“Halk, halk” diyerek halkçı olunmuyor

  • GİRİŞ27.12.2018 11:44
  • GÜNCELLEME27.12.2018 11:44

Bir yandan Türkiye’deki kutuplaşmanın acilen bitirilmesi gerektiğini söyleyip, diğer yandan ise halkın sinir uçlarıyla oynayacak açıklamalar yapanlar, içinde bulunduğumuz şizofrenik hâli bizce gayet güzel ortaya koyuyor. 

Öyle ya, eğer bir ülkede cumhurbaşkanını (hem de bir canlı yayında) açık açık ölümle tehdit edip, arkasından da “Ben mizah yapmıştım” diye kendini savunanlar bulunuyorsa, bu durum ancak ve ancak şizofreniyle açıklanabilir. 

Evet, maalesef tam bir akıl tutulması ve yeni bir kaos hazırlığıyla karşı karşıyayız.

Türkiye, birleştirici olduklarını iddia eden bölücüler eliyle bir defa daha uçuruma sürüklenmek isteniyor. 

Sokak çağrılarıyla başlayan provokasyon girişimleri, sözde tiyatrocuların sahne aldığı yeni “oyun”larla sürdürülmeye çalışılıyor.

Bu tür girişimlere karşı mutlaka dikkatli olunmalı.

Bir yandan demokrasiden dem vurup, diğer yandan ise “her şeyin sandıkta çözülmediğini” söyleyen sahte demokratların gerçek yüzleri bir an önce görülmeli. 

¥

Sahte demokratlar demişken...

Bu tiplerin, çoğunlukla CHP’nin kanalı olarak bilinen Halk TV’deki “Halk Arenası”adlı programda arz-ı endam etmeleri sizce de dikkat çekici değil mi? 

Aslında burada ironik bir durum da söz konusu.

Halk Partisi’nin Halk TV’sinin “Halk Arenası”nda bugüne kadar yapılan tek şey halkı ve onun değerlerini aşağılamak. 

Öyle ya, Halk Arenası’nda, daha önce de halkın yarısından fazlasının oyunu alan Tayyip Erdoğan’a “Aynı yüzyıl içinde Türkiye’ye bir deha gelmiştir ve ne yazık ki Türkiye’nin de bir delisine denk geldik. Dehamız Mustafa Kemal Atatürk’tür. Diğerini de zaten siz biliyorsunuz. Manisa’ya açılan hastanenin de niye açıldığını iyi biliyorsunuz. Allah onu oraya getirmeyi nasip etsin” şeklinde alçak yakıştırmalar yapılmadı mı?

Halkın nabzını tuttuğunu iddia eden programda, halk göz göre göre hedef tahtasına oturtulmadı mı? Milletvekili sıfatı taşıyan bir halk düşmanı, 16 Nisan 2017’deki halk oylamasından hemen önce, referandumda ‘evet’ oyu verecek olan vatandaşları, denize dökmekle tehdit etmedi mi? 

Hatırlayın, işbu “Halk Arenası”na çıkan toplum mühendisleri, modern olmayı soyunmak şeklinde algılayıp, halka “Cumhuriyet ve Atatürk değerlerine sahip çıkılması için inadına mini etek, inadına dekolte giyeceksiniz” dayatmasında bulunmadılar mı?

Devran döndüğünde AK Partililerle hesaplaşacaklarını ve onları mağdur edeceklerini söyleyen halkçılar(!) da mahut programda boy göstermediler mi?

Siz istediğiniz kadar halkçı olduğunuzu ileri sürün.

Bu millet gerçek yüzünüzü çok iyi biliyor.

Unutmayın, “Bal, bal” demekle ağız tatlanmaz. “Halk, halk” denilerek de halkçı olunmaz.

¥

“HAYÂL”İNİZ, YAKINDA

“KÂBUS”A DÖNÜŞECEK

Terör örgütünün siyasi uzantısı, bugünlerde Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna yapacağı askerî operasyonu algı operasyonuyla önle(t)meye çalışmakla meşgul.

Manipülasyon, spekülasyon, ajitasyon... 

Her türlü tekniği kullanıyorlar. Bunu yaparken hiç utanmıyor, zerre miskal çekinmiyorlar.

Son örneğini HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’nin, partisinin önceki günkü grup toplantısında yaptığı konuşmada gördük. 

Baksanıza, hazret, Türkiye’de neredeyse 40 yıldır kan döken terör örgütünün maşalığını yaptığını unutup, Suriye’de daha fazla kan dökülmemesini salık veriyor.

Kandil’de kadınları cinsel meta olarak kullananların temsilcisi, iş Rojava’ya gelince “Rojava, kadın özgürlüğünün cesaretle sahiplenildiği bir mekandır” ifadelerini kullanıyor.

Üstelik, Rojava’yı, “Gezi’nin hayâli” olarak nitelendirerek şecaat arz ederken sirkatin söylüyor. Gezi’dekilerin de Rojava’dakilerin de aynı hayâli kurduklarını itiraf ediyor.

O hayâlin ne olduğunu söylemeye herhalde gerek yok; Türkiye’yi içeriden ya da dışarıdan çökertmenin hayâlini kuruyorlar.

Ama bırakın, hayâl kurmaya devam etsinler.

Nasıl olsa, teröristlerin ve onların destekçilerinin hayâllerinin kâbusa dönüşeceği günler çok uzak değil.

YENİ AKİT GAZETESİ

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat