1977'den beri dünyanın yükünü taşıyor

  • GİRİŞ25.09.2011 11:31
  • GÜNCELLEME25.09.2011 11:31

Bugün ticari araç dendiğinde, yine yük taşıyan araçlar geliyor aklımıza fakat sundukları konfor, donatıldıkları teknoloji ve güvenlik ekipmanlarıyla binek otomobilleri aratmıyorlar. Hal böyleyken her iki işi de birden görüyorlar.

2007’de tanıştık

Fiat Fiorino da bu konuda mazisi oldukça eski bir marka. İlk kez 1977 yılında üretiliyor. İlk nesil 5 yıl varlığını sürdürüyor. Ardından 1982-2002 yılları arasını kapsayacak 2. nesil ufak tefek operasyonlarla tam 20 yıl ömür sürüyor. Üçüncü neslin ömrü de ilk atası gibi beş yıl sürüyor ve 2007 yılında artık içimizden biri olarak Tofaş markası altında dördüncü ve son nesil Fiorinolar Türk müşterisiyle tanışıyor.

Dört günlük kullanımın ardından Fiorino ticari araç algımı bir kademe ileriye götürdü. Öyle ki bu araçla ticaret yapamamak sağa sola bir şeyler taşıyıp iş görememek koca şehirde beni komplekse soktu. İtiraf etmeliyim ki, bunca kederin ardından bir de Boğaziçi Köprüsü’nün dibindeki evime gitmek için Mecidiyeköy’den ta ikinci köprüyü dolaşmak mecburiyeti karşısında her defasında üzüntüm bir kez daha arttı.

Ruhsattaki “Kamyonet” saçmalığı

Her ne kadar kendinizi küçük, konforlu bir otomobilin içinde hissetmiş olsanız da Fiorino’un ruhsatında kamyonet yazıyor ve ne yazık ki bir kamyonetle birinci köprüden geçemiyorsunuz. Böyle de bir çelişki var İstanbul’da bu araçları kullanalar için. Bu saçmalığın ortadan kaldırılmasını sağlamak adına yeni bir yazı kaleme almak gerekiyor.

Araç, Combi, Cargo, Combimix ve Trekking olarak dört versiyonla satılıyor. Aralarında çekiş ve donanım farklarının yanı sıra çeşitli biçimlerde açılan bagaj kapakları gibi görsel ayrımlar da var. Yazımıza konu olansa “Combi” versiyonu.

Yeni motoruyla daha güçlü

1,4 benzinli ve 1,3 Multijet dizel motorlara sahip Fiorino, geçtiğimiz aylarda biraz daha güçlendirilmiş yeni motoruyla çıktı karşımıza. 75 PS’lik motor yerine bu defa dakikada 4000 devirde 95 PS güç üreten daha verimli bir motor kullanılmış.

Multijet dizel motorların ürettikleri performansa ve sundukları ekonomiye kimsenin lafı olamaz. Zaten birçok kez ödüllendirildi de bu motorlar. Belli bir hızın üzerine çıkıldığında turbonun da devreye girmesiyle aracı adeta şaha kaldıran bu motoru her yönüyle beğeniyorum.

ESP ve Hillholder (yokuşta kalkış desteği) gibi önemli özelliklerin opsiyonel değil de standart olarak sunulmasını arzu ettiğim Fiorino’nun 95 PS’lik bu yeni modelinde Standart olarak sunulan “Start-Stop” gibi ilginç bir teknoloji dikkat çekiyor.

Start-Stop ne işe yarıyor?

Varsayalım yoğun bir trafikte ilerlemeye çalışıyorsunuz veya uzunca yanan bir kırmızı ışıkta beklemek zorundasınız. Aracınızın vitesini boşa alıp kavrama (debriyaj) pedalından ayağınızı çektiğinizde motor stop ediyor. Hareket etmek istediğinizdeyse motoru çalıştırmak için debriyaj pedalına basmanız kâfi. Aslında klasik olarak her manuel şanzımanlı araçta uyguladığımız bu döngü uzun vadede ciddi bir yakıt ekonomisi sağlıyor. Özellikle İstanbul gibi yoğun şehirlerde… Doğal bir eylemi ekonomiye dönüştürmenin adı bu pratik ifadeyle… Yani rüzgarlı bir tepeye rüzgar gülü koyup enerji elde etmek gibi bir şey. Zekice.

Fiorino’yu ilk kez kullandım. Bu yüzden araçla ilgili bir kaç şeyi belirtmem lazım.

Ön koltukların minderleri son derece rahatsız... Bir türlü uygun ve rahat bir pozisyon elde edemedim. Bunun yanı sıra direksiyonun hemen altında yer alan, dizlerinizle koltuk arasındaki mesafeyi daraltan bölümü güvenlik açısından riskli bulduğumu söylemeliyim. Sanki bir kaza esnasında önden alınan bir darbeyle ilk olarak diz kapaklarım zarar görecek gibi bir hisle kullandım aracı.

Her araca lazım bir teknoloji: Blue&Me

Fiat’ın birçok modelinde kullandığı harika bir sitem var. “Blue&Me” Sesli komutlarla görüşme trafiğinizi yönlendirebiliyorsunuz. Bu da araç içerisinde size inanılmaz bir özgürlük tanıyor. Standart olarak sunulmayan bu özelliği opsiyonel olarak edinmenizi tavsiye ederim.

Fiorino’nun şeklinden kaynaklı olarak aerodinamiğini bozan bir durumla karşılaşmadım. Sert virajlarda zorlamaya çalıştığım süspansiyonlarsa yol tutuş konusunda beni endişelendirmedi. Üstelik konforu önemseyen orta sertlikteki yaylara rağmen.

İçeriye fazla ses almayan başarılı bir yalıtıma da sahip olan araç rüzgar sesini de oldukça iyi absorbe ediyor.

Küçük ve kompakt görünümüne rağmen aracın yolcu ve yükleme bölümü de oldukça başarılı bir alan sunmakta.

Fiorino modellerinin yollarda sıkça görülmesini başta, araçların sunmuş oldukları zengin donanıma, tutumlu motora ve tüm bunlara rağmen uygun ve rekabetçi fiyatına bağlamak mümkün. Tabi kibar ve sevimli tasarımını da unutmamak gerekiyor.

Fiorinoların satış başarısının tesadüf olmadığı her haliyle ortada.

Salih ÖZDERYA / Haber7
sozderya@yahoo.com
http://www.twitter.com/sozderya

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat