ABD’ye güvenip operasyonu ertelemeyelim
- GİRİŞ23.12.2018 13:56
- GÜNCELLEME23.12.2018 13:56
Türk Silahlı Kuvvetleri, terör örgütü YPG’nin işgalindeki Fırat’ın doğusuna yönelik operasyon için tetikte bekliyordu. Zaten sınır hattımızda 6 aydır süren hummalı bir hazırlık vardı. Son olarak, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Fırat’ın doğusunu bölücü terör örgütünden kurtarmaya yönelik harekatımıza birkaç gün içinde başlayacağız”demesiyle, biz de beklemeye koyulduk.
Koyulduk ama, Erdoğan’ın işaret ettiği o birkaç gün içerisinde çok önemli gelişmeler oldu. Bu önemli gelişmelerin en başta geleni, hiç şüphesiz ABD’nin Suriye’den çekilme kararı almasıydı.
Biz Beyaz Saray’ın çekilme hususunda samimi olup olmadığını, işin perde arkasında bir oyun oynanıp oynanmadığını tartışırken, Erdoğan’dan dikkat çekici bir açıklama daha geldi.
Cumhurbaşkanı, önceki gün Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada “son gelişmeler nedeniyle Fırat’ın doğusundaki operasyon için bir müddet daha beklemeye geçildiğini” ilan etti.
•
Erdoğan, her ne kadar söz konusu beklemenin “ucu açık olmadığını”, “önümüzdeki aylarda hem DEAŞ’ı hem de PKK/YPG’yi ortadan kaldıracak bir harekat tarzı izleneceğini” söylese de kanaatimizce bu karar isabetli olmamıştır. Zira zaman geçtikçe bölgede şartlar daha da çetin bir hale gelecektir.
En basitinden, terör örgütü PKK/YPG, Türkiye’nin operasyonu başlayana kadar nefes alma imkanı elde edecektir. Patronu ABD bölgeden gerçekten çekilse bile, bu süre zarfında kendisine mutlaka yeni patronlar bulmuş olacaktır. Terör örgütü, hangi ülke iyi bir teklifle gelirse, onun tetikçisi olmayı kabullenecektir. Zaten bir YPG yetkilisinin, ABD bölgeden çekilme kararı alır almaz “Biz de başka ülkelerle işbirliğine gideriz” açıklaması yapması bu gerçeğe işaret etmektedir.
O halde, Türkiye, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarıyla Fırat’ın batısında ne yaptıysa, doğusunda da bir an önce aynı şeyi yapmalıdır. Kim hangi numarayı çekerse çeksin, başladığı hayati işi daha fazla ertelememelidir. Şu ana dek Suriye’deki süreci hep yalanlarla idare etmeye çalışan ABD’nin ipiyle kuyuya inilmemelidir.
Elbette ki bütün kazanımlar sahada elde edilmek zorunda değil; Türkiye, pekâlâ diplomasi yoluyla da kendi politikalarını kabul ettirebilir. Ancak unutulmamalı ki ABD ve taşeronlarının tek anladığı güçtür. Bu sebeple, sınırımızda kurulmak istenen PKK devleti hayali sadece ve sadece askerî bir operasyonla suya düşürülebilir.
•
HANİ DEAŞ’I YENMİŞTİNİZ?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fırat’ın doğusuna yönelik operasyon için bir süre daha bekleyeceklerini açıklarken, ilginç bir bilgi daha paylaştı.
Suriye’den çekilme kararı alan Donald Trump’la yaptıkları son görüşmede, ABD Başkanı’nın kendisine “Siz DEAŞ’ı burada temizler misiniz?” sorusunu yönelttiğini, cevaben de “Temizleriz. Yeter ki sizler lojistik anlamda bizlere gerekli desteği verin” dediğini ifade etti.
Aslında sırf bu teklif bile, “sarı şeytan” Trump’ın yeni bir şeytanlık peşinde olduğunu gözler önüne seriyor.
Öyle ya, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Suriye’de DEAŞ’ı temizlemeyi teklif eden Trump, Suriye’den çekilmelerine gerekçe olarak DEAŞ’ı hezimete uğratmalarını göstermemiş miydi? Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Orada olmamızın tek nedeni DEAŞ’tı ve DEAŞ’ı yendik” dememiş miydi?
Eee, ne oldu şimdi?
“Hezimete uğrattık” dediğiniz DEAŞ’ı Türkiye’nin bitirmesini istiyorsunuz.
“Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” diye sorarlar adama.
•
Demek ki neymiş?
Bu samimiyetsiz, ikiyüzlü, kaypak devletin hiçbir sözüne güvenilmezmiş.
Ayıdan post, ABD’den de dost olmazmış.
Yorumlar1