ABD Gülen’iiade eder mi?

  • GİRİŞ20.12.2018 13:12
  • GÜNCELLEME20.12.2018 13:12

FETÖ’nün Pensilvanya’daki elebaşı Fetullah Gülen’in ABD tarafından Türkiye’ye iade edileceğine yönelik iddialar bu aralar gündemi bir hayli meşgul ediyor.

Hatırlayın, daha geçtiğimiz ay Amerikan NBC televizyonu, Beyaz Saray’ın, federal kurumlardan Gülen’in iadesinin nasıl mümkün olacağının araştırılmasını istediğini iddia etmişti de bir hayli heyecanlanmıştık. Ancak ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan “Beyaz Saray Gülen’in iadesiyle ilgili herhangi bir görüşme yapmadı. Türkiye’den gelen belgelerin değerlendirmesi sürüyor” açıklaması yapılınca, hevesimiz kursağımızda kalmıştı.

Geçtiğimiz günlerde de yine aynı şey oldu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Fetullah Gülen’in de aralarında bulunduğu 84 kişinin Türkiye’ye iadesine yönelik listeyi ABD’ye sunduklarını belirtip, “ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bu konu üzerinde çalıştıklarını söyledi” dedi, fakat “Büyük Şeytan” yine anında çark etti. Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, “Trump, Erdoğan’a sadece ‘Gözden geçireceğiz’ dedi” açıklamasını yaparak, Türkiye’ye herhangi bir taahhütte bulunmadıklarını iddia etti. 

Kahpeliği görüyorsunuz değil mi?

Trump, Erdoğan’a önce “Gülen’in iadesi konusunda çalışıyoruz” diyor, ardından da dansöz gibi kıvırıp, elemanlarına yalanlama yaptırtıyor.

Bu tam bir şeytanlık!

Zaten Çavuşoğlu da “Büyük Şeytan”ın şeytanlığının farkında. Ondan dolayıdır ki, açıklamalarına “ABD’den somut adımları görmemiz gerek” şerhini düşmeyi ihmal etmiyor.

¥

Baksanıza, ABD’ye bugüne kadar iadeyle ilgili 7 ayrı talep gönderildi, ancak maalesef hiçbir ciddi adım atılmadı. Öyle ki, adamlar, Türkiye’nin ilettiği onlarca koli dolusu belgeyi mahkemeye gönderme ihtiyacı bile hissetmedi. İkili görüşmelerde hep sözler verildi, ama bu sözler göstermelik olmaktan öteye gitmedi.

Anlaşılıyor ki, ABD Gülen’i daha büyük bir menfaat sağlamadığı sürece Türkiye’ye iade etmeyecek.

Peki ya ne yapacak?

160 ülkede kurduğu düzeni yıkmak istemeyeceği için en fazla bir başka ülkeye gönderecek.

Utanma ve arlanmadan nasipsiz olan, kahpeliği ve haydutluğu hayat tarzı haline getiren bir terör devletinden de daha fazlasını beklememek lazım.

¥

BUGÜN MİLLETİ SOKAĞA ÇAĞIRAN

FATİH PORTAKAL, 15 TEMMUZ’DA

“VATANDAŞIN SOKAKTA OLMASI 

SAKINCALI” DEMEMİŞ MİYDİ?

Muhalefet etmekle goygoyculuk yapmayı karıştıran çevreler, bugünlerde, FOX TVekranlarından halkı sokağa çağıran Fatih Portakal’a destek yarışına girmiş vaziyette.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tescilli İslâm düşmanı Rupert Murdoch’ın operasyonel kanalında “Fransa’da meydana gelen protestolar Türkiye’de de yapılmalı”minvalinde herzeler yumurtlayan Portakal’a tepki gösterdi ya, anında bir kampanya başlattılar. Erdoğan nefreti gözlerini kör etmiş olan malum şahıslar, Cumhurbaşkanı’nın, ‘sokağın nabzı’nı çok iyi tuttuğu için Portakal’ı hedef tahtasına oturttuğunu bile söylediler.

Güler misin, ağlar mısın?

Ya hu bugün milleti sokağa dökme gayretine girişen ve “Sokağın nabzını çok iyi tutuyor” dediğiniz işbu Portakal, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminin hemen ardından sokaklara dökülen milyonlarca insanı eleştirip, vatandaşın sokakta olmasının Türkiye’ye faydadan çok zarar getireceğini söylememiş miydi?

Bugün Paris’teki sarı yeleklilere özenerek milleti gaza getirmeye yeltenen zat, 15 Temmuz’da FETÖ’cülere karşı direnenleri frenlemek istememiş miydi?

¥

Bu millet, sokağa ne zaman çıkacağını çok iyi bilir. Basın ve fikir özgürlüğü maskelerinin ardına saklanıp her türlü haltı karıştırmayı kendinde bir hak olarak görenleri de fazlasıyla yakından tanır.

O yüzden boşa kürek çekme Portakal...

Orda kal!

YENİ AKİT GAZETESİ

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat