Bir Hollywood filmi daha... Başrolde de YPG’li ‘Avanak Abdi’!

  • GİRİŞ31.10.2019 11:11
  • GÜNCELLEME31.10.2019 11:11

Geçtiğimiz pazar sabahına DEAŞ lideri Ebubekir el-Bağdadi’nin öldürüldüğüne yönelik haberle uyandık.

Kamuoyuna yansıdığı kadarıyla, ABD özel kuvvetleri tarafından İdlib’de gerçekleştirilen bir operasyonla “ortadan kaldırılmıştı” el-Bağdadi. Daha doğrusu operasyon başlayınca kaçtığı tünelde intihar yeleğinin pimini çekip kendisini havaya uçurmuştu. 

¥

ABD makamlarınca, Bağdadi’nin öldürüldüğünün ve cesedine ait kalıntıların “denize gömüldüğünün” ileri sürülmesi, yine bir “Hollywood yapımı” ile karşı karşıya olduğumuzu gözler önüne seriyor.

Öyle ya, ABD 2007 yılında aslında böbrek yetmezliğinden ölen Usame bin Ladin’i 2011’de bir de “operasyon”la öldürmüş, cesedini de tıpkı el-Bağdadi’ninki gibi denize gömmüştü değil mi? 

Şüphesiz bu atraksiyonlar bir “kurgu”nun parçası.

Bağdadi’nin öldürüldüğünün açıklanması, en başta ABD’deki başkanlık seçimlerini etkilemeye matuf.

Baksanıza, Donald Trump şimdiden ön almaya başladı bile. 

Adam, kameraların önüne geçerek kahramanlık nutukları atıyor. “Sarı şeytan”, günden güne kaybettiği itibarını bir vitrin düzenlemesiyle geri kazanmaya çalışıyor.

¥

Kimseye komik gelmesin ama, bunlar hep “Amerikan oyunu”.

Plan oldukça basit: Gözlerini diktikleri yerde evvela muhayyel bir düşman yaratıyorlar. Sonra da o düşmanı sözde alt etmek için binlerce kilometre ötedeki ülkelere “demokrasi(!)” götürüyorlar.

Hatırlayın, önce 11 Eylül’ü gerekçe göstererek Afganistan’a demokrasi götürmüşlerdi.

Bu ülkedeki işleri bitince, daha açık ifadesiyle Suriye’de iç savaş başlayınca da rotayı hemen Orta Doğu’ya çevirmişlerdi.

¥

ABD’nin, yıllar boyunca aradığı Ladin’i bir anda eliyle koymuşçasına bulup -güya- öldürerek DEAŞ adlı canavarı piyasaya sürmesi bir tesadüf olamaz değil mi?

11 Eylül, Afganistan’ın işgali için nasıl bir bahane oluşturduysa, DEAŞ ve Ebubekir el-Bağdadi de Suriye’deki Amerikan varlığı için bir bahane oldu.

Gördünüz, Afganistan’da ne yaptılarsa, Suriye’de de onu yaptılar.

Nihayetinde burada da aynı senaryo gerçekleşti. Yani film kendileri açısından yine “mutlu son”la bitti. Usame bin Ladin gibi bir türlü bulunamayan el-Bağdadi, manidar bir süreçte manidar bir şekilde öldürüldü(!) 

¥

Burada asıl sorulması gereken soru şu: Bir terör örgütünü bitirirken başkasını ortaya çıkarmakta usta olan ABD, bu defa kimi sahaya sürmeyi planlıyor? 

Ladin öldürülüp(!) El Kaide geriletildi, ardından Bağdadi kullanım süresi dolunca imha edilerek DEAŞ’a misyonu tamamlattırıldı. 

O halde sırada kim var?

¥

Bize göre, Bağdadi’nin öldürüldüğünün açıklanması, “son” değil, “bölgede yeni bir terör yapılanmasının başlangıcı” olabilir.

O yüzden, çok yakında PKK/YPG için de bir “Hollywood filmi” çekilirse sakın ama sakın şaşırmayın. 

ABD’nin DEAŞ’ı “bitirirken(!)” bir başka terör örgütü YPG’yi parlatmaya çalıştığını görmek için kâhin olmaya gerek yok. 

Başına 3 milyon lira ödül konulan ve Interpol tarafından dünyanın her yerinde kırmızı bültenle aranan terörist Ferhat Abdi Şahin’in “general” diye takdim edilip kahramanlaştırılmaya çalışılması, filmde başrolün “Avanak Abdi”ye verileceğine delalet. 

Etkisini günden güne kaybeden Öcalan ve PKK sonrasına bir hazırlık bu. “Terörün anahtarı”nı Ferhat Abdi Şahin’e teslim etmenin hazırlığı...

¥

Şurası kesin ki, terör örgütleri arasında ayrım yapılması tam anlamıyla bir fecaattir. YPG ne ise DEAŞ da odur. ‘Mazlum’ diye lanse edilmeye çalışılan Ferhat Abdi Şahin ile Ebubekir el-Bağdadi arasında hiçbir fark bulunmamaktadır. 

ABD bundan sonra bölgeyi terör örgütleriyle şekillendireceğini zannediyorsa fena halde yanılıyor. Çünkü artık eski Türkiye yok. 

Bu gerçeği kafalarına kazısalar çok iyi ederler. 

YENİ AKİT GAZETESİ

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat