Araplar neden birleşmez?
- GİRİŞ24.02.2009 07:46
- GÜNCELLEME24.02.2009 07:46
ÖNCEKİ gece BBC televizyonu, Katar’ın başkenti Doha’da çeşitli Arap ülkelerine mensup diplomat, akademisyen ve üniversite öğrencilerinin katılımıyla düzenlenen ilginç bir toplantıyı yayımladı. Bu tartışma programının konusu şu soruyla ifade ediliyordu: “Arap Birliği öldü ve gömüldü mü?”... Bir saat süren tartışmanın sonunda, geniş salonu dolduran izleyicilerin oyuna başvuruldu: Soruya yüzde 77’si “evet”, yüzde 23’ü ise “hayır” dedi.
Panelistlerin ve söz alan katılımcıların çoğu da zaten, Arap Birliği’nin bir “heyecan” veya “hayal” olduğunu, ancak fiilen hiçbir zaman “eylem”e veya “gerçeğe” dönüşemediğini ifade ettiler. Katar’ın Washington’daki Büyükelçisi Hamad el Halife’nin deyişiyle, Arap Birliği fikri, Gazze olaylarından önce de “ölmüştü”. Tabii Gazze trajedisi Arap dünyasının kendi içinde ne kadar bölünmüş olduğunun yeni bir göstergesi oldu.
Buna karşılık Körfez Araştırma Merkezi Müdürü Abdülaziz Sager, Arapları birleştiren manevi değerler üzerinde durdu, birçok olayda ve son olarak Gazze’deki gelişmeler karşısında “Arap sokakları”nın tam bir dayanışma sergilediğini belirtti...
Heyecan yetmiyor
GERÇEKTEN Gazze’deki olaylar, bu gerçeği bir kez daha gözlerin önüne serdi. “Sokaklar” tepki gösterdi, ama hükümetler hareketsiz kaldı. Hatta ülkelere göre hükümetler farklı tutumlar aldılar.
Kuşkusuz bu ilk kez böyle olmuyor. Yıllardan beri Arap dünyası, kendisini doğrudan ilgilendiren meselelerde bir türlü tek vücut hareket edemiyor. Bir zamanlar İsrail karşıtlığı Arapları birleştiren ve hatta 1948, 1956 ve 1967 savaşlarında olduğu gibi, birlikte savaşmaya iten tek nedendi. Daha sonra, Mısır ve Ürdün’ün İsrail ile barış anlaşmaları imzalaması ve diğer bazı Arap ülkelerinin İsrail ile bir şekilde temas veya ilişki içine girmesiyle eski dayanışma kalmadı.
Arap ülkeleri, İran-Irak savaşından Lübnan’daki iç savaşa ve Irak’ın işgaline kadar, birçok meselede de bir ortak tavır benimseyemediler, kendi çıkar hesaplarına göre farklı politikalar benimsediler.
İlk bakışta, Arap ülkelerinin bir blok halinde hareket etmeleri için birçok sebep var. Doha’daki bazı konuşmacıların da belirttiği gibi, Araplar aynı dili, dini, kültürü paylaşıyor. Kuzey Afrika’dan Körfez’e kadar uzanan bölge büyük ekonomik potansiyele sahip. Yani 22 Arap ülkesi birlikte hareket edebilse, yabancı güçlerin manipülasyonları da etkisiz kalır.
Ama bu birlik bir türlü sağlanamıyor. Arap dünyasında henüz güçlü bir “Arap bilinci” oluşmadı. Abdülaziz Sager’in belirttiği gibi, “sokaklar”da zaman zaman bu şuur veya heyecan hissedilebiliyor, ama bu, ülkelerin politikalarına yansımıyor. Bu ülkelerin başında bulunanlar -ki çoğu otoriter rejimlerdir - politikaları kendi bildikleri gibi veya kendi çıkarlarına uygun şekilde belirliyorlar. Bu Mısır için olduğu gibi Suriye için de, Suudi Arabistan için de geçerlidir...
Lafla olmuyor
ARAP aydınları -Doha toplantısında görüldüğü gibi -halen Arap ülkelerinin en büyük ihtiyacının ifade özgürlüğü, yani demokrasi olduğu kanısındalar. Demokrasinin gerçekleşeceği gün, birlik bilincinin oluşacağını düşünüyorlar. Örnek olarak da Avrupa Birliği’ni gösteriyorlar, ona, Arap dünyası için de bir model olarak, gıptayla bakıyorlar.
AB, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupalı liderlerin, halklarına daha iyi bir yaşam standardı sağlamak için oluşturdukları bir ortaklıktır. Her ülke kendi milli kimliğini korumakla beraber, AB içinde “bütünleşme” ve birlikte hareket etme iradesini göstermiş, ona göre ortak parlamentodan dönüşümlü başkanlığa kadar ortak mekanizmalar kurmuştur.
Doha’daki bir katılımcının dediği gibi, bunlar “lafla ve duygusallıkla” değil, “sağduyu ve akılcı davranış” ile gerçekleşebilen “hayaller”dir...
Sami Kohen - Milliyet
skohen@milliyet.com.tr
Yorumlar7
-
barış karaca
16 yıl önce
Şikayet Et
Cevap sorunun içinde zaten.. "Araplar" diye kendilerini zaten ayırıyorlar niye birleşmek için bi sebepleri olsun?Birleştirici ve bütünleyici tek sebep DİN birliğidir.Din birliği olmadığı sürece Hiç bir ırk tek vücud haline gelemez örnekmi?AB G-7 vs.Dahada önemlisi OSMANLI imparatorluğı.Irkçılık,medeniyetlerin anarşisidir.
Beğen
Cevapla
-
etem berberoğlu
16 yıl önce
Şikayet Et
lokomotif ülke. arab birliği yada türk birliği kavramları tarihte olmamış oluşumlardır
Osmanlı islam birliği 600 sene sürmüş
başarılı gerçek bir modeldir.
günümüz de ise D8 ekonomik modeli uygulanabilir realiteye uygun bur modeldir.
AB ekonomik birlik olarak başladı siyasi birliğe dönüştü
Batılı güçler D8 projesinin geleceğini gördükleri için yerli işbirlikçilerle birlikte 28 şubat darbesini gerçekleştirdiler.
Beğen
Cevapla
-
isa ertuğrul
16 yıl önce
Şikayet Et
RTE,dan ibret alsınlar,. Sayın Başbakanımız RTE,dünya lideri olduğunu bu konudada gösterdi Gazze konusunda önce Türk halkı gerekli tepkiyi verdi daha sonrada hükümet olarak bu olaya tapkisini koydu tüm dünya müslümanları hatta bazı hristiyan ülke insanlarının bile takdirini kazandı sayın Başbakan,ım tüm arap ülkelerinin halkıda keşke bizim liderlerimizde böyle tepki gösterse diye sokaklarda bağırdılar.Filistin halkı yanlız değildir sn.kohen.
Beğen
Cevapla
-
MESUT SERİN
16 yıl önce
Şikayet Et
istikbal kimin?. islamın farklı karekterleri ve milletleri birleştiren yapısını milliyetçilik mavallarıyla siz bozmadınızmı yahudi efendi?islam kardeşini karşılıksız sevmeyi emreder.kavmiyetçilikte bu şimdiki kadar olur.siz filistine vururken öküzün trene baktığı gibi bazıları seyreder.ama İSTİKBALİ İNKİLABAT İÇİNDE EN GÜR SADA İSLAMIN OLACAKTIR.patlasanızda
Beğen
Cevapla
-
fikretçiçek
16 yıl önce
Şikayet Et
Kohen. Bize de Türkçülüğü Moiz Kohen Tekinalp öğret medimi,güzel kardeşim?
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle