Türkiye'nin laikliği ve demokrasisi örnek olabilir mi?
- GİRİŞ25.09.2011 10:51
- GÜNCELLEME25.09.2011 10:51
Sayın Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Kuzey Afrika gezisi siyasal ilişkiler açısından güncelliğini yitirdi. Ancak o gezide Başbakan'ın dile getirdiği cümleler önemini korumaya devam ediyor. O konuşmanın laiklikle ilgili bölümüne daha önce değinmiştik (18 ve 22 Eylül '11 tarihli yazılar). Gezinin Tunus ayağında dile getirilen demokrasi hakkındaki görüş de üzerinde durulmayı hak ediyor.
Ancak bir kere daha belirtelim ki, Sayın Başbakan'ın dile getirdiği görüşler onun pratik amacıyla, şimdi bizim burada üzerinde durduğumuz teorik amaç farklı hedefleri istihdaf ediyor. Biz, Sayın Başbakan'ın göz önünde bulundurduğu pratik hedefler açısından değil, fakat ele aldığımız konunun teorik temeli açısından konuyu değerlendiriyoruz ve konunun pratik hedeflerini ele aldığımız bağlamın dışında tutuyoruz.
Bu ihtirazî kayıtla konuya girelim. Sayın Başbakan Tunus'ta, konuşmasının başında laikliğe vurgu yaptıktan sonra demokrasiye değiniyor ve gazetelere yansıdığı kadarıyla şunu söylüyor: "Tüm bunların yanında hepsinden önemlisi Tunus, şunu ispat edecektir; İslam ile demokrasi yan yana olabilir. Türkiye halkının yüzde 99'u Müslüman olan bir ülke, biz rahatlıkla bunu yapabiliyoruz, bir sıkıntımız yok. Oldu ve oluyor, demek ki olabilir. Farklı yaklaşımlar ortaya koymak suretiyle bunun önünü kesmeye gerek yok..."
Burada da cümleleri tek tek analiz etmeye çalışalım
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Rasim Özdenören - YeniŞafak
Yorumlar2