Thomas Cook’un iflası turizmi nasıl etkiler?

  • GİRİŞ01.10.2019 12:40
  • GÜNCELLEME01.10.2019 12:40

Dünyada turizm günü kutlamaları yapıldığı sıralarda, Türkiye için çok önemli olan 2023 vizyonunu ortaya koyan Turizm Stratejisi’nin açıklandığı günlerde dünyanın en eski ve en büyüklerinden olan, Türkiye’ye en çok turist getiren turizm acentelerinden biri olan İngiliz Thomas Cook’un iflasının açıklanması turizm sektörü açısından moral bozucu oldu.

Dolayısıyla her açıdan Türkiye için önemli bir olay. Dünyanın en büyük 2. Operatörü olan Thomas Cook, 2018 yılında Türkiye’ye toplam 1 milyon 155 bin turist getirdi. Yani Türkiye’ye gelen turistlerin yaklaşık %3’üne tekabül ediyor. Oluşacak olan bu açığın kısa zamanda dolması da kolay değil.

Firmanın iflası sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada büyük bir boşluk oluşturacak. Ancak, sektördeki diğer tur operatörleri bu boşluğu doldurmak için kapasite artırarak ellerinden geleni yapacaktır. Thomas Cook’un taşıdığı misafirler için daha cazip ürünler sunarak onlara talip olacaktır. Oluşturacakları bu potansiyel de elbette Türkiye’ye gelecek. Sadece getiren firmalar farklı olacak.

İflasın yaşandığı süreçte Türkiye, hiçbir turisti mağdur etmeden ülkelerine gönderdi. Dolayısıyla, ülkemizde iflas nedeniyle hiçbir turistin mağdur edilmemesi önümüzdeki dönemlerde bize olumlu yansıyacaktır.

Bu olayın bize artı yazacağı bir başka nokta ise, Mısır ve Tunus başta olmak üzere bazı ülkelerin bu olay karşısındaki tutumları. Bu ülkelerdeki çoğu otelde turistlerin odaları kapatıldı ve hatta telefonlarına el konuldu. Türkiye’de ise tam bir misafirperverlik örneği gösterildi.

Öte yandan, Thomas Cook’un iflası yılda 80 milyonun üzerinde turistin ziyaret ettiği ve turizm gelirinin ülke ekonomisinde önemli bir yer tuttuğu İspanya’da daha fazla sıkıntı yaratacaktır. Ayrıca, özellikle Balear Adaları, Kanarya Adaları, Bulgaristan, Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ı da oldukça olumsuz etkileyecektir.

Türkiye, belki ilk başta bu işten biraz olumsuz etkilenecektir. Ama hem bölgemizdeki bazı ülkelerin bu olay karşısındaki olumsuz tutumları hem de bu firmanın yıllardır alışılagelmiş alışkanlıkları, bu boşluğu dolduracak firmaların yönlendirmeleri de etkili olacaktır. İşte bu noktada yeni turizm stratejimiz ve yapacağımız reklamlarla yeni acentelerin portföylerinde daha fazla yer alabiliriz.

Türkiye, günümüz turistlerinin değişen beklentilerini karşılayabilecek olağanüstü çeşitlilikte seyahat fırsatları sunan bir dünya markası. Moody’s’in de belirttiği gibi Thomas Cook’un Türkiye’de ciddi operasyonları var ancak, Türkiye’nin büyük ve çeşitlendirilmiş turizm sektörü içinde göreceli olarak etkisi küçük kalmaktadır.

Turizmde 2019 yılında çok güzel geçen bir sezonu yaşıyoruz. 2019 yılı Ocak-Temmuz döneminde ülkemizi ziyaret eden yabancı sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre %14,11 artış göstererek 24.693.886 oldu.

Turizm, dünyada en hızlı büyüme gösteren ekonomik faaliyetlerden biri durumunda. 50’den fazla iş kolunu doğrudan ya da dolaylı etkilemektedir. Alt sektörlere talep sağlaması ve istihdam yaratması nedeniyle de gün geçtikçe önemi artan stratejik bir sektör konumunda bulunmaktadır.

Yeni Turizm Stratejisi’ne göre, 2023 yılında ülkemizi 75 milyondan fazla turistin ziyaret etmesini ve 65 milyar dolarlık turizm geliri elde etmeyi sağlamalıyız. Bunun için de tanıtım yaparken halen ülkemize büyük rakamlarla turist gönderen ana pazarlarımızın yanı sıra dünyadaki turizm büyümesinde yeni pazarlar olarak öne çıkan Uzak Doğu ve Pasifik Bölgelerinde yer alan Çin, Hindistan, Güney Kore, Japonya gibi yükselen pazarlar ile Orta ve Doğu Avrupa pazarlarına da odaklanmalıyız.

Yine, yabancı ziyaretçilerin yanında iç turizmin gelişmesine yönelik olarak yerli ziyaretçilere yönelik tanıtım çalışmalarını da artırmalıyız. Özellikle keşfedilmişliği az ya da gelişmekte olan turizm bölgelerini biraz daha ön plana çıkarmalıyız.

Her ne kadar yaygın ve verimli bir turizm anlayışı ancak acentelerin sunduğu programlarla mümkün olsa da insanların seyahat planlarını kendilerinin yapmaya yönelmesi, internetteki booking (rezervasyon) sistemleri, sosyal medya ve e-turizm sitelerinde uçak bileti dahil her şeyin daha ucuza bulunması ve benzeri birçok uygulama bizim yeni politikalar üretmemizi gerektirmektedir

Özetle, Türkiye tanıtımlarında münferit tanıtıma ağırlık verilerek, münferit seyahatler ile tarifeli sefer sayıları artırılmalı ve arz güvenliği de yavaş yavaş sağlanmaya çalışılmalıdır.

YENİ ŞAFAK GAZETESİ

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat