Kovid-19 salgınının dünyadaki ekonomik büyümeye etkisi

  • GİRİŞ01.09.2020 11:19
  • GÜNCELLEME01.09.2020 12:22

2020 yılının başında dünyayı etkilemeye başlayan Kovid-19 virüsünün, Eylül ayından sonra ikinci aşamaya geçeceği bekleniyordu. Bugün artık o gün geldi ve gerçekten de bütün dünyada virüsün etkisi tekrar ciddi şekilde hissedilmeye başlandı. Yeni tip koronavirüs salgınında tespit edilen vaka sayısı, dünya genelinde 26 milyona yaklaşırken, ölü sayısı da 850 bini aştı. Hükümetler tarafından yeni yeni tedbirler açıklanırken, bu tedbirlerin tekrar ekonomilere ne kadar yansıyacağı da konuşulmaya başlandı.

 

 

Salgının ilk görüldüğü günden bu yana birçok tedbir alan ülkelerin, Ağustos ayı itibariyle çıkardıkları ekonomik teşvik paketleri 9,5 trilyon doları buldu. İkinci dalgayla birlikte bu teşviklerin yılsonu itibariyle 20 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

Bu teşviklere rağmen Kovid-19 virüsünün etkisiyle dünya ekonomisi çok büyük daralma yaşıyor. Bu salgın dönemini 2008’de yaşanan küresel finansal krizle kıyaslarsak, bu küçülmenin büyüklüğünü daha iyi anlarız. Örneğin, bu dönemde dünyada elektrik tüketiminin yedi kat daha düştüğünü görüyoruz. Yine, bu yılın ikinci çeyreğinde G20 ülkelerinde ihracat ilk çeyreğe göre %17,7, ithalat ise %16,7 gerileyerek 2008-2009 finansal krizinden beri en büyük düşüşünü yaşadı.

 

 

Küresel olarak yeni tip koronavirüs salgınını önlemek için alınan tedbirlerin etkisiyle, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) bölgesinde bu yılın ikinci çeyreğinde büyüme eksi %9,8 olarak gerçekleşti. Söz konusu düşüş, OECD bölgesinde kaydedilen bugüne kadarki en yüksek düşüş. Ayrıca bu daralma finansal krizin en yoğun olduğu 2009’un birinci çeyreğindeki %2,3 küçülmeden daha büyük bir küçülme olarak kayıtlara geçti.

Geçen yıldan devralınan küresel ticarete yönelik endişeler, belirsizlikler, Brexit ve dünya ekonomisindeki yavaşlama nedeniyle, istenilen toparlanmayı yakalayamayan Avrupa ekonomisi de koronovirüs salgınıyla ikinci çeyrekte önemli ölçüde küçüldü.

Temmuz ayında yeni teşvik paketini uygulamaya koyan AB’de GSYH, yılın ikinci çeyreğinde 2019’un aynı dönemine kıyasla 27 üyeli AB ve 19 üyeli Euro Bölgesi’nde sırasıyla %15 ve %14,1 küçüldü. Söz konusu dönemde neredeyse tüm Avrupa ülkelerinin ekonomisi daralırken, en fazla küçülme %22,1 ile İspanya ve %19 ile Fransa’da oldu.

ABD ekonomisi ise, ikinci çeyrekte bir önceki üç aylık döneme göre %31,7 küçülmeyle rekor bir daralma gerçekleştirdi. ABD ekonomisinde yaşanan gerileme, Büyük Buhrandan bu yana yaşanan en sert düşüş.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ekonomik faaliyetlerde ve sosyal hayatta salgının olumsuzlukları görülebiliyor. Ancak, ekonomi yönetimi tarafından alınan önlemler ve sağlanan desteklerin etkisiyle hızlı bir toparlanma sürecine giren ekonominin, dünyadaki birçok ülkeden pozitif yönde ayrıştığı da gerçek.

Toparlanmanın ilk sinyalleri, İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi’nde (PMI) görüldü. Nisan ayında 33,4’e kadar gerileyen endeks Temmuz’da 56,9’a çıkarak Şubat 2011’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Yine, ekonomik güven endeksi Temmuz ayında 82,2 iken Ağustos ayında %4,4 oranında artarak 85,9 oldu. Ekonomik güven endeksinde görülen artışın imalat, hizmet ve perakende sektöründeki toparlanmadan kaynaklandığını görüyoruz.

İmalat sanayisi genelinde kapasite kullanım oranı (KKO), Ağustos’ta bir önceki aya göre 2,6 puan artarak %73,3 seviyesine yükseldi. Kapasite kullanım oranı artış trendini dördüncü aya taşıdı ve son beş ayın en yüksek seviyesine yükseldi. Reel sektör güven endeksi de benzer şekilde artış trendini dördüncü aya taşıdı. Ağustos ayında 5,5 puan artışla pandemi öncesi seviyelerine ulaştı ve 106,2 seviyesine yükseldi.

Sektörel güven endeksleri tarafında ise, mevsim etkilerinden arındırılmış hizmet sektörü güven endeksi Ağustos’ta %5,7 artarak 70,5, perakende ticaret sektörü güven endeksi de %0,2 artarak 94,9 seviyesine yükseldi.

Dünya 2020’nin ikinci çeyreğinde yüzyılın daralmasını yaşarken, Türkiye ekonomisi alınan tedbirlerle eksi %9,9’luk bir daralma ile daha iyi bir performans gösterdi. Türkiye ekonomisi üçüncü çeyrekte ilk veriler ışığında %10 civarında bir büyüme olacağını işaret ediyor. Son çeyrekte ise en son alınan tedbirlerle çeyrekten çeyreğe pozitif büyümeyi yakalayabilir. Bu gelişmeler ışığında yılı pozitif ayrışarak kapatabiliriz.

Yenişafak

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat