MSS’ye dâhil olmaya dâvetti. Dışişleri Bakanımız, olumlu cevap almış olmalı ki Kahire’de İsrail’i ikaz eden bir konuşma yaptı:

-İsrail, Gazze, Batı Şeria ve bölgede kan dökmeye devam etmektedir. Eğer, ikazlarımıza rağmen bundan vazgeçmezse Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan ve Katar olarak İsrail’e çok radikal bir müdahalede bulunacağız!!!…

Bu söz söylendiyse yapılacaktır!

İsrail için tünelden önceki son çıkıştır!

Bakanımız, daha sonra kardeş Somali’ye gitti. Somali’de olmak, Kızıldeniz’e hâkim olmak demektir. Faaliyet ve görüşmelerden anlaşılan o ki Somali de MSS’ne dâhil olacaktır.

Şimdi sözün burasında sanırız şu soru akla gelmiştir:

-Filistin, devlet olduğuna ve 157 devlet tarafından da tanındığına göre neden Mekke Savunma Teşkilatı’nda yok?

Son derecede haklı bir sual. Şöylece izah edilebilir:

Filistin’i 157 devlet tanımış, bazıları, burada sefaret de açmış ve Filistin elçilerini kendi başkentlerinde kabul etmiş olsalar bile Güvenlik Konseyi’nin veto keyfiliği yüzünden BM, Filistin Devletini tam üye olarak bünyesine kabul edememiştir. 2012’de Filistin’e ancak şu statü verilebildi:

-Üye Olmayan Gözlemci Devlet…

Bundan dolayıdır ki Filistin temsilcisi, BM toplantılarına ancak müşahid olarak iştirak edebilmektedir. Kürsüde konuşma yapabilmekteyse de oy hakkı yoktur.

Mekke Savunma Akdi Teşkilatı kurucu devletleri, işi diğer devletler için zorlaştırmamak adına Filistin’i ilk günden teşkilata almamış olabilirler. Ancak yoldaki dâvetin çok gecikmeyeceğini tahmin ediyoruz. Mevzuat sıkıntısı varsa o da MSS nizamnâmesine yazılacak bir maddeyle "… aday devletin kabulü için BM’de gözlemci üye devlet olması kâfidir" denir ve maksat hasıl olur. Teşkilatın kardeş devletlere açık olma keyfiyeti, imzalarla beraber beyân edilmişti. Bütün İslâm Âleminden "Kardeş devletler" tarifine kimler giriyorsa Kıbrıs Türk Cumhuriyetine varıncaya dek teşkilatta olması gereken kimler varsa onlar, dâhil edilirken bu arada Filistin de yerini alır. Endonezya’dan Fas’a kadar her İslam ülkesi, bu şerefe nail olmayı fırsat bilmelidir.

Hatta muhtemeldir ki teşkilat Müslümanlara mahsus tutulmayıp İspanya gibi Filistin dostu devletlere de imkân verilebilir…

Mekke Savunma Anlaşması Teşkilatı, asrın büyük hizmetlerinden biri olmaya namzettir. Dileriz ki ömürlü olsun ve akıbeti, Bağdat Paktı ile Balkan Paktına benzemeyerek 1976 yılında yine burada kaleme aldığımız bir yazımızda yaptığımız teklif gibi İslam Birleşmiş Milletler Teşkilatı’na zemin hazırlasın…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye ziyareti de bu defa bölgeyi tahkim adına olacağına şüphe yoktur. O gün Emevî Câmiî ve civarı, Sultan Reşad’ın 1911’deki Kosova ziyaretinde Evlad-ı Fatihan ile kıldığı cuma namazı gibi yüz binli sayılarla olacağına dair tahminimiz güçlüdür. Sultan’ın o ziyâreti bir vedâ idi. Bu ise merhaba!

Gazze’de, Filistin’de, Lübnan’da mel’un Siyonist elin tuttuğu bıçak, kemiği keser olmuş, sabır taşı çatlamıştır…

Kudüs’ün çağrısı, Mescid-i Aksa’nın feryadı işitilmeli, zalim, döktüğü kanda boğulmalıdır!..

Rahim Er / Türkiye Gazetesi

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat