Gülen'i bitirme kararı ve 28 Şubat davasının 40.duruşması

  • GİRİŞ29.11.2013 09:36
  • GÜNCELLEME29.11.2013 09:36

Biz 28 Şubat darbecilerinin savunmaları ve çapraz sorgularına odaklanmışken 2004 yılı MGK kararı, Gülen'i bitirme kararı manşetiyle gündeme oturmuş.

Bu konudaki görüşlerimi ifade etmeden, Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendiyi,  hizmet hareketini ve benzer statüdeki sivil yapılanmaları bitirme planlarının 28 Şubat davasında nasıl gündeme geldiğinden bahsetmek istiyorum.

Dün 28 Şubat Darbe davasının tek sivil sanığı Kemal Gürüz'ün savunma ve çapraz sorgu günüydü. Suçlamaları inkara dayalı savunmasından sonra bir kısım mağdur ve müştekiler vekili olarak kendisine doğrudan sorular sordum. Dosyadaki belgelere dayalı bu sorular, darbe suçunun sübutu ve unsurları açısından önemi kadar, darbecilerin “irticai unsur” olarak gördükleri kişi ve kuruluşlarca üzerinde dikkatlice düşünülmesini bugün bir kez daha zorunlu kılıyor.

Sanık Kemal Gürüz'e duruşmada doğrudan yönelttiğim sorularımın bazıları:

  • YÖK kanunu Ek 17.maddesiyle üniversitelerde kılık kıyafet serbestliği getirilmesine rağmen, başörtülü öğrencilerin üniversitelere alınmamasını emreden genelge yayınladınız mı?
  • Darbeci generallerle fikir ve eylem birliği içinde değilseniz bu genelgeyi neden görevde olduğunuz 1995-1996 yıllarında yayımlamayıp, 28 Şubat darbesinin gerçekleştiği 1997 yılında yayımladınız?
  • Asker sanıklardan Erdoğan Öznal'dan 10 Ekim 1997 tarihli, Kemal Gürüz'e başlıklı el yazısıyla yazılmış 89 sayfalık, gizli ibareli, “siyasi islamla mücadele yöntemleri” başlıklı bir belge aldınız mı?
  • Bu belgenin aslının evinizde yapılan aramada ele geçirildiği doğru mu?
  • Başkanlığınızda 61 Rektör ile birlikte Batı Çalışma Grubu'nun düzenlediği brifinge katıldınız mı? Brifing konusu neydi? Konu hükümeti düşürmek olduğuna göre darbeyle ilginizin olmadığını söylemeniz ne derece inandırıcı?
  • 28-29 Nisan 1997 Genelkurmay Konferans salonu,  2 Mayıs 1997 Harp Akademileri Komutanlığı konferans salonunda düzenlenen TİSK, TÜSİAD, ADD, DİSK, Çağdaş eğitim Vakfı, Rotary Kulüp vs. 368 kişinin katıldığı toplantılara katıldınız mı? Toplantıların konusu neydi?
  • Binlerce meslek lisesi öğrencisini mağdur eden adaletsiz katsayı uygulamasını Çevik Bir'in emir ve talimatı ile mi başlattınız?
  • 30.10.2001 tarihli sizin imzanızı taşıyan belge ekinde irticai faaliyette bulunanlar başlığıyla personel isim listesi düzenlemeniz bir fişleme değil mi?
  • 31 Temmuz 1997 tarihli  BÇG'nin kurucusu Org. Çetin Doğan imzalı tarafınıza yazılan yazıda 18 Mart Üniversitesindeki irticai kadrolaşmadan bahsedilip tedbir alınması isteniyor. Siz YÖK başkanı olarak BÇG'na mı bağlısınız. Emirleri BÇG'den mi alıyorsunuz?
  • Yaptığınız işlemler aleyhine yargıya gidenler netice alamadı diyorsunuz. 28 Şubat darbecilerinin sizin gibi yargı mensuplarına da brifing verdiğini bilmiyor musunuz? Tarafsız hukuku uygulayan hakim ve savcıların baskı altına alındığını, yargının bağımsız ve tarafsız karar veremediğini biliyor musunuz?
  • Üniversitelerde görevlerine son verdiğiniz Beşir Atalay, Servet Armağan gibi rektörler ve diğer akademisyenler suç işlemişler ise niçin adli makamlara intikal ettirmediniz. Yaşam tarzları, icraatları suç değilse meslekten ihraç ve benzeri yaptırımlar uygulamanız 28 Şubat Darbecileri ile fikir ve eylem birliği içinde aynı suçu işlediğinizi göstermiyor mu?
  • Basına intikal eden resimlerde “ORDU GÖREVE” pankartlarıyla toplantı ve gösteri yaptığınız görülüyor. Orduyu göreve davet bir darbe çağrısı değil mi?

Sorular devam ediyor ancak şu soru önemli ve gündemle doğrudan alakalı.

  • BÇG tarafından tarafınıza gönderilen, sizin de Üniversite Rektörlüklerine gönderdiğiniz yazıda öğretim üyelerini “radikal İslamcı, Nakşibendi, Yeni Asya grubu nurcu, M.Kırkıncı grubu nurcu, F.Gülen grubu nurcu, Süleymancı, milli görüşçü, genel İslamcı, Dünya Kardeşlik Birliği mensubu” gibi sıfatlarla fişlediğiniz, evrensel hukuka ve anayasaya aykırı biçimde insanları inancına, mezhebine, felsefi kanaatine göre ayrımcılığa tabi tuttuğunuz  doğru mudur?
  • Bu fişlemeler, suç teşkil eden bir eylem olarak 28 Şubat Darbecileriyle müşterek hareket ettiğinizi  göstermiyor mu?
  • Size talimat verildiğini söylüyorsanız, kanunsuz emirlerin uygulanmayacağının bir anayasa kuralı olduğunu bilmiyor musunuz?

Şimdi başa dönecek olursak, Taraf'ın manşete taşıdığı söz konusu MGK kararı Hükümet sözcüsü tarafından yalanlamadığına göre böyle bir tavsiye kararı alınmış.

Ak Parti'nin iktidara yeni ısındığı, Balyoz Darbe Planının gündemde olduğu, Cumhurbaşkanlığı makamında da hükümetle uyumlu olmayan muhaliflerle ve askerlerle işbirliği yapan A.Necdet Sezer'in bulunduğu süreçte alınan bir tavsiye kararı.

Aynı kararda dikkat çeken en önemli nokta, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün Büyükelçiliklere, Gülen okullarına ve Milli Görüş'e yardım edilmesi için gönderdiği 3846 ve 3847 sayılı genelgelerin geri çekilmesi tavsiyesi. Demek ki, Ak Parti'nin özgür iradesi bu genelgelerle ortaya konulmuş ve icraya başlanmış. MGK tavsiye kararı o konjonktürde Başbakan Erdoğan ve iktidarına baskı yapmaya yönelik bir karar. Tavsiye niteliğindeki bu kararı hükümet üyeleri imzalamış iseler de uygulama olmadığı kesin. Öyleyse bu karar neden şimdi gündeme geliyor ? Cevabı bence net.

Ergenekon davası kapsamındaki Ak Parti'yi ve Gülen'i bitirme planı deşifre olunca Gülen Cemaati ile Ak Parti'yi birbirine düşürme planı devreye sokuldu. 2004 MGK tavsiye kararının uygulanması yönünde Hükümetin bir kararı ve eylemi olmadığı için eski defterler karıştırılıp bu MGK kararı piyasaya sürülüyor.

Öyleyse bu mesele değerlendirilirken 28 Şubat Darbecilerinin etkisizleştirilecek hedef olarak gördüğü, darbeci zihniyetin ayrım yapmaksızın karşısına aldığı dini referans alan sivil toplum kuruluşları ile, belli oranda aynı tabandan da destek alarak güçlü iktidarını sürdüren Ak Parti'nin zayıflatılmasının amaçlandığı düşünülmeli değil mi?

Reşat Petek
www.resatpetek.net

petekresat@gmail.com

Yorumlar8

  • ercan aykan 12 yıl önce Şikayet Et
    SU AKACAK YOLUNU BULACAK. BU GERÇEKLEŞİRKEN KİMİN YÜZÜNÜN KIZARACAĞINI ZAMAN GÖSTERECEK !!!. Bekleyip görmek lazım.
    Cevapla
  • mehmet şeker 12 yıl önce Şikayet Et
    herhalde erken yazılmış bir yazı. sayın başbakan kararın 2004 verildiğini diğer bakanların (hüseyin çeklik, nimet çubukçu (baş) ve ömer çelik) bunu geçekleşitirmediğini ama nabi avcının geçekleştireceğini söylemedi mi? Evet bu belge sayın başbakanı doğruladı. kendisinin yalancı biri olamadığını ortaya koydu. evet erken bir yazı olmuş taraf gazetesinde yine Mehmet Baransu tarafından yayınlanan belgelerde zamanın başbakan müsteşarı ömer dinçer tarafından uygulamaya konduğunu ortaya çıkardı. sayın Arınç ve sayın Akdoğan yeni bir açıklama yapmadı! daha öncekinde hemen yapmışlardı
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • MUSTAFA KAYA 12 yıl önce Şikayet Et
    ADIYAMANLI KÜRT KARDEŞİNİZ. (AL-İ İMRAN SURESİ / 156) Onlar, kendileri oturup kardeşleri için: "Eğer bize itaat etselerdi, öldürülmezlerdi" diyenlerdir. De ki: "Eğer doğru sözlüler iseniz, ölümü kendinizden savın öyleyse." Allah rızası için kardeşler arasına nifak sokulmasın buna fırsat vermeyelim.
    Cevapla Toplam 5 beğeni
  • Ejder Ejderha 12 yıl önce Şikayet Et
    el insaf. akp için imam hatipleri kapatmak ne kadar hayati ise, cemaat için de dershaneler o derece önemlidir. daha açık söylemeye gerek var mı. ondan sonra kalkıp cemaatten anlayış bekleyen safdillere laf anlatmanın anlamı yok. kaldı ki karşılarında akp ye oy vermiş bir kitle var.
    Cevapla Toplam 13 beğeni
  • frodo baggins 12 yıl önce Şikayet Et
    Yukarı tırmandığınız merdiveni kıracak olursanız, düşüşünüz sert olur !!!. Sevgili cemaat üyeleri, ülkeyi buralara getirmiş gibi davranmayın, Akparti hükümeti gelene kadar ne yayın organlarınızın ne de hocanızın sesi çıkabiliyordu, Akparti sayesinde sesiniz yükselmeye başladı ve her ne hikmetse Akparti ye karşı yükselir oldu o sesiniz. Hocanız Demirel ile Ecevit ile flört edip 28 şubatta Erbakana O zat derken Bu ülkenin tüm siyasi kahrını bu gün asılsızca suçladığınız kadrolar çekti...Emniyette size yer verildi istihbaratta yer verildi ilk yaptığınız başbakanı dinlemek oldu !!! Sesiniz çıktı, Filistine ve Mısıra karşı oldunuz. MAvi marmara için Hükümete kızdı hocanız. Bu kadro size çok şey verdi, ve bu yaptıklarınızla çok şey kaybedeceksinizz..Kaybettiniz bile. Size biraz hürmetimiz vardı oda gitti. Vesselam...
    Cevapla Toplam 27 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat