G20 son gelişmeleri nasıl etkileyecek?

  • GİRİŞ02.07.2019 11:15
  • GÜNCELLEME02.07.2019 11:15

Dünya ekonomisinin yaklaşık %85’ini, ticaretinin %75’ini ve nüfusunun üçte ikisini oluşturan, Türkiye’nin de üyesi olduğu G20 ülkelerinin liderleri Japonya’nın Osaka kentinde bir araya geldi.

Toplantı öncesi, Türkiye ve dünyadaki son gelişmelerin G20’yi olumsuz olarak etkileyeceği yönündeki beklentiler çok güçlüydü. Fakat, beklentinin aksine yapılan ikili görüşmelerde uzlaşmacı yaklaşımlar sergilendi. Sadece, İngiltere Başbakanı May ve Putin görüşmesi biraz gergin geçti. Diğer Avrupa ülkelerinin ise çok bir etkisi hissedilmedi.

Bu zirve ABD-Çin ilişkilerinin geleceği ve dolayısıyla da dünya ekonomisindeki dengeler açısından büyük bir önem arz ediyordu. Çünkü iki ülke arasındaki ticaret savaşı, dünya ekonomisindeki en önemli belirsizlik kaynağıydı.

İki ülke arasındaki ticaret savaşları kapsamında 300 milyar dolar değerindeki Çin mallarına getirilen gümrük vergilerinin, 2020 yılında küresel ekonomik büyümenin %0,4 puan azalmasına neden olabileceği belirtiliyordu. Neyse ki ABD-Çin görüşmeleri beklenenden daha olumlu geçti. En azından ilave vergi konusu şimdilik askıya alındı ve taraflar anlaşmaya çok yakın olduklarını ifade ettiler. Trump, görüşmenin çok iyi geçtiğini ve müzakerelerin devam edeceğini söyledi. Çin devlet medyası da iki tarafın müzakereleri sürdürme kararı aldığını ve ABD’nin şu anda Çin’e yönelik ek tarife adımı atmayacağını bildirdi.

Türkiye açısından bakacak olursak, biraz daha farklı beklentiler söz konusuydu. Toplantının İstanbul seçimlerinden hemen sonraya gelmesi ve Avrupa basınında yayılmaya çalışılan olumsuz hava ile beraber, Türkiye ve Tayyip Erdoğan için toplantının daha zor geçmesi bekleniyordu. Çünkü, G20 zirvesi Türkiye açısından ayrı bir öneme sahipti. Erdoğan-Trump görüşmesinde S-400’lerin akıbeti ve olası yaptırımların gündeme geleceği konuşuluyordu.

Beklentiler böyle iken, Cumhurbaşkanımızın daha G20’ye giderken S-400 ile ilgili yaptığı çok net açıklama vardı. Zirve başladığında da özellikle Macron’la yaptığı görüşmede verdiği ayar, Trump’la yine verdiği samimi pozlar ve kendinden emin duruşu bence G20’ye damgasını vurdu. Özellikle Trump’ın beklenenin aksine S-400’lerle ilgili Obama yönetimini suçlaması, başlı başına Tayyip Erdoğan’ın başarısı idi. Trump’ın samimi ve sıcak yaklaşımı, ABD-Türkiye ilişkilerinde oluşan krizlerin aşılabileceğini gösterdi.

S-400 konusu ile ilgi konuşulan yaptırımların gündemden kalkması, iki ülke ilişkilerini rahatlattı. Hemen akabinde Cumhurbaşkanımız, iki ülkenin Savunma sanayisine yönelik ortak attıkları adımların önemli olduğunu vurguladı. Ayrıca, iki ülkenin stratejik ortak olmalarının birçok alanda dayanışma içerisinde olmalarını teşvik ettiğini ifade etti.

İki günlük zirvede beklenen önemli konulardan biri de küresel ekonomideki temel risklerin bertaraf edilmesine ilişkin atılacak adımlardı. Bu bağlamda; ticaretin yarattığı risklere vurgu yapan G20 ülkesi liderleri, ticaret gerilimleri ve bu gerilimlerin küresel ekonomi üzerinde oluşturduğu risk konusunda endişelerini dile getirdi.

Bu endişelerin oluşumunda, dünyanın iki büyük ekonomisi arasındaki ticari gerilimin olumsuz etkilerini değerlendiren kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in raporu etkili oldu. Fitch; ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşlarının, küresel büyümeyi 2020 yılında %0,4 puan azaltabileceğini belirtti. Fitch’in raporuna göre; Çin’in büyüme oranının 2020 yılında %0,6 puan, ABD’nin büyüme oranının ise %0,4 puan düşmesi bekleniyor. Ayrıca, aynı raporda küresel büyümenin bu yıl %2,7’ye, gelecek yıl ise %2,4’e gerilemesi bekleniyor.

Başka bir uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu olan Standard & Poor’s ise, Euro Bölgesi’nin küresel ticaretteki yavaşlamanın etkilerini hissetmeye başladığını belirtti. Euro Bölgesi’nin bu yıl %1,1, gelecek yıl ise %1,3 seviyesinde düşük büyüme gerçekleştirmesi bekleniyor.

Tüm bu gelişmeler ışığında, G20’ye katılan tüm ülkelerin bu konudaki hassasiyetleri sonuç bildirgesine de yansıdı. G20 liderleri küresel büyümeyi sürdürme gereği üzerinde anlaştılar.

Bir diğer konu ise Körfez’deki gerilimin yanı sıra Suudi Arabistan ile Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı ülkeler arasındaki petrol üretim kısıntısı anlaşmasının uzatılıp uzatılmayacağı konusuydu. Putin ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, yaptıkları görüşmede OPEC anlaşmasının mevcut haliyle uzatılması konusunda anlaştılar. Rusya ve Suudi Arabistan anlaşmanın 6 hatta 9 ay uzatılmasını teklif edeceklerini ifade ettiler.

Yine, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un, sonuç bildirgesinde Paris Anlaşması’na vurgu yapılmasını istemesine rağmen, iklim değişikliği konusunda G20 üyeleri arasında büyük görüş farklılıkları vardı. Yine de bu konuda da liderlerin ortak bir zemin bulduklarını söyleyebiliriz.

İki gün süren zirvenin ardından, tüm G20 üyeleri tarafından imzalanan 43 maddelik bir sonuç bildirisi yayımlandı. G20’de büyük ilerleme sağlayacak yeni kararlar alınmazken, tüm katılımcılar küresel ticaretin ilerlemesine yönelik bağlılıklarını teyit ettiler.

Dünyanın en büyük 20 ekonomisini bir araya getiren G20’nin sonuç bildirgesinde “korumacılık” ifadesi kullanılmayarak, “serbest” ve “adil” bir küresel ticaret politikası ihtiyacı vurgulanması ise ayrıca önemliydi.

YENİŞAFAK

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat